Markalar arasında iltibas tehlikesi, tanınmışlıktan haksız yararlanma ve yanıltıcılık iddialarıyla YIDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü talebiyle açılan davanın, yargılamanın tüm aşamalarında reddedilerek onanması.
Özet: Dava, davacının kendi "..." markalarına iltibas yarattığı ve haksız menfaat sağladığı iddiasıyla, davalının "..." ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın YIDK tarafından reddedilmesi üzerine, bu kararın iptali ve başvuru markasının hükümsüzlüğüne ilişkindir; ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, "..." ve "..." markaları arasında ortalama tüketici nezdinde görsel, sesçil ve anlamsal olarak iltibas tehlikesi veya haksız menfaat elde etme durumu bulunmadığı, davacının markasının yüksek ayırt ediciliğe sahip anlamsız bir ibare olduğu, davalının markasının ise bütünleşik bir kelime öbeği olarak algılandığı gerekçeleriyle davacının taleplerini reddetmiş, bu kararlar nihayetinde temyiz incelemesi sonucunda da onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/2837 E.  ,  2025/7443 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/165 Esas, 2025/375 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ..., ..., ... gibi markaların üretim ve satışını yapan müvekkilinin davalı gerçek kişinin 2020/... başvuru numarası ile "..." ibareli başvurusuna yönelik itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile davalının markasının esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresinin birbirinden ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvuru markasının itiraza mesnet markaların tescilli olduğu 25. sınıftaki mallar ve 35. sınıftaki hizmetlere ilişkin olup mal ve hizmet benzerliğinin bulunduğunu, TÜRKPATENT'in "..." ibaresinin ünlü ressam ... ...'ye yapılan bir atıf olarak algılanacağı ve "..." yan unsuru ile birlikte başvurunun işitsel, görsel ve anlamsal olarak itiraza mesnet markalardan farklılaştığına dair kabulünün hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin markasının tanınmış bir marka olduğunu, davalının müvekkilinin markasının bu tanınmışlığından haksız yarar elde etmeye çalıştığını, öte yandan "..." ibaresinin yanıltıcı olup 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-c hükmü uyarınca coğrafi kaynak belirten işaret veya adlandırmanın marka olarak tescil edilemeyeceğini ileri sürerek YİDK'in ... sayılı kararın iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı gerçek kişinin "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısının oluşmayacağı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "...+şekil", "...", "... store" ve "... land" markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, markalar arasında emtia ve hizmetlerin benzerliği söz konusu ise de, davacının markalarının esaslı unsurunun herhangi bir anlamı olmayan ve ayırt ediciliği yüksek "..." ibaresinden oluştuğu, renk, şekil ve kelime unsurlarından oluşan davalı markasının kelime unsurunu oluşturan "..." ve "..." ibarelerinin iki ayrı satırda aynı karakterde siyah harflerle birbirine temas edecek yakınlıkta alt alta yazılı olduğu, bu yazım itibariyle kelimelerden herhangi biri öne çıkarılmadan görsel açıdan bütünleşik bir kelime öbeği olarak algılandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.