Rekabet Kurulu kararıyla sabitlenen rakı pazarında hakim durumun kötüye kullanılması ve RKHK ihlali kaynaklı üç katı maddi tazminat davası.
Özet: Bu hukuki evrak, Rekabet Kurulu kararıyla rakı pazarında hakim durumunu kötüye kullanarak rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı kesinleşen bir şirketin, haksız uygulamaları sonucu maddi zarara uğradığını iddia eden davacı tarafından açılan, zararın veya davalının elde ettiği haksız kazancın üç katı tutarında tazminat talepli davayı incelemektedir; dava sürecinde davalının indirimler ve peşin ödemelerle rakip ürünlerin satış ve görünürlüğünü engelleyerek pazardan dışlama stratejisi uyguladığı tespit edilmiş, ancak davalının eylemlerinden doğan kazancın veya davacının zararının yalnızca bu davacıya yönelik kısmının diğer etkilenen firmalardan ayrıştırılmasının zorluğu bilirkişi raporu ve mahkeme değerlendirmesinde öne çıkmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/1873 E.  ,  2025/7299 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1845 Esas, 2025/263 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.12.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; Rekabet Kurulu'nun ... sayılı ve 12.06.2014 tarihli kararı ile davalı ... Tic. A.Ş.'nin rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırma amacı ve etkisi taşıyan uygulamalar ile hakim durumunu kötüye kullanmak sureti ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un (RKHK) 6. maddesini ihlal ettiğine oy birliği ile karar verildiğini, davalının Rekabet Kurulu kararı ile sabit olan hakim durumunu kötüye kullanma niteliğindeki haksız ve kasıtlı uygulamaları sonucunda davacı şirketin maddi zarara uğradığını ileri sürerek davacının uğradığı maddi zarar ile davalı şirketin uygulamaları sonucunda elde ettiği ya da elde etmesi muhtemel kazancın tespiti ile hangisi daha yüksek ise tazminata esas alınması suretiyle RKHK'nın 58/2 hükmüne göre tespit edilecek zararın 3 katı tutarında tazminata hükmedilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davası olarak 101.000,00 TL'nin üç katı tutarında 303.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline, haksız fiillerin başlangıç tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili tarafından işbu belirsiz alacak davasında dava değeri artırılarak 72.434.057,06 TL'ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel yetkili mahkeme davalı tüzel kişinin ... adresi olmasına rağmen davanın, davacının ... adresi olan ...'de ikame edildiğini, iddiaya konu eylemin haksız fiil olduğunu, Rekabet Kurulu'na başvuru tarihi olan 02.01.2012 tarihinde davacının davaya konu zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiğini, başvuru tarihinin üzerinden işbu dava tarihine kadar 6 yıllık bir zaman geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, söz konusu Rekabet Kurulu kararının henüz kesinleşmediğini, temyiz incelemesinde olduğunu, Rekabet Kurulu kararının bağlayıcılık taşımadığını, hukuka aykırı tesis edildiğini, iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket yanında başka iki şirket ve iki gerçek kişi tarafından davalı ... A.Ş.'nin satış noktaları üzerinde baskı oluşturarak rakip ürünlerin satışına engel olduğu, RKHK'nın 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği iddiasıyla şikayette bulunulması üzerine Rekabet Kurulu'nun ...karar sayılı kararı ile "... A.Ş.'nin rakı pazarında hakim durumda bulunduğuna, rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırma amacı ve etkisi taşıyan uygulamalar ile hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle anılan Kanun'un 6. maddesini ihlal ettiğine, 2013 yılı sonunda oluşan gelirlerinin takdiren %1,5 oranında olmak üzere 41.512.531,90 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına" karar verildiği, bu kararın 14.03.2019 tarihli onama kararı ile kesinleştiği, Rekabet Kurulu kararında ortaya konulduğu üzere davalı .... A.