2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayalı sulu tarım arazisinin kamulaştırma bedeli tespiti ve tescil davasında, net gelir ve objektif değer artışı hesaplamalarına ilişkin Gaziantep BAMın esastan ret kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki süreç, Adıyamandaki bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescili istemiyle başlamış, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar verirken, her iki tarafın istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi taşınmazın sulu tarım arazisi niteliği ve bilirkişi raporundaki değerlemelerin doğru olduğu, deprem iddialarının dayanaksız bulunduğu gerekçeleriyle başvuruları esastan reddetmiş, son olarak taraflarca kararın temyiz edilmesiyle dosya Yargıtayın incelemesine sunulmuştur.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1251 Esas, 2024/2255 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Adıyaman) 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/346 Esas, 2023/365 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ..., ... köyü 1 05... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, kamulaştırılan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak davacı idare lehine terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; üretim masraflarının düşük alındığını, objektif değer artışı hesaplamasının hukuka aykırı olduğunu, yargılama süresinin durdurulduğu zaman aralığı için kamulaştırma bedeline faiz hükmedilmemesi gerektiğini, taşınmazın kuru tarla vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, idare lehine vekâlet ücretine takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yasal faizin düşük kaldığını, ürün verimlerinin minimum, masrafların ise maksimum alındığını, objektif değer artışının düşük hesaplandığını, taşınmazın tamamının kamulaştırılmasının gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre belirlenen metrekare birim fiyatına uygun objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar davacı vekili istinaf dilekçesinde; 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin kamulaştırma kotu olan 908.00 metre çizgisinin koordinatlarında değişikliğe neden olabileceği hususunun belirtilmiş ise de ilgili tapu kadastro müdürlüğü cevabında belirtilen taşınmazın bulunduğu bölgede; 06.02.2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli deprem felaketleri nedeniyle taşınmaz mülkiyet sınırlarına ilişkin, taşınmazlarda kayıklık, dönüklük, ötelemelere yönelik müdürlüklerince yapılan her hangi bir çalışma bulunmadığının bildirildiği, yine UYAP üzerinden yapılan TAKBİS sorgulaması sonucunda dava konusu taşınmazın tapu kaydında taşınmazın yüz ölçümünde bir değişikliğin bulunmadığı, bu hususlara ilişkin şerhin yer almadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.