Orman vasıflı taşınmazın kadastro tespitine itiraz davasında, kesinleşen hükmün yüzölçümü hatası nedeniyle tavzih talebinin reddi kararının temyizen incelenmesi.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, Orman İdaresi tarafından açılan davada, Sakaryadaki 2 04... ve 2 12... parsellerin orman vasfıyla hazine adına tescili talebiyle yapılan yargılama sonucunda, 2 04... parselin bir kısmının orman, kalanının tarla olarak tesciline karar verilmiştir. Bu karar kesinleştikten sonra, infaz aşamasında bilirkişi raporundaki koordinatlarla hükümdeki alan ölçümleri arasında uyuşmazlıklar tespit edilmiş ve Orman İdaresi hükmün tavzihini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin tavzih talebini reddetmesi üzerine, davacı Orman İdaresi vekili bu ret kararını temyiz etmiştir ve bu temyiz başvurusu incelenmektedir.
8. Hukuk Dairesi         2025/3367 E.  ,  2025/7363 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2020/129 E., 2020/86 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen ve kesinleşen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2025 tarihli ek kararıyla, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar davacı ... İdaresi vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili ... ilçesi ... ... ... Mahallesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) değişik 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları yapıldığını, çalışmanın 18.12.1991 tarihinde ilan edildiğini, 18.06.1992 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu 2 04... nolu parselin bir kısmının daha önce yapılan ve kesinleşen orman kadastro paftasında 920 parsel olduğunu, 920 parselin ise .... Defterdarlığının 14.02.2006 tarihli ve 54 sayılı yazıları ile orman olarak Orman İdaresine tahsis edildiğini, dava konusu 2 12... parselin öncesinin daha önce yapılan ve kesinleşen orman kadastro paftasında 938 nolu parselden bölündüğünü, orman kadastro paftasındaki 938 nolu parselin ise .... Kadastro Mahkemesinin 19.12.1990 tarihli ve 1990/70 Esas, 1990/341 Karar sayılı kararı gereğince orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verildiğini, Mahkeme kararı ile orman vasıflı arazi olduğu kesinleşen arazinin vasfının değiştirildiğini, Sakarya Kadastro Ekiplerince yapılan ve askıya çıkarılan kadastro çalışmalarında 2 04... ve 2 12... parselin davalı adına tespit edildiğini ancak bu parsellerin bir kısmının veya tamamının ormanlık alanda kaldığını belirterek, dava konusu taşınmazların orman tahdit sınırları içerisine giren tespitlerinin iptaline, taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 6831 Kanun'un 7 ve 9. maddeleri 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22, 41 ve Ek 4 maddesi hükümleri gereğince yapılan işlemin idari bir işlem olduğunu, dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak vasıf ve mülkiyet değişikliği değil, aplikasyon işleminin düzeltilmesinin talep edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu Sakarya ili .... ilçesi .... Mahallesi 2 04... parsel sayılı taşınmazın 02.01.2017 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 4.977,80 m²lik kısmı yönünden açılan davanın kabulüne, kadastro tespitinin iptali ile aynı ada ve parsel numarasıyla orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, geriye kalan 6.048.13 m²lik kısmı yönünden açılan davanın reddine, taşınmazın tarla vasfıyla aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Taşınmaz üzerindeki fındık ağaçları .... kimlik nolu ...'in kullanımında olup kendisine aittir." şerhinin yazılmasına, dava konusu Sakarya ili .... ilçesi .... Mahallesi 2 12... parsele ilişkin verilen karar kesinleştiğinden bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, mahkeme kararı gibi işlem yapılmak üzere kadastro tutanak ve eklerinin .... Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, Dairemizin 15.02.2024 tarihli ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Tarafların karar düzeltme yoluna başvurmaması üzerine karar 04.07.2024 tarihinde kesinleşmiştir.