Ş.'nin 20 08... yılları sonrasında rakiplerinin daha çok ürün satışında bulunduğu satış noktalarında çeşitli isimler altında verdiği indirimler, peşin ödemeler ile rakip ürünlerin görünürlüğünün sınırlamaya dönük uygulamalarda bulunduğu, davalının bu uygulamalarının rakiplerini pazardan dışlama stratejisinin bir parçası olduğu, davalının bu uygulamaları ile rakı pazarındaki hakim durumunu kötüye kullandığı, davalının bu uygulamaları nedeniyle rakiplerinin pazar payı gelişimlerinin engellendiği, davalının 2010-2011-2012-2013 yıllarında rakı pazarındaki rakiplerini pazardan dışlamaya çalıştığı, böylelikle pazar payı düşüşleri nedeniyle zararlarına yol açtığı, davacı ve davalı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının zararının ne olabileceği ve davalının elde etmiş olduğu kârın tespitine çalışıldığı, davacının kendisinin elde edemediği kâr ve davalının hukuka aykırı uygulamaları ile elde ettiği karın hangisi fazla ise onu talep hakkı mevcut ise de, davalının eyleminin yalnızca davacıya değil, piyasadaki diğer firmalara karşı da gerçekleştiği, davalının elde ettiği kârın ne kadarlık kısmının davacıya karşı olan eylemden kaynaklandığının tespiti olanağı bulunmadığı, 21.01.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda, davalının 2008-2009 yıllarındaki pazar payı ortalamasının ve 2006-2009 yılları arasındaki pazar payı artış oranına göre zarar ve tazminat hesabı yapıldığı, pazar payı artış oranının kabul edilebilir bir yöntem olmadığı değerlendirilerek davalının hakim durumunu kötüye kullanmadığı 2008-2009 yıllarındaki rakı grubu pazar payı ortalaması dikkate alınarak davalının hakim durumunu kötüye kullandığı 2010-2011-2012-2013 yıllarındaki toplam zararın bilirkişilerce belirlendiği, miktarın 3.676.286,95 TL olarak tespit edildiği, bu tutarın hükme esas alındığı, davalının rakı pazarındaki hakim durumunu kötüye kullanmasının, RKHK'nın 58/2. maddesinde düzenlediği üzere ağır ihmal, hatta kast boyutunda gerçekleştiği, söz konusu madde hükmü uyarınca 3 katı oranında tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.028.860,84 TL'nin 12.06.2014 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rakı pazarında hâkim durumdaki teşebbüs olan davalının sahip olduğu pazar gücü avantajından faydalanarak rakiplerinin piyasadaki faaliyetlerini zorlaştırıcı eylemlerle hakim durumunu kötüye kullandığının Rekabet Kurulu kararıyla tespit edildiği, bilirkişi kurulunca tarafların ticari defter ve kayıtları ile Rekabet Kurulunca davalı hakkında yapılan incelemenin detayları üzerinden somut uyuşmazlığın oluş şekline ve ihlalin boyutuna uygun olan tazminat hesap yöntemi kullanılarak davacının zararın belirlendiği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/4. hükmü uyarınca nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresinin sekiz yıl olarak belirlendiği, bu sebeple eldeki davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı, RKHK'nın 58/2. hükmü gereğince yerel Mahkemece takdir yetkisinin üç kat tazminat yönünde kullanılmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, RKHK kapsamında tazminat istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan alacağa Rekabet Kurulu karar tarihi olan 12.06.2014 tarihinden itibaren faiz yürütülmüş ise de, Rekabet Kurulu kararı ile haksız fiilin varlığı tespit edilmiş olup davalının haksız fiil niteliğindeki eylemleri nedeni ile hüküm altına alınan alacağa her bir eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekmektedir. Bu sebeple faiz hususuna ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklandığı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan "Davanın KISMEN KABULÜNE, 11.028.860,84 TL'nin 12/06/2014 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "davanın kısmen kabulü ile 11.028.860,84 TL alacağın, 917.746,61 TL kısmının 31.12.2010 tarihinden, 2.782.671,69 TL kısmının 31.12.2011 tarihinden, 4.257.690,25 TL kısmının 31.12.2012 tarihinden, 3.070.752,29 TL kısmının 31.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibarelerinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.