Orman İdaresinin, Antalyadaki orman arazisi ihtilafında bilirkişi raporundaki gerçeğe aykırılık iddialarıyla yargılamanın yenilenmesi talebinin, ceza davasının zamanaşımından düşmesi sonrası değerlendirilmesi.
Özet: Davacı ... İdaresinin, orman niteliğinde olduğunu iddia ettiği bir taşınmaz hakkında, daha önce aleyhine kesinleşen tapu iptali ve tescil davasındaki bilirkişi raporunun gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla yargılamanın yenilenmesini talep ettiği; İlk Derece Mahkemesinin talebi başlangıçta reddetmesi üzerine, Yargıtayın bilirkişi hakkındaki kamu davasının bekletici mesele kabul edilmesi gerektiği yönünde bozma kararı verdiği; ancak bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılamada, bilirkişi hakkındaki kamu davasının zamanaşımından düşmesi ve taşınmaza ilişkin olmadığı, ayrıca başka bir mahkeme kararının taşınmazın orman vasfında olmadığını kesinleştirdiği gerekçeleriyle yargılamanın yenilenmesi talebinin İlk Derece Mahkemesi tarafından tekrar reddedildiği bir uyuşmazlıktır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2011/405 E., 2023/322 K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDava konusu taşınmazın bulunduğu Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1976 tarihinde ilan edilen aplikasyon çalışması, 1988 yılında yapılan arazi kadastrosu ve 1988 yılında yapılan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ... Mahallesinde bulunan 1018 parsele ilişkin açtıkları tapu iptali ve tescil davasının 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/451 Esas ve 2007/329 Karar sayılı dosyasında reddine karar verildiğini, bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde olduğunu, Mahkeme kararına dayanak teşkil eden bilirkişi raporunu hazırlayan...hakkında .... Mahallesinde yapılan keşiflerde gerçeğe aykırı rapor düzenlemek suçundan kamu davası açıldığını ve davanın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/83 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, bilirkişi raporunun sonuç bölümünün 5. şıkkının gerçeğe aykırı rapor verilmesinin açık kanıtı olduğunu belirterek, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüyle taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili, kesin hüküm itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2009 tarihli ve 2009/159 Esas, 2009/440 Karar sayılı kararıyla; yargılamanın yenilenmesi talebinin mesmu olmadığı gerekçesiyle, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş; hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.01.2011 tarihli ve 2010/12382 Esas, 2011/930 Karar sayılı ilamıyla; yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması istenen 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.06.2007 gün ve 2004/451 Esas, 2007/329 Karar sayılı kararın dayanağı raporların orman bilirkişiler...ve...ile harita mühendisi bilirkişisi ..... tarafından düzenlendiği, bunlardan ... hakkında bilirkişilik görevini kötüye kullanmak suçundan kamu davası açıldığı, kamu davasının sonucunun Yargılamanın yenilenmesi istemini doğrudan etkileyeceği, Ağır Ceza Mahkemesindeki bu kamu davasının bekletici mesele sayılması ve kamu davasının neticesi dikkate alınarak, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerekirken, eksik incelemeyle istemin reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; davalılar vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.05.2011 tarihli ve 2011/6613 Esas, 2011/6201 Karar sayılı ilamıyla; daire kararının karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu ancak, Dairenin 27.01.2011 tarihli bozma kararının son paragrafının 24. satırında bilirkişi adının "..." yazılması gerekirken maddi hata sonucunda "..." yazıldığının anlaşıldığı, bu hususun maddi yanılgı niteliğinde olduğundan düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan esasa ilişkin karar düzeltme isteğinin reddine, Dairenin 27.01.2011 gün ve 2010/12382 Esas, 2011/930 Karar sayılı ilamının karar bölümünün son paragrafında yazılı "..." isminin çıkartılarak yerine "..." yazılması suretiyle düzeltilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılamanın yenilenmesine konu Mahkeme dosyası ile ceza dosyasının incelendiği, yargılamanın yenilenmesine konu Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/768 Esas ve 1997/1454 Karar sayılı dava dosyasında Hazine tarafından aynı taşınmaza ilişkin açılan tapu iptali davasında, taşınmazın ormanla ilişkisi bulunmadığı da gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiği, bunun güçlü delil olduğu, bu güçlü delil nedeniyle davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddedildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, ceza dosyasının Mahkeme dosyasında rapor düzenlenen yere ilişkin olmadığının anlaşıldığı, bozma ilamında belirtilen Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyasının bilirkişi...yönünden bekletici mesele yapıldığı, yargılama sonunda bilirkişi hakkında zamanaşımından dolayı düşme kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bilirkişi hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu hususunda kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, kaldı ki Mahkeme dosyasında taşınmazın 1942 yılı orman tahdidine göre orman sayılan alanda kaldığını da belirten bilirkişi raporundaki belirlemelere rağmen, güçlü delil nedeniyle davanın reddedildiği, yargılamanın yenilenmesi talebinin mesmu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Devlet ormanı özelliklerine sahip olduğunu, yargılamanın iadesine konu Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/451 Esas sayılı dosyasına, gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma suçundan yargılanan...tarafından tanzim edilip sunulan 27.02.2007 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünün 5. şıkkının bilirkişinin gerçeğe aykırı rapor vermesinin açıkça kanıtı olduğunu, raporun diğer bölümlerinin de kabul edilemez nitelikte olduğunu, zamanaşımından düşme kararlarının usulü bir işlem olduğunu, sahtecilik fiilinin sabit bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.