Hükmün kesinleşmesinden sonra davacı ... İdaresi vekili 29.08.2024 tarihli dilekçesi ile; kararın infazı için Kadastro Müdürlüğüne gönderildiğinde yapılan incelemede mahkeme kararının eki olan bilirkişi raporu alan hesabı kısmında 2 04... numaralı parselin 11.025,93 metrekarelik tapudaki yüzölçümü ile hesap yüzölçümünün uyumlu olduğu ancak Orman olarak ayrılmasına karar verilen ve krokide (B) ile gösterilen 4.977.80 metrekarelik kısım ile (A) ile gösterilen 5.797,77 metrekarelik kısmın toplamının 10.775,57 metrekare geldiğini, teknik personelce koordinatlar üzerinden ayrılan kısmın alanının hesaplanması sonucunda krokide (B) olarak gösterilen alanın 5.241,33 metrekare, (A) olarak gösterilen kısmın alanının ise 5.784,60 metrekare geldiğinin tespit edildiğini, Mahkeme kararında parselin krokide (B) harfi ile gösterilen 4.977,80 metrekarelik kısmı yönünden kabul kararı verilerek bu kısmın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, 2 04... parselin (A) harfi ile gösterilen diğer kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiş ancak kararda bu kısmın 6.048,13 metrekare olarak yazıldığını, kararın eki olan raporda (A) ile gösterilen kısmın 5.797,77 metrekare olarak belirlendiğini, kararda parselin orman sınırları içerisinde kalan kısmı ile diğer kısmın alanı hatalı yazıldığından Kadastro Müdürlüğünce Mahkeme kararının infazının yapılması durumunda parsel alanlarında hata olacağı ve parsellerin beyanlarına "genel alan hatalıdır" beyanının düşüleceğini belirterek, hükmün tashihine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2025 tarihli ek kararıyla; " Sakarya Kadastro Mahkemesinin 18.11.20 20... /1 29... /86 Karar sayılı ilamında hükme esas alınan 02.01.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda dava konusu .... ilçesi .... - ... (.... Mahallesi) 2 04... parsele ilişkin rapora ekli krokide (B) rumuzlu orman alanının 4977,80 m² yüzölçümü ile (A) rumuzlu alanın ise 5797,77 m² yüzölçümlü olarak tespit edildiği fakat söz konusu (A) ve (B) rumuzlu alanların, parselin toplam yüzölçümü olan 11.025,93 m²'den eksik olduğu anlaşılmakla birlikte, yukarıda esas karar numarası verilen mahkeme hükmünde (B) rumuzlu alanın bilirkişi raporunda yer alan 4977,80 m² yüzölçüm ile orman olarak tespitine karar verildiği fakat (A) rumuzlu alanın ise bilirkişi raporundan ayrışarak söz konusu parselin olması gereken toplam yüzölçümü olan 11.025,93 m² hesabı dikkate alınarak (A) rumuzlu alanın 6048,13 m² olarak hükme esas alındığı ve verilen mahkeme hükmünün Yargıtay tarafından onandığı" gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiş ve işbu ek karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; kararın infazı için Kadastro Müdürlüğüne gönderildiğinde yapılan incelemede mahkeme kararının eki olan bilirkişi raporu alan hesabı kısmında 2 04... numaralı parselin 11.025,93 metrekarelik tapudaki yüzölçümü ile hesap yüzölçümünün uyumlu olduğu ancak Orman olarak ayrılmasına karar verilen ve krokide (B) ile gösterilen 4.977,80 metrekarelik kısım ile (A) ile gösterilen 5.797,77 metrekarelik kısımların toplamının 10.775,57 metrekare geldiğini, teknik personelce koordinatlar üzerinden ayrılan kısmın alanının hesaplanması sonucunda krokide (B) olarak gösterilen alanın 5.241,33 metrekare, (A) olarak gösterilen kısmın alanının ise 5.784,60 metrekare geldiğinin tespit edilmiş olduğunu, mahkeme kararında parselin krokide (B) harfi ile gösterilen 4.977,80 metrekarelik kısmı yönünden kabul kararı verilerek bu kısmın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, 2 04... parselin (A) harfi ile gösterilen diğer kısmı yönünden ise davanın reddine karar verildiğini ancak kararda bu kısmın 6.048,13 metrekare olarak yazıldığını, kararın eki olan raporda (A) ile gösterilen kısmın 5.797,77 metrekare olarak belirlendiğini, Kadastro Müdürlüğünce bu alanın 5.784,60 metrekare olarak hesaplandığını, rapordaki (C) harfi ile gösterilen 432,94 metrekarelik kısmın ise dava konusu 2 04... parselin dışında olduğunu, kararda parselin orman sınırları içerisinde kalan kısmı ile diğer kısmın alanının hatalı yazıldığından Kadastro Müdürlüğünce Mahkeme kararının infazının yapılması durumunda parsel alanlarında hata olacağını ve parsellerin beyanlarına "genel alan hatalıdır" beyanının düşüleceğini belirterek, hükmün 1. fıkrasındaki dava konusu parselin (B) harfi ile gösterilen ve 4.977,80 metrekare olan alanın 5.241,33 metrekare olarak düzeltilmesine, geriye kalan kısmın ise 6.048,13 metrekare olarak gösterilen alanının 5.784,60 metrekare olarak düzeltilmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine karar verilmesi için yaptıkları başvurunun kararın Yargıtay tarafından onandığı gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek, ek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen 15.04.2025 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
İlk Derece Mahkemesinin, temyiz olunan 15.04.2025 tarihli ek kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.