Nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat hükmünün onanması ile resmi belgede sahtecilik davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararı.
Özet: Yargılaması yapılan bir sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararı, suçun yasal unsurlarının oluşmaması ve mahkemenin hukuka uygun değerlendirmesi nedeniyle onanmış; resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararı ise, suç tarihi ile temyiz incelemesi arasındaki dava zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle bozularak, yeniden yargılama yapılmaksızın davanın düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/550 E., 2019/541 K.SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü YönündenYapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmü YönündenSanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 14.01.2026 tarihinde karar verildi.