Danıştay, KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin, mahkumiyetin bozulmasına karşın FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının tespiti üzerine kamu görevinden çıkarma kararını onadı.
Özet: Davacı tarafından kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine dair alt derece mahkemesi kararının temyizi üzerine, ilgili daire, davacının mahkumiyetine dayandırılan önceki gerekçenin Yargıtay bozması nedeniyle masumiyet karinesini ihlal ettiğini belirtse de, dava dosyasındaki diğer tespitlere göre davacının terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varmıştır; bu nedenle, kamu görevinden çıkarılma işlemini hukuka uygun bularak alt derece mahkemesinin kararının onanmasına ve temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/21953 E.  ,  2025/1339 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/21953
Karar No : 2025/1339
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35-B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın birçok açıdan hukuka ve maddi gerçeklere, Anayasa'ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, yaptığı telefon görüşmelerinin örgüt içi iletişim kapsamında değerlendirilemeyeceği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını gösteren somut herhangi bir delil ortaya konulmadığı, adil yargılanma hakkının, kanunilik ilkesinin, hukuki öngörülebilirlik ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, hakkaniyet ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, savunma hakkı tanınmadan ve hiç bir somut gerekçe sunulmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, mülkiyet hakkının ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, UYAP kayıtları incelendiğinde, söz konusu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma sonrası yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında derdest olduğu görülmüş olup, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.