Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında bozmaya direnen mahkemenin, mirasçı payı ve yeni kanunlar uyarınca değerleme konusunda verdiği karar.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, yerel mahkemenin ilk kararının yüksek mahkemece muris paylarına ilişkin eksik inceleme ve parsel hatası nedeniyle bozulması üzerine, yerel mahkemenin bozmaya uymasıyla verdiği ikinci kararın da, bir kısım muris payı için hüküm kesinleşmişken diğer muris payı yönünden yeni kanunlar (7201 ve 7327 sayılı) gereği taşınmazın idare adına tescil edildiği tarihteki değerinin Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi ile dava tarihine güncellenmesi gerektiği yönünde ikinci kez bozulmasına rağmen, yerel mahkemece bu son bozmaya direnilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/829 Esas, 2023/1038 KararKARAR : DirenmeTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya direnme kararı verilmiştir.Mahkeme kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, kök 406, 407, 4 08... parsel sayılı taşınmazlara fiilen el atıldığını, tescil kararlarının yok hükmünde olduğunu ileri sürerek tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir. III. MAHKEME KARARIMahkemenin 16.03.2016 tarihli ve 2015/25 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararı ile davacı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar yönünden ise davanın davalı idareler yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahallinde yapılan keşif sonucu, .. İlçesi, .. mevkii kök 406, 407, 408, 409 parsel sayılı taşınmazların dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca davacılar murisi tapu maliki ..: .. ....’dan intikal eden pay bedelinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak hükme esas bilirkişi kurulu raporunda davacılar murisi ..: .. .. ..’ı 1843200/579993600 pay sahibi olarak kabul edilerek hesaplama yapılmışsa da dosya içerisinde dava konusu taşınmazlarda bu murisin hak sahipliğini, payını gösterir okunaklı herhangi bir belgeye rastlanmadığından, öncelikle bu taşınmazların tapulama tutanakları, varsa kadastro komisyonu kararı ve Kadastro Mahkemesi kararının okunaklı suretleri ilgili Tapu Müdürlüğü ile mahkemesinden istenilerek, bu murisin dava konusu taşınmazlarda malik olup olmadığı tespit edilerek sonucunda göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile bedelin tahsiline karar verilmesi ve dava konusu 4726 parsel sayılı taşınmazın hüküm fıkrasında 4729 olarak gösterilmesi gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 15.04.2022 tarihli ve 2019/937 Esas, 2022/339 Karar sayılı kararı ile davacı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar yönünden ise davanın davalı idareler yönünden kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma kararı1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmazlardaki muris ..: .. .. .. davacılara intikal eden paya ilişkin olarak, Dairemizin 18.10.2018 tarihli ilâmında, pay bedelinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtildikten sonra diğer muris ..: .. .. .. gelen paya ilişkin olarak bozma kararı verilmiş olup karar düzeltme isteminin de 12.11.2019 tarihinde reddine karar verilmiş olmakla, davacılara, muris ..: .. .. .. intikal eden paya ilişkin olarak verilen hüküm kesinleşmiş olduğundan, bu muris yönünden temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, ancak, muris ..: .. ... .. gelen paya ilişkin olarak, 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 7 nci maddesi ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20 nci ve 22 inci maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek-3, geçici 15 inci ve 17 nci maddeleri ile "Mülga 31.08.1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlâk Kanunu'nun 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile bu Kanun'un Mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş Mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılacak her türlü davada değer; taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerleme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan bedel hak sahibine ödenir. (Ek cümle:9/6/2021- 7327/20 md.) Bu hüküm, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen idare adına tescil edilmiş olan taşınmazlar hakkında da uygulanır." Geçici 15 inci maddesi ile “Mülga 6830 sayılı Kanun'un 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile bu Kanunun mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılmış ve devam eden davalar, ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak sonuçlandırılır.”Geçici 17 nci maddesi ile “Bu maddeyi ihdas eden Kanun'la bu Kanun'un Ek 3 üncü maddesine eklenen cümle, bu cümleyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesindekiler dâhil görülmekte olan davalarda da uygulanır. ” hükümleri gereğince, sair hususlar incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile bozma ilamından sonra Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararına göre davacıların kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminatının hesaplanmasında Ek Madde 3'ün uygulanma yeri kalmadığından Yargıtay bozma ilamına direnilmesine karar verilerek, yapılan inceleme sonucunda davacı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar yönünden ise davanın davalı idareler yönünden kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Ek madde 3'ün uygulanması gerektiğini, hatalı rapor tanzim edildiğini, yeniden keşif yapılması gerektiğini, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik gereği maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ölü parseller üzerinden karar verildiğini, taşınmazların tescil tarihi olan 10.01.1991 tarihindeki niteliklerinin dikkate alınması gerektiğini, kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını, süresinde dava açılmadığını, tapuda malik olan kişilerin davacıların murisleri olduğunu, takdir edilen bedelin fahiş olduğunu, lehe tescil hükmü kurulmadığını, 7421 sayılı Kanun gereğince maktu harcın hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak sahipliğinin tapu kayıtları ile kanıtlanması gerektiğini, mülkiyet hakkının usulüne uygun olarak kanıtlanamadığını, taleplerin mükerrer olup olmadığının ve tezyid-i bedel davalarının açılıp açılmadığının araştırılmadığını, kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmış olduğunu, idarece 1966 yılında kamu yararı kararı ile çalışmalar yapıldığını, husumetin kendilerine düşmediğini, arsa niteliğinin bulunmadığını, fahiş hesaplama yapıldığını, değer artışının dikkate alınmadığını, lehe tescil hükmü kurulmadığını, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı kayıt maliki mirasçıları ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince yeniden yapılan incelemede; Dairemiz bozma ilamı sonrası 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “...ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak..." ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 3. Bu durumda; maddenin yürürlük tarihinden önce açılan el eldeki davada; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açddığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı karan ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alınarak Ek Madde 3'ün uygulama imkanı ortadan kalktığından, Mahkemece yeni oluşan bu duruma göre dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılarak, tazminat bedelinin belirlenmesine ilişkin verilen karar yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı idareler vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı idareler ... ile Büyükçekmece Belediye Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harçların alınmasına,02.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY2019 yılında 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 3’ün birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümleleri mülga 6830 sayılı Kanun ve 2942 sayılı Kanun’un mülga 16 ncı ve 17 nci maddelerine göre usulüne uygun kamulaştırılıp, idareler adına tescil edilen ancak bedelleri eski malikleri adına bankaya yatırıldığı halde hak sahiplerine ödenmeyen taşınmazların kamulaştırma bedellerinin belirlenmesi yöntemini düzenlemektedir. 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile getirilen 2942 sayılı Kanun’un Geçici 15 inci maddesinin 2 nci fıkrası ise Ek Madde 3 ün birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin derdest davalarda da uygulanmasını öngörmektedir. Bu düzenleme Dairemizin de kabulünde olduğu üzere; hukuka uygun geçerli bir kamulaştırma bulunmadan ve mülga 16 ncı ve 17 nci maddelerde belirtilen şartlar yerine getirilmeden tescil kararı verilmiş taşınmazlara ilişkin olarak açılan kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı davaları kapsamamaktadır (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 16.01.2020 tarihli ve 2019/7050 Esas, 2020/577 Karar sayılı kararı).Yukarıda anılan Dairemiz kararından sonra bu tür kamulaştırmasız el atma sayılabilecek halleri de kapsamak üzere TBMM tarafından 2942 sayılı Kanun’un Ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına 2021 yılında 7327 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi ile eklenen, 3 üncü cümle ile usulsüz kamulaştırma işlemlerine rağmen idare adına tescil edilen taşınmazların değerinin tespitinde de 1 inci ve 2 nci cümlelerde belirtilen usulün uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte 2942 sayılı Kanun’un Geçici Madde 17 hükmü de 7327 sayılı Kanun’un 22 nci maddesiyle ihdas edilmiş olup 2942 sayılı Kanun’un Ek Madde 3 hükmünün usulsüz kamulaştırmalarda bedel tespiti yöntemini düzenleyen birinci fıkrasının 3 üncü cümlesinin derdest davalarda da uygulanmasını hüküm altına almaktadır. Bir şeyin bütünü ifade edildiğinde, bütünü ile birlikte onun parçalarının da tek tek sayılması gerekmez. Eğer 2942 sayılı Kanun’un Ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümleleri mülga 16 ncı ve 17 nci maddelere göre yapılan bütün tescil hallerini kapsıyor olsaydı, aynı maddeye 3 üncü cümle eklenmez ve 2942 sayılı Kanun’un geçici 17 nci maddesi ihdas edilmezdi.2942 sayılı Kanun’un geçici 15 inci ve geçici 17 nci maddelerinin her ikisinin de özel hüküm olduğu; Geçici Madde 17 nin sonraki hüküm olduğu da nazardan uzak tutulmamalıdır.Somut olayımızda nazara alınacak hükümlerden; 2942 sayılı Kanun’un geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararıyla iptal edilmek suretiyle, 2942 sayılı Kanun’un ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin derdest davalarda uygulanamayacağı öngörülmüş ise de; bahse konu iptal kararından etkilenebilecek derdest davalar, mülga 16... nci maddelere göre usulünce kamulaştırılıp da bedeli malikleri adına bankaya yatırılmış olduğu halde hak sahiplerine ödenmeyen bedellere ilişkin olanlardır. Bu yöntemin usulsüz kamulaştırmada bedel tespitine ilişkin derdest davalarda uygulanmasını engelleyecek bir iptal kararı ise söz konusu değildir. Zira “… dava tarihi itibarıyla…” ibaresi hariç 2942 sayılı Kanun’un Ek Madde 3 hükmünün kalan kısmı yönünden bir iptal durumu söz konusu olmayıp Ek 3 üncü madde hükmü değer tespiti yöntemi yönünden halen yürürlüktedir. 2942 sayılı Kanun’un Geçici Madde 17 hükmü yönünden de herhangi bir iptal durumu söz konusu olmayıp bu madde hükmü de halen yürürlüktedir.Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya baktığımızda davanın konusunun usulsüz kamulaştırmada bedel tespitine ilişkin olduğu ve bu davada da 2942 sayılı Kanun’un geçici 17 nci maddesi, aynı Kanun’un ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 3 üncü cümlesi ile bu cümlenin atfıyla aynı fıkranın 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin uygulanması gerektiği düşünülmektedir.Hâl böyle iken eldeki davada uygulanmasına yer olmayan, 2942 sayılı Kanunun geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “...ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi gerekçe gösterilerek onama cihetine gidilmesi hukuka uygun görülmediğinden sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 02.12.2025