Patentli elektroform etiket/figür üretim yöntemine tecavüz iddiası, davalının patentinin hükümsüzlüğü ve haksız rekabetin önlenmesi taleplerini içeren dosyanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, elektroform yöntemiyle etiket üretimi patentinin davalı tarafından ihlal edildiğini, davalının benzer bir yöntem için aldığı patentin yenilik taşımadığını ve haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek davalının patentinin hükümsüzlüğünü, tecavüzün tespiti ve önlenmesini talep ederken; davalı, elektroform tekniğinin köklü bir geçmişi olduğunu, kendi yönteminin mevcut tekniği geliştirdiğini ve davacının patentinin de yenilik vasfından yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/2734 E.  ,  2025/7432 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI :2022/831 Esas, 2025/381 Karar
HÜKÜM :Esastan Ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin markalara logo/etiket üretimi yaptığını, elektroform yöntemi ile etiket üretimine başladığını ve "... ile Etiket veya Figür Oluşturma" ismiyle bu buluşu için incelemeli patent aldığını, davalının müvekkil şirkete ait patent konusu usulü kullanarak üretim yapmak ve ürettiği ürünleri piyasaya arz etmek suretiyle müvekkilinin patentten doğan haklarına tecavüz ettiğini, bu hususta ikaz edildiğini, davalının bu kullanımlarını sona erdirmemesi karşısında davalıya ihtarname gönderdiğini ve ihtarın dikkate alınmaması halinde yasal yollara başvuracağının bildirdiğini, davalının bu kez bu usule ilişkin patent aldığını ileri sürdüğünü ve kullanımlarının tecavüz teşkil etmediğini iddia ettiğini ancak davalının almış olduğu patentin, patent koruma şartlarını taşımadığını, davalının patentini almış olduğu buluşun müvekkil şirket tarafından patentli bir şekilde 01.11.2011'den beri kullanılarak 21.03.2014 tarihinde tescil edildiğini, davalının patentine ait tarifnamede müvekkile ait patent özetine de yer verildiğini, tarifnamede başvuru konusu buluşun, mevcut başvuru veya patentlerden farkının ortaya konulması gerektiğini ancak davalının, tarifnamesinde patentini almak istediği başvurunun müvekkile ait patentten farkını belirtmediğini, tarifnamedeki özeti yazmakla yetindiğini, davalının patentini almış olduğu buluşun yenilik şartını taşımadığını, davalının müvekkile ait bu buluştan haberdar olduğunu ancak kötüniyetli olarak haksız kazanç elde etmek ve müvekkil şirketi zarara uğratmak amacıyla hareket ettiğini, davalının müvekkilin patentinden doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabete sebep olan fiiller arasında sayıldığını ileri sürerek davalının yenilik vasfına haiz olmayan patentinin hükümsüzlüğüne, davalının müvekkilin haklarına tecavüz teşkil eden davranışlarının tespiti ile muhtemel tecavüzlerin önlenmesine, mevcut tecavüzlerin durdurulmasına, müvekkile ait patentli usul ile üretilen ürünlerin imha edilmesine, münhasıran bu usulün uygulanmasında kullanılan araçlara el konulmasına, haksız rekabetin men’ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, tecavüzün önlenmesi için haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; elektroform tekniğinin uzun yıllardır mevcut olup bu nedenle eski tarihli patent belgelerinden bahsedildiğini, bu nedenle haksız rekabet iddiası değerlendirilirken tekniğin içinde olan, yeni ve buluş basamağına haiz olmayan elektroform tekniğinin davacıya mal edilmemesi ve davacının bu tekniğe ne yenilik getirdiğinin davacıdan sorulması gerektiğini, davacının istemlerinin klasik bir elektroform tekniğine ilişkin olduğunu, müvekkil şirketin de uzun yıllardır gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında uygulanan elektroform tekniğini geliştirdiğini, müvekkilin patentinin yeni olmadığına ilişkin davacı iddiasına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, her şeyden önce taraflarınca iki ürünün farklı olduğunun iddia edilmediğini, aksine birbirini karşıladığının belirtildiğini, ürünün son yüzeye yapıştırılmasının olmazsa olmaz bir adım olup yoksa ürünün transferinin gerçekleşmeyeceğini, davacının söz konusu patentten tek farkının silikonlu taşıyıcı ise bu durumda patentin de yalnızca