Tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın Türk Medeni Kanunu 1007 uyarınca Hazineden tazmini davasında temyiz incelemesi ve kesinlik sınırı.
Özet: Bu hukuki evrak, tapu kaydının mahkeme kararıyla orman vasfıyla Hazine adına tescil edilerek iptali sonucu uğranılan zararın Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek onanması üzerine, davalı Hazine vekilinin zamanaşımı, kusur ve illiyet bağı bulunmadığı iddialarıyla temyiz ettiği, ancak bazı davacılar yönünden temyize konu miktarın kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddedilip, diğer davacılar yönünden incelemeye alındığı bu davada, bölge adliye mahkemesinin taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilerek emsal kıyaslamasıyla belirlenen değerinin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesinin hukuka uygun olduğu sonucuna vardığını özetlemektedir.
5. Hukuk Dairesi         2024/11155 E.  ,  2025/7487 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/162 Esas, 2024/2097 Karar
DAVA TARİHİ : 31.03.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/216 Esas, 2023/323 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacılar ..., , ... ve ... paylarına düşen, hüküm altına alınmış olan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle, işbu davacılar yönünden davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davalı hazinenin davacılar ..., ..., ..., ..., ve ... payları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu İstanbul ili, ..., Mahallesi (eski)1482 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının tapusunun Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, mahkeme kararının kesinleştiğini, uğramış olduğu zararın mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacıların talebinin zamanaşımına uğradığını, davalı müvekkili idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluğunun olmadığını, Hazinenin iptal işlemi ile oluşan zarar arasında illiyet bağı olmadığını ve davacıların iyi niyetli olmadığını ileri sürerek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen bedelin ve metrekare değerinin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresi geçtikten sonra davanın açıldığını, tespit edilen bedelin fahiş olduğunu, metrekare değerinin yüksek olduğunu, ıslah dilekçesindeki bedele ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, husumetin Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek emsal kıyaslaması yapılarak değerinin tespit edilmesinin ve tespit edilen bedelin değerlendirme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğunu, bu hususta davalı Hazine vekilinin istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususların yerinde görülmediğini, böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu İstanbul ili, ..., Mahallesi 1482 parsel sayılı 14.750.00 m² yüzölçümlü taşınmazın davacılar murisleri adına 07.02.1975 tarihinde tapulama çalışmaları sonucunda tescil edildiği, akabinde farklı tarihlerde davacılara intikal ettiği, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine ormanla ilişkili olduğuna dair şerhin 2003 yılında tarihinde işlendiği, taşınmaz davacılar adına tapuda kayıt iken, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/377 Esas, 2018/260 Karar sayılı kararı ile taşınmazın 10.706,00 metrekare kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 12.11.2020 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 31.03.2021 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arsa niteliğinde kabulü ile taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Hazinenin Davacılar ..., , ... ve ...'e İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı Hazinenin Davacılar ..., ..., ..., ..., ve ...'e İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.