Yargıtay bozması sonrası, Kahramanmaraşta kadastro tespitine itiraz davasında sazlık alanların tescili, eski tapu kayıtları ve zilyetliğe dayalı mülkiyet ihtilaflarının çözümlenmesine ilişkin mahkeme kararı.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davası kapsamında Kahramanmaraştaki 32 parselin hukuki durumu incelenmiş; Yargıtay bozması sonrası yeniden yapılan yargılamada ilk derece mahkemesi, taşınmazın doğal niteliği gereği (sazlık/bataklık) devletin hüküm ve tasarrufunda kalan kısımlarını Hazine adına tescil ederken, davalıların sınırları gayri sabit tapu kayıtlarının miktarıyla geçerli olan kullanımındaki belirli bir alanı tespit malikleri adına, ve uzun süreli zilyetlikle kazanıldığı belirlenen bir başka kısmı da yine tespit malikleri adına tescil ederek, farklı iddialara konu taşınmazın bölümlenerek tesciline karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1978/55 E., 2018/20 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'nın davasının reddine, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, müdahil davacılar ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, davacı ...'un davasının feragat nedeni ile reddine, müdahil ... ve arkadaşlarının davalarının görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... vekili, müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Kahramanmaraş ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 32 parsel sayılı taşınmaz, tapu kayıtları nedeniyle 22.08.1957 tarihinde davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı .... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 32 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydının sınırlarının hatalı uygulandığını, sınırlarının genişletildiğini belirterek, tespitin iptali ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin ... adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahiller ...,..., ..., .... ve .... müdahale dilekçesinde; dava konusu 32 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kayıtlarının olduğunu belirterek, taşınmazdan tapulu yerlerinin tefriki ile veraset ilamına göre adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. Asli müdahiller ... ve ...; aynı tapu kaydına dayanarak, müdahale talebinde bulunmuşlardır. Asli müdahiller ... ve ...; dava konusu taşınmazın dedeleri ....'tan kaldığını belirterek, müdahale talebinde bulunmuşlardır.Asli müdahil ...,..., ..., ...,..., ..., ... ve ... ayrı ayrı verdikleri müdahale dilekçelerinde; dava konusu taşınmazdan, davalıların tapu kaydına dayanılarak hisse satın aldıklarını belirterek, davaya müdahale talebinde bulunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesinin, 21.06.1977 tarihli ve 1959/15 Esas, 1977/144 Karar sayılı kararıyla; dava konusu parsel için tutulan tespit tutanağının yeniden ikmali için tapulama müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 08.05.1978 tarihli ve 1978/4812 Esas, 1978/6776 Karar sayılı ilamı ile; 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun (766 sayılı Kanun) 21. maddesinde en az 3 bilirkişi ve muhtarın bilgisine başvurulmasının öngörüldüğü, tapulama tutanağında 2 bilirkişinin gösterilmiş olduğu, kanuna aykırı kabul edilerek Mahkemece işin tapulama müdürlüğüne geri çevrilmesinin isabetli bulunmadığı belirtilerek karar bozulmuş; bozma sonrası yeninden yapılan yargılama neticesinde; davacı Hazinenin dava dilekçesinde iddia ettiği .... ile .... arkı arasında kalan kısım (20.03.2018 havale tarihli ....'in raporunda 32/B-1 ile gösterilen), Aksunun kıyı kenar kısmı (20.03.2018 havale tarihli ....'in raporunda 32/C ile gösterilen) ve .... ile .... arasında kalan kısmı (20.03.2018 havale tarihli ....'in raporunda 32/B-2 ile gösterilen) doğal yapıları gereği sazlık olduklarının bilirkişi ve mahalli bilirkişi beyanları ile anlaşıldığı, sazlık ve bataklıkların doğal yapıları ve nitelikleri itibariyle Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz mallardan