silikonlu taşıyıcının korunması gerekmekte olup, sair unsurların üçüncü firmalarca kullanılmasının haksız rekabet oluşturmayacağını, müvekkilin yöntemi, davacı yöntemi ile benzerlikler göstermekle birlikte tüm elektroform yöntemlerinin belirli basamakları içerdiğini, tarafların tek yapabileceğinin bu tekniğe bir kısım yenilikler ilave edip geliştirmek olacağını, davacı tarafın patentinin klasik bir elektroform tekniği olup hiçbir yeniliğe haiz olmadığını, bu nedenle yapılacak incelemenin davacının klasik bir elektrofom tekniğinden farkını ortaya koyarak getirdiği yeniliğin tespit edilerek yapılması gerektiğini, yoksa eski tekniğin yanına küçük bir ilave yapılarak tüm tekniğin tekel altına alınmasının mümkün olmadığını, bilindiği üzere patent korumasının 20 yıl olup patent koruma süresi sonunda söz konusu patentin halka açıldığını, bu bağlamda da sırf patentin süresini uzatmak amacıyla aynı patentte tek bir ilave yaparak tüm istemlerin korunmasının mümkün olmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı patentinin davacı patenti ana istemindeki tüm özelliklere sahip olduğu ancak davacı patentinin, davalı patentinin ana istemindeki tüm özellikleri açıklamadığı, davalı patentinde davacıya ait patentteki tüm adımlar bulunmasının yanında patent isteminin yeni olduğu şeklinde yorumlanmasına neden olacak 5 işlem adımı daha bulunduğu, bu adımların, sonucu değiştirmeyen adımlar olup olmadığının yenilik değil buluş basamağı aşamasında değerlendirilecek bir konu olup, davalıya ait 2016/... sayılı patentin tüm istemlerinin yeni olduğu kanaatine varıldığı, buluş basamağı yönünden değerlendirme yapıldığında ise hükümsüzlüğü istenen davalı patenti ana istemi ile tekniğin bilinen durumunu temsil eden davacı patenti arasındaki farkların "İletken levhanın (1) zımparayla aşındırılması, akabinde sodyum hidroksit ve su yardımıyla temizlenmesi, Pozlama işleminin akabinde maskeleme işleminin gerçekleştirilmesi, akabinde levhanın (1) kurutulması, Desenin (3) silikon silindir (5) yardımıyla iletken levhadan (1) ayrılması, Desenlerin etrafında kalan bantların (6) temizlenmesi, Elde edilen ürünlerin kolay taşınmasını sağlamak üzere; taşıma filminin (7) ürünün alt tarafına her iki yan tarafında birer cm pay bırakılarak sıfır seviyesinde paralel halde yapıştırılması" olarak belirlendiği, söz konusu farklardan levhanın zımparalanarak temizlenmesi ve desenlerin etrafındaki bantların temizlenmesi işlem adımlarının teknik alandaki uzman kişi için bir üretim sürecine ilişkin temizlikle ilgili, taşıma filminin pay bırakarak yapıştırılması ise taşımayla ilgili rutin uygulamalar kapsamında kabulünün mümkün olduğu, maskeleme işlemi ve desenin silikon silindir yardımıyla iletken levhadan ayrılması farklarının yaratacağı teknik etkilerin ise düşük maliyet, zaman tasarrufu ve kalite ilerlemesi olduğu, bu durumda objektif teknik problemin etiket üretiminde nasıl geliştirme sağlanabileceği şeklinde formülasyonunun mümkün olduğu, objektif teknik probleme buluşla getirilen çözüm maskeleme yöntemi kullanılması ve kaplamanın yüzeyden sökülmesine ilişkin geliştirme olarak silindirli sistemin kullanılması olduğu, D1 dokümanında teknik alandaki uzman kişiyi bu problemlerin çözümüne yönelik harekete geçirecek bir emareye rastlanmadığı, ayrıca dosya kapsamında teknik alandaki uzman kişiyi problemi çözmeye yönlendirecek başkaca bir emare de bulunmadığı, bu durumda teknik alandaki uzman kişinin D1 dokümanından hareketle istem 1'de tanımlanan buluşa aşikar şekilde ulaşamayacağı kanaatine ulaşıldığı, diğer bir ifadeyle 1 numaralı istemin buluş basamağına sahip olduğu, davalıya ait 2016/06408 sayılı patentin ana istemi olan 1 numaralı istemin buluş basamağına sahip olduğu için bu isteme yazılmış tüm istemler de buluş basamağına sahip olacağından davalıya ait patentin tüm istemleriyle buluş basamağı kriterine sahip olduğu, davalıya ait ... numaralı patentin tüm istemleri itibariyle yenilik kriterine ve buluş basamağı kriterine sahip olduğu, bu bağlamda hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, patent hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.