Yargıtayın, kadastro tespitine itiraz davasında orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen parseller üzerindeki mülkiyet uyuşmazlığının temyiz incelemesi.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, eski tapu kayıtlarına dayanarak şahıslar adına tespit edilen birçok parselin orman vasfı tartışılmış; daha önce bozulan karar sonrasında yapılan yeniden yargılamada, belirli parsel ve parsel kısımlarının uzman bilirkişi raporları ve eski tarihli belgelerle orman niteliğinde olduğu tespit edilerek Hazine adına tesciline hükmedilmiş, kalan kısımlar ise şahıslar adına tescilde kalmıştır; davalı şahısların, orman olarak Hazine adına tescil edilen kısımlara yönelik temyiz itirazları reddedilerek, söz konusu taşınmazların orman niteliğindeki kısımlarının Hazine adına tescilini öngören ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2023/5529 E.  ,  2025/6684 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2020/46 E., 2023/23 K.
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün, davacı ... İdaresi vekili, asli müdahil Hazine vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekili ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2006 yılında yapılan kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 42... , 1 43... , 47, 48, 49, 50, 167, 168, 169, 170, 180, 183, 1 84... parsel sayılı sırasıyla 2.454,63 m², 41,13 m², 2.615,47 m², 16.496, 32 m², 11.322, 29 m², 46.926, 71 m², 9.251, 45 m², 24.560,77 m², 4.779, 52 m², 112.942,46 m², 22.095,98 m², 109.417,63 m², 23.907,46 m² ve 59,58 m² yüzölçümündeki taşınmazlardan; 1 42... , 1 43... , 47, 48... parsel sayılı taşınmazlar ve 1289 tarihli ... no.lu tapu kaydı, 1 43... , 167, 168, 1 69... parsel sayılı taşınmazlar 1289 tarihli ve ... no.lu tapu kaydı, 1 43... , 1 83... parsel sayılı taşınmazlar 1289 tarihli ve ... no.lu tapu kaydı, 1 43... parsel sayılı taşınmaz ise 1289 tarihli ve ... no.lu tapu kaydı nedeniyle tarla, ağaçlık, fındık bahçesi vasfıyla davalılar ve murisleri adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., 1 43... sayılı parsel harici diğer taşınmazların tamamında murisi ...’nin (anneannesi) de hisse sahibi olduğunu belirterek, mirasçı olarak kendisine de hisse verilmesi istemiyle; birleşen dosya davacısı ... ise tüm taşınmazlar yönünden, tespit maliklerinden ...’in hissesini 1979 yılında satın aldığını ve o tarihten bu yana taşınmazları kullandığını ileri sürerek dava açmıştır. Diğer birleşen dosya davacısı Orman İdaresi ise taşınmazlardan 1 43... , 180, 1 83... sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, Hazine ise bu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacı ... ve birleşen dosya davacısı ...'nun davalarının reddine, davacı ... İdaresi ve asli müdahil Hazinenin davalarının kısmen kabulüne, dava konusu 1 43... , 183, 1 84... sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile 1 43... , 1 83... sayılı parsellerin tamamının, 170 sayılı parselin ise fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümü dışında kalan bölümünün ayrı parsel numarası altında orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, geriye kalan dava konusu taşınmazların tamamının ise tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen dosya davacıları ..., ..., davacı ... İdaresi, asli müdahil Hazine ile dahili davalı ... tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.06.2019 tarihli ve 2018/5549 Esas, 2019/3943 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; 1 43... , 183, 1 84... parseller dışındaki tüm parseller yönünden hüküm onanmış bu parseller hakkında ise yöntemince orman araştırması yapılması gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; bozmaya konu 1 43... ve 184 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 1 43... parselin 25.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda 170 (A) harfi ile gösterilen 2.746,34 m²lik kısmı ile 1 43... parsel sayılı taşınmazın aynı raporda 183 (A) harfi ve Öz. Or. şeklinde gösterilen 52.632,54 kısımlarının uzman orman bilirkişi raporuna göre eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulaması ile orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle bu kısımların kadastro taspitlerinin iptali ile orman vasfında Hazine adına tesciline, 1 43... parselin kalan 110.196,12 m²lik kısmı ile 1 43... parselin kalan 48.740,66 m²lik kısımlarının tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı şahıslar adına tescil kararı verilen kısımlar yönünden davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından, orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilen bölümler yönünden ise davalılar ... ve arkadaşları vekili ile ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalılar ... ve arkadaşları vekili ile ...nun orman vasfıyla Hazine adına tescil kararı verilen 1 43... ve 184 parsel ile 1 43... parselin 170 (A) harfi ile gösterilen, 1 43... parselin 183 (A) harfi ve Öz. Or. olarak gösterilen kısımlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parseller ve bölümleri yönünden onanmasına,
2. Davacı ... İdaresi vekilinin şahıslar adına tesciline karar verilen 1 43... parselin kalan 110.196,12 m²lik kısmı ile 1 43... parselin kalan 48.740,66 m²lik kısımlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, temyiz konusu bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, davacı ... İdaresi vekilinin bu bölümler yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Asli müdahil Hazine vekilinin şahıslar adına tesciline karar verilen 1 43... parselin kalan 110.196,12 m²lik kısmı ile 1 43... parselin kalan 48.740,66 m²lik kısımlarına yönelik temyiz
itirazlarının incelenmesine gelince; bu bölümlerin orman sayılan yerlerden olmadığı anlaşılmış ise de davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı yeterince araştırılmamıştır.
Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi beyanları dikkate alındığında davalılarca sunulan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla taşınmazların davalılar adına tespit edilebilmesi için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesi gerekmektedir. Somut olayda kadastro tespit tarihinden 15, 20, 25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları getirtilerek taşınmazlarda davalılarca sürdürülen zilyetlik olup olmadığı incelenmemiş, soyut mahalli bilirkişi beyanlarına dayanılarak karar verilmiştir.
O halde İlk Derece Mahkemesince yöreye ait kadastro tespitinden 15, 20, 25 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ:
Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve arkadaşları vekili ile ...nun temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parseller yönünden ONANMASINA,
(2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
(3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle asli müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bu bentte belirtilen kısımlara yönelik hükmün BOZULMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.