Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işten çıkarılan gece bekçisinin kıdem, ihbar, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram alacakları davasında ücret tespiti ile tanık beyanlarının ispat gücünü incelemiştir.
Özet: Bu yargı kararı, inşaatın bitmesi nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen bir gece bekçisinin kıdem, ihbar, fazla çalışma ve tatil ücreti alacakları taleplerini konu almakta olup, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, işverenin SGK çıkış kodunda haksız fesih beyanını ve tanık anlatımlarını esas alarak işçilik alacaklarına hükmetmiş; Yargıtay ise davalının temyiz itirazlarının büyük kısmını reddederken, taraflar arasındaki ücret miktarı uyuşmazlığını ve 4857 sayılı İş Kanunundaki ücretin tanımı ile ödeme esaslarını incelemeye almıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/7177 E.  ,  2025/8506 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2756 E., 2025/1441 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/676 E., 2021/483 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenliğe ait inşaatta 01.03.2017-31.05.2019 tarihleri arasında gece bekçisi olarak çalıştığını, son aylık ücretinin 2.500,00 TL olduğunu, inşaatın bitmesinin gerekçe gösterilerek iş sözleşmesine son verildiğini, hak ve alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette gece bekçisi olarak asgari ücretle çalıştığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) priminin aldığı gerçek ücret üzerinden ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin inşaatın bitmesi nedeniyle geçerli olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı nezdinde 01.03.2017-31.05.2019 tarihleri arasında çalıştığı, kıdem süresinin 2 yıl 3 ay olduğu, son ücretinin brüt 3.509,14 TL olduğu, davalı tarafça düzenlenen SGK işten ayrılış bildirgesinde (kod 04) Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi kodunun kullanıldığı, bir anlamda söz konusu işten ayrılış bildirgesi ile davacının iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğinin davalı tarafından da kabul edildiğinden kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği, davacıya ihbar öneli kullandırıldığı ispatlanamadığından ihbar tazminatının da ödenmesi gerektiği, dosya kapsamına uygun 22.01.2021 havale tarihli bilirkişi raporundaki miktarların hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; emsal ücret yazı cevaplarındaki ücret bilgisinin davacının iddiasının üzerinde olduğu, emsal ücret araştırmasının sendikalardan yapılmasında usule aykırı bir yön olmadığı, her ne kadar davacı tanıklarının işyerinde çalışmadıkları sabit ise de inşaat şantiyesinde gece çalışması olmamasına göre işin niteliği gereği komşu işyeri çalışanı ve de bina sakinlerinin anlatımlarına değer verilebileceği, dolayısıyla davacı tanıklarının davacının çalışma şartlarına tanıklık edebilecek konumda olmaları nedeniyle beyanlarına değer verilmesinde hata bulunmadığı, günlük fazla çalışmasının en fazla üç saatle sınırlı olacağına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, buna göre tanıkların beyanlarına göre davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatili alacağının tespit edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Aylık ücretin hatalı belirlendiğini,
2. Davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışma iddiasını ispatlayamadığını, iddiasını ispat etmek için göstermiş olduğu her iki tanığın da müvekkili işyerinin çalışanı olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının aylık ücretinin tespiti ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ispatına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir.
Somut uyuşmazlıkta, 01.03.2017-31.05.2019 tarihleri arasında toplam 2 yıl 3 ay davalı işverenlikte bekçi olarak çalışan davacı, son aylık ücret miktarının net 2.500,00 TL olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise davacının asgari ücret ile çalıştığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince ise iddia edilen aylık ücret miktarı hesaplamaya esas alınmıştır. Oysaki yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının davacının iddiasını destekleyen herhangi bir beyanı bulunmadığı gibi SGK kayıtlarında davacının ücretinin asgari ücret olarak belirtildiği görülmüştür. Bu durumda davacının iddia ettiği ücret miktarını ispat edemediği kabul edilmelidir.
Mahkemece iddia edilen aylık ücret miktarının ispatlanamadığı dikkate alınarak, asgari ücret üzerinden hesaplanan talep konusu alacakların hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.