Genel kredi sözleşmesine dayalı itirazın iptali davasında, ipotekle teminatlı borç için ilamsız takibin İcra İflas Kanunu 45. maddeye aykırılığı nedeniyle reddinin onanması.
Özet: Yüksek Mahkeme, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin asıl borçlu şirket hakkında takibe konu alacağın ipotekle teminat altına alınmış ve ipotek bedelinin borç miktarından fazla olması nedeniyle ilamsız takibin İcra ve İflas Kanununun 45. maddesi uyarınca mümkün olmadığı gerekçesiyle davayı reddetme, kefiller yönünden ise kısmen kabul etme yönündeki kararında hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirerek, Bölge Adliye Mahkemesinin davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/194 Esas, 2025/443 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalılar tarafından haksız itiraz edildiğini ileri sürerek davalıların itirazlarının iptali ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; takibe konu alacağın muaccel hale gelmeden müvekkilleri hakkında icra takibi başlatıldığını, hesap kat şartları oluşmadan keşide edilen ihtarnameye ve takip alacaklısının tüm taleplerine itiraz ettiklerini, temerrüt hali gerçekleşmeden takip başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, takibe konu borcun ipotekle temin edildiğini, söz konusu borç için ilamsız takip yoluna gidilmesinin kanunen mümkün olmadığını, taraflar arasındaki ipotek resmi senetlerinin ve akit tablolarının celbi ile ipoteğin asıl borçlu lehine mi yoksa kefillerin kefalet borçlarının lehine de verilip verilmediği hususlarının irdelenmesi gerektiğini, takibe konu hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, davacı tarafça talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine, davalılar lehine % 20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl borçlu ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden; davalı şirketin davacı banka ile arasındaki sözleşme bedellerinin teminatı olarak toplamları 7.000.000,00 TL tutarında 1. dereceden 32 adet ipotek verildiği, takip talebinde bu ipotekler mahsup edildikten sonra bakiye kalan bedel üzerinden takip başlatıldığına dair bir ibare bulunmadığı, bu durumda aktif olan ipotek bedelinin toplam alacaktan mahsup edilmesi gerektiği, toplam ipotek miktarı borç miktarından fazla olduğundan davacının, davalıya ilamsız takip başlatmasının 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 45. maddesi uyarınca yerinde olmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine, davalı kefiller yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece ikmali gereken eksik nispi harç bedeli 33.521,63 TL'nin yatırılması için davalılar vekiline muhtıra çıkartıldığı, 29.01.2024 tarihinde tebliğ edilmişse de eksik harcın ikmal edilmediği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf talebinin usulden reddine, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, genel kredi sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.