Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli tahsili ve ecrimisil istemi davasında, ecrimisil yönünden miktar nedeniyle temyiz talebinin reddine ilişkin inceleme.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisil talebiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince verilen kabul kararlarının davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtayın ecrimisil talebine ilişkin temyizi parasal sınır nedeniyle reddederken, kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat talebinde ise taşınmazların imar planında park alanı olarak değerlendirilmesi ve davalı idarenin sorumlu tutulması yönündeki kararı hukuka uygun bularak temyiz başvurusunu esastan reddetmesini içermektedir.
5. Hukuk Dairesi         2024/8584 E.  ,  2025/7819 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2157 Esas, 2024/897 Karar
DAVA TARİHİ : 26.12.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/302 Esas, 2022/298 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 238.730,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Mahkemece davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 4 29... ve 8 parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminatı ve ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; paydaş dosyasında taşınmazlara 1983 öncesinde fiilen el atıldığı kabul edildiği hâlde, iş bu dosyada 1982 yılından sonra taşınmaza fiilen el atıldığının kabul edilmiş olmasının hatalı olduğunu, takdir edilen bedelin fahiş belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, yakın tarihli emsal satışların dikkate alınması gerektiğini, emlak rayiç değerleri üzerinde bedel belirlendiğini, husumetin kendilerine düşmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dosya kapsamına göre taşınmaza 1983 yılından sonra el atıldığı ve uzlaşmanın da dava şartı olmadığı, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazların, fiilen el atılan bölümleri haricinde kalan kısımlarının halihazırda yürürlükte bulunan imar planına göre park alanında kalması nedeniyle, taşınmazların tamamındaki davacı paylarının değerlendirilerek hüküm kurulması ve sorumluluğun davalı idarede olduğunun kabulü yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Taşınmazların paydaşı tarafından açılmış bulunan davanın kesinleştiği, işbu dosyada yer alan fen bilirkişisi raporu ve bilirkişi kurulu raporuna göre taşınmaza 1982 yılından sonra fiilen el atıldığı belirtilerek, taşınmazın el atma tarihindeki niteliği arsa kabul edilerek, taşınmaza değer biçildiği 2015/23370 Esas sayılı karar ile Dairemiz denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmış olup, bu itibarla; dava konusu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin, Harita Genel Komutanlığından 04.11.1983 tarihi öncesi ve sonrası en yakın tarihli hava fotoğrafları sorulup, dosya içine alındıktan sonra, Harita (Jeodezi-Fotogrametri) Mühendisi bilirkişiden rapor alınarak, taşınmaza fiilen el atma tarihi kesin olarak tespit edilerek, sonucu göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
5. Kabule göre de dava konusu taşınmazların halihazırda yürürlükte bulunan imar planına göre park alanında kaldığı anlaşıldığından, taşınmazların fiilen el atılan kısımları haricindeki bölümlerinin davacı idare adına tesciline karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
6. Dava konusu taşınmazlar .... ... Paşa (...) Mahallesinde bulundukları hâlde, infazı zorlaştıracak şekilde hüküm fıkrasında, ... Mahallesinde oldukları belirtilerek karar verilmesi bozmayı gerektirmişir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.