olmaları, olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmaları ve özel mülkiyet şeklinde tapuya tescil edilmeleri mümkün bulunmadığından bu kısımların davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiği, davalılara ait tespit tapu kayıtlarının sınırları itibarıyla dava konusu parsele uyduğunun ve bu kısımların davalı tespit malikleri tarafından kullanıldığının mahalli bilirkişi beyanları ile anlaşıldığı, davalıların dayanağı olan tapu kaydının herhangi bir parsele revizyon görmediği, uygulanan tapu kayıtlarının sınırları gayri sabit olduğundan 766 sayılı Kanun'un 42. maddesine göre (3402 sayılı Kadastro Kanunu 20. madde) tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu, uygulanan tapu kayıtlarının sınırlarının gayri sabit olduğu, tapu maliklerinin kullanımında olduğu, bu sebeple tapu hudutlarından sabit sınır olan yan arktan başlayarak tapu miktarı olan 60,000 m² yerin (20.03.2018 havale tarihli ...'in raporunda K ile gösterilen) tapu maliklerinin hisseleri oranında tespit malikleri adına tarla niteliği ile tapuya tescil edilmesi gerektiği, 20.03.2018 havale tarihli....in raporunda (L) ile gösterilen 100,000 m²lik yerin ise tespit maliklerinin uzun yıllardır kullanımında olduğundan zilyetlikle Kadastro Kanunu'ndaki şartları sağladığından tespit maliklerinin hisseleri oranında; bakiye kalan kısım ise tarla niteliği ile miktar fazlası olarak ... adına tapuya tescil edilmesine karar verilmesi gerektiği, davacı ... ve müdahil davacılar ..., ..., ..., ...,...,...,.............'nın dava konusu parsele uygulanmasını istedikleri tapu kaydının mahalli bilirkişi ile mahallinde uygulandığı, mahalli bilirkişinin bu kaydın dava konusu parsele uymadığını, başka parsele uyduğunu beyan ettiği, bu sebeplerle davacı ve müdahil davacıların davasının reddine karar verilmesi gerektiği, müdahil ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ise dava konusu parselleri kadastro tespitinden sonra satın aldıklarını beyan edip parsellerin kendi adlarına tapuya tescilini talep ettiklerinden, dosyaya müdahil olarak dahil olmuşlarsa da satışların tespit sonrasında gerçekleşmiş olması sebebiyle Kadastro Kanunu'nun 26. maddesine göre kadastro tespitinden sonra gerçekleşen işlemler ile ilgili Mahkemenin görevli olmaması sebebiyle bu müdahiller yönünden görevsizliğe karar verilmesi gerektiği belirtilerek; davacı ...'nın davasının reddine, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Kahramanmaraş ili .... ilçesi ... (...) Mahallesinde bulunan 32 parselin 20.03.2018 havale tarihli harita mühendisi ....'in raporuna ekli krokide (32/C) ile gösterdiği 79.784,74 m²lik yerin sazlık vasfıyla son parsel numarası verilerek ... adına tapuya tesciline, aynı krokide (32/B-2) ile gösterilen 147.778,51 m²lik yerin sazlık vasfıyla son parsel numarası verilerek ... adına tapuya tesciline, aynı krokide (32/B-1) ile gösterilen 168.463,16 m²lik yerin sazlık vasfıyla son parsel numarası verilerek ... adına tapuya tesciline, taşınmazın 20.03.2018 havale tarihli harita mühendisi ....'in raporuna ekli krokide (K) ile gösterilen 60.000,00 m²lik yerin tarla vasfıyla aynı parsel numarasıyla tespit maliklerinin hisseleri oranında tapuya tesciline, ayrıca aynı krokide (L) ile gösterilen 100.000,00 m²lik yerin tarla vasfıyla aynı parsel numarasında kalarak tespit maliklerinin hisseleri oranında tapuya tesciline, aynı krokide bakiye kalan kısım yönünden Hazinenin davasının kabulü ile bu kısmın son parsel numarası verilerek tarla niteliği ile ... adına tapuya tesciline, müdahil davacılar ..., ..., ..., ....,..............ve ....'nın davalarının reddine, davacı ...'un davasının feragat nedeni ile reddine, müdahil ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un talepleri hakkında mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... vekili, müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... vekili, müdahiller ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.