Şirket müdürünün kötüniyetli sözleşmelerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin yabancı mahkeme kararının tenfizi davasında, kamu düzeni ve mütekabiliyet itirazlarının reddiyle kararın onanması.
Özet: Yüksek Mahkeme, davacı şirketin eski müdürü tarafından kötü niyetli sözleşmelerle uğratılan zararın tazmini amacıyla Bulgaristan mahkemesinde verilen kararın Türkiyede tanınması ve tenfizi talebini değerlendirerek; karşılıklılık ilkesinin mevcut olduğunu, davalının adil yargılanma ve savunma haklarına uyulduğunu, kamu düzenine aykırılık bulunmadığını belirten ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarını hukuka uygun bularak davalının temyiz itirazlarını reddetmiş ve yabancı ilamın tenfizine ilişkin hükmü onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/2191 E.  ,  2025/7217 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/25 Esas, 2025/304 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.12.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ortaklarından ...'nun şirket müdürü sıfatı ile ve şirketi temsilen kötüniyetli bir şekilde fiilen ve hukuken ifa edilmesi mümkün olmayan sözleşmeler düzenlediğini, bu sözleşmelere dayanarak yapılan icra takibinin şirketin çalışanları da dahil olmak üzere diğer ortaklarına da kasten hiçbir bilgi vermeyerek kesinleşmesine ve şirketin 769.677,96 Leva zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, ...'da açtıkları davayla şirket zararının tespit edilip mahkemece hüküm verildiğini ileri sürerek ... Cumhuriyeti - ... İl Mahkemesi Ticaret Dairesi kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Türkiye ile ... arasındaki ikili sözleşmede tenfize ilişkin düzenleme bulunmadığını, uluslararası anlaşmaya dayanan bir mütekabiliyet de olmadığını, davacının beyanlarında geçen ve mahkeme kararına konu sözleşmenin varlığından diğer ortakların ve yönetim kurulu başkanının haberinin olduğunu, müvekkilinin tenfiz talebine konu bu karara konu sözleşmeye yönelik tüm yükümlülükleri şahsen yerine getirdiğini, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, savunma hakkının kısıtlandığını, Türk kamu düzenine aykