Ticari ilişkide mal teslim edilmemesi üzerine verilen çeklerin bedelsizliğinin tespiti istemiyle açılan menfi tespit davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Yargıtay, davacının ticari ilişkiden doğan ve davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin, davalının mal teslimi veya çekleri iade ettiğini ispat edememesi nedeniyle davacının çekler dolayısıyla davalıya borçlu olmadığına karar vermesini, ancak üçüncü kişilerin haklarını etkileyeceği gerekçesiyle çek iptali talebini reddetmesini yerinde bulan Bölge Adliye Mahkemesi kararını, davalı vekilinin temyiz itirazlarını reddederek onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/2346 E.  ,  2025/7219 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/64 Esas, 2025/272 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.12.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, aralarındaki sözleşmeye istinaden müvekkil şirketin davalıya, 3 adet çek verdiğini, ancak davalının edimini yerine getirmediğini, malları göndermediği gibi çekleri sattığını söyleyerek müvekkiline iade etmediğini, bu durumun davalı tarafından da kabul edildiğini, çeklerin vadesinin yaklaştığını ileri sürerek çeklerin üçüncü kişilere ödenmemesi amacıyla çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek ayrı ayrı iptaline, müvekkilinin bu çekler nedeniyle davalıya ve üçüncü şahıslara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan ticari alışveriş neticesinde müvekkili şirketin sözleşmeye konu ürünleri eksiksiz ve hatasız üreterek teslimatını gerçekleştirdiğini, bu alışveriş neticesinde 56 adet fatura düzenlendiğini, davacıya 5.620.776,27 TL değerinde ürün gönderildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada taraf olmayan ve bu nedenle eldeki davada savunma hakkını kullanamamış olan üçüncü kişilerin maddi hukuktan kaynaklanan haklarını etkiler nitelikte hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle dava konusu çekler hakkında üçüncü kişilere borçlu olmadığının tespiti istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davalı tarafın sözleşmeye göre mal teslimi yaptığını veya çekleri davacıya iade ettiğini ispat edemediği, karşı tarafa yemin teklifinde bulunmadığı, bu durumda davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle menfi tespit davasının kabulüne; işbu davada alınacak ilam ile üçüncü kişilerin haklarını etkiler şekilde, onların taraf olmadığı bir davada çeklerin iptalinin istemesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle çeklerin iptali isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının cevap dilekçesinde davacıya yalnızca 5.620.776,27 TL'lik mal teslim ettiğini kabul ettiği, davacıya gönderdiği cevabi ihtarnamesinde malları teslim etmediğini belirttiği, davalı ticari defterlerinde davaya konu çekleri iade ettiği yönünde kayıtlar varsa da davalının çekleri ve çek bedellerini iade ettiği yönünde dosyaya yazılı deliller sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, takibe konu çeklerin bedelsizliği iddiasıyla açılmış menfi tespit davasıdır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.