Sigortasız ve iş güvenliği eğitimi olmadan çalıştırılan 17 yaşındaki işçinin kesim makinesinde kolunu kaybetmesiyle açılan iş kazası tazminat davası temyiz kararı.
Özet: Bu dava, 17 yaşındaki bir çalışanın tavuk kesim makinesine kolunu kaptırması sonucu sol kolunun ampute olduğu bir iş kazası tazminat talebini konu almaktadır; davacılar işverenin sigortasız çalıştırma, yetersiz iş güvenliği ve eğitim sağlamadığını öne sürerken, davalı işveren kazanın işçinin görev yerini izinsiz terk etmesi ve kendi kusuru sonucu meydana geldiğini savunmuştur; İlk Derece Mahkemesi, işvereni %60, davacıyı %20 ve başka bir işçiyi %20 oranında kusurlu bularak, %35,2 sürekli iş göremezliğe uğrayan işçinin maddi tazminat ile kendisi ve anne-babası için talep ettiği manevi tazminat taleplerini kısmen hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/220 E., 2024/430 K.İlk Derece Mahkemesi bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 18.12.2017 tarihinde ... San. Tic. ve Paz. Ltd. Şti.'ye ait ... Organize Sanayi Bölgesinde bulunan fabrikada çalışmakta iken müvekkilin kolunun tavuk kesim makinasına sıkışması ile kolu kesilmesi ile sonuçlanan kazanın meydana geldiğinini, iş kazası olduğunu, müvekkilinin iş kazası neticesinde sol kolu ampute olup ağır yaralandığını, müvekkilinin aylık 2.500 TL gelirinin olduğunu, kaza tarihinde 17 yaşında olduğunu, elim kaza sonucunda çok genç yaşta iş göremez kaldığını, bundan sonraki hayatını başka bir kişinin yardımına muhtaç olarak sağlayabileceğini, müvekkilin işinin getir götür işi olduğunu, işverenin talimatı ile her yerde görevlendirildiğini, işveren tarafından kesimhanede çalışması yönünde müvekkile talimat verildiğini, bu alanda çalışmamasının gerektiğini, yönlendirildiğini, akabinde işbu kazanın meydana geldiğini, müvekkilin sigortasız olarak çalıştırıldığını, müvekkile verilen işler için kendisine hiçbir eğitim ve iş güvenliği önlemi alınmadığını, elinin sıkışmasına neden olan makinede stop butonunun bulunmadığını, müdahale edilmekte biraz daha geç kalınsa idi makinanın müvekkili kendisine çekmesi sonucu az daha müvekkilin başının kesileceğini, söz konusu kaza, işveren tarafından gerekli iş güvenliği önemlerinin alınmamış olması ve 18 yaşından küçük sigortası personel çalıştırmasından meydana geldiğini, iş kazası geçiren müvekkilin sakatlığı nedeniyle meslekte kazanma gücünü kayıp oranı ve efor kaybı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 286.539,63 TL iş göremezlik tazminatı; çektiği ve yaşamı boyunca çekmeye devam edeceği elem ve ızdıraba dayalı olarak da manevi tazminat talep etme gereği doğduğunu tüm yaşanılanlar müvekkillerin elem, üzüntü, acısını dindirmeyecek olsa dahi bir nebze de olsa acılarını hafifletmek amacıyla sonuç kısmında ayrı ayrı belirtilerek davacı kazalı adına 500.000,00 TL, davacı anne ve baba adına ise 100.000,00 TL ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'in müvekkile ait kesim mezbahanesinde 17.08.2017-13.09.2017 tarihleri arasında çalıştığını, sonrasında 14.01.2017 tarihinde işe tekrar başladığını, 18.12.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle işten ayrıldığını, her iki çalışmasında da sigorta girişi yapılmış ve primlerinin tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, getir götür işleri yaptığını, işyerinde bazı günler kesim yapıldığını, bazı günler ise diğer rutin işler yapıldığını, kaza günü kesim yapıldığını, kesim gününde kimin hangi işi yapacağı ve işyeri içi dağılıma teknikerin karar verdiğini, ...'in yaşının küçük olması nedeniyle kesim yapıldığı günlerde en risksiz bölüm olan tavuk asma bölümünde görevlendirildiğini, kaza günü yine tavuk asma bölümünde görevlendirildiğini, fakat davalı iş yeri yöneticilerinin bilgisi, izni ve iradesi dışında görev yerini terk edip kesim bölümüne geçtiğini burada üzerine kan bulaştığını, üzerini makinedan akan sudan faydalanarak temizlemey çalışırken makineye elini kaptırdığını, davalı iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği eğitimi tüm çalışanlara toplu olarak verildiğini, kazaya sebep olan makine üzerinde acil stop butonu bulunduğunu, mevcut alanda iş yeri ikaz ve levhaların bulunduğunu, kaza sonrasında kollukça ikaz levhaları ve stop butonunun tespit edildiğini, yine kaza yaşandığı anda makine direk olarak kendisini stop ettiğini, bu elim kazanın gerçekleşmesinde Alaattin'in kendi hatasından kaynaklandığını, davalı iş yerinin kusur ve ihmalinin olmadığından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.12.20 20... / 84... /604 Karar sayılı kararında özetle; iş kazasının oluşumunda davacının %20, davalı işverenin %60, dava dışı davalı işveren işçisi ....'nın %20 oranında kusurlu olduğu ve davacının davaya konu iş kazası nedeni ile 35,2 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği kabulünden hareketle davacı kazalının maddi tazminat talebinin kabulüne, davacıların manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilerek davacı kazalı ... için 286.539,63 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL manevi tazminat ile davacı anne ve baba yönünden ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 30.09.20 22... /12 78... /1386 Karar sayılı kararı ile "...Tarafların kusur raporuna ilişkin istinafları söz konusudur. Dosyaya sunulan heyet bilirkişi raporunda somut olay, somut olaya ilişkin tüm delil ve belgeler irdelenmiş detaylı şekilde, gerekçeli ve denetime açık şekilde kusur değerlendirmesi yapılmıştır. İnceleme raporu ile aynı kusur oranlarını belirleyen kusur raporu oluşa ve dosya kapsamına uyumludur. Bu husustaki taraf istinaf taleplerinin reddi gereklidir. Afyonkarahisar Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihinde karara bağladığı kazaya ilişkin yargılamada hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan kusura ilişkin heyet bilirkişi raporunda Asliye Ceza Mahkemesi dosyasına sunulan bilirkişi raporu da incelenmiştir. Bu gerekçe ile bu konudaki istinaf talebinin reddi gereklidir. Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin istinafları söz konusudur. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de su götürmez. Davacının işverenin %80 kusurlu hareketi sonucunda sol kolu ampute olarak %35,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmesi karşısında ilk derece mahkemesi tarafından takdir olunan manevi tazminat miktarı isabetli olup, aksi yöndeki taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddi gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacıların her biri için ayrı manevi tazminata hükmedilmiş olup, ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusudur. Her biri için ayrı ayrı hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte olup, bu yönde yeniden hüküm kurulmak üzere kararın kaldırılması, tarafların diğer tüm istinaf talepleri açısından ise yukarıda açıklanan gerekçelerle ret kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davacılar anne ve baba yönünden davacı lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı Kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde Dairemizin 30.04.2024 tarih ve 2023/928 Esas, 2024/4769 Karar sayılı sayılı kararla özetle; "...davacı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına, davacılar vekilinin davacılar Hüsniye ve ... yönünden manevi tazminat alacağına yönelik temyiz talebinin miktar itibariyle reddine, davacılar vekilinin davacı ...'ın manevi tazminat alacağı yönünden sunduğu temyiz talebinin manevi tazminatın az takdir edildiği" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, "...Mahkememizce bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde bozma ilamına uyulmuş olup manevi tazminat tutarının belirlenmesi sırasında ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özelliklerin göz önünde tutulması gerektiği, bunun yanında olayın işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği, somut olayda bu ilkeler kapsamında ve davacı ... için % 35,2 maluliyetin ve dava dışı kişinin kusuruyla beraber davalının % 80 kusurunun kesinleştiği de göz önüne alınarak davacı ... lehine 350.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, davacı ... açısından maddi tazminat, davacılar ... ve ... açısından manevi tazminat ile ilgili talepler bakımından bozma ilamı öncesinde verilen hüküm kesinleştiğinden bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir... " gerekçesiyle;"Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine,1-Davacı ... lehine hükmolunan 350.000,00 TL manevi tazminatın, 18.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Davacı ... açısından maddi tazminat, davacılar ... ve ... açısından manevi tazminat ile ilgili talepler bakımından bozma ilamı öncesinde verilen hüküm kesinleştiğinden bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına," şeklinde karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kusursuz olduğunu, manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini, her bir manevi tazminat için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini bildirmiştir.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 10.08.2020 tarihli kusur raporuna itiraz edildiğini, bu itirazın gerekçesiz reddedildiğini, aktüerya raporuna da aynı gerekçelerle itiraz edildiğini, tek kusur raporu ile karar verildiğini, manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, konuyla ilgili Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/351 E. sayılı dosyasının derdest olduğunu bekletici mesele yapılması gerektiğini bildirmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme Somut olayda Dairemizce 30.04.2024 tarih ve 2023/928 Esas, 2024/4769 Karar sayılı karar ile verilen kesinlikten ret, onama ve bozma kararlarında bir maddi hata bulunmamakla beraber, kararın hüküm sonucu kısmında esas hakkında karar veren merci Bölge Adliye Mahkemesi olması nedeniyle; HMK'nın 373/2. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ... yönünden bozulması nedeniyle hükümde de Bölge Adliye Mahkemesi kararının anılan davacılar yönünden bozulduğu ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiği yazılması gerekirken; Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulduğunun belirtilmesi ve giderek dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine dair kararın yazımında açık maddi hata bulunduğu anlaşılmıştır. O halde kamu düzeni kapsamında re'sen gözetilen sebepler Dairemizce verilen ve açıkça maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan 30.04.2024 tarih ve 2023/928 Esas, 2024/4769 Karar sayılı ilamının gerekçesi yerinde olmakla, hüküm sonucunu içeren karar kısmının ortadan kaldırılarak aşağıda yazılan ifadeler dikkate alınarak maddi hatanın giderilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmak suretiyle tesis edilen temyize konu karar yönünden ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/2'nci maddesinde düzenlenen "Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosyanın, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderileceğine dair" usul kuralına aykırı olarak verilen İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2024 tarihli kararının yok hükmünde olduğu anlaşıldığından anılan kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;1.İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2024 tarih, 2024/220 Esas, 2024/430 Karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,2.Dairemizin 30.04.2024 tarih ve 2023/928 Esas, 2024/4769 Karar sayılı ilamının gerekçesi baki kalmak kaydıyla; hüküm sonucunu içeren karar kısmının ortadan kaldırılarak; "Açıklanan sebeple;Davacı vekilinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davacılar vekilinin davacı ... ve ... için sunduğu manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,Davacılar vekilinin davacı ... için manevi tazminat alacağı yönünden temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine," ifadelerinin yazılmasına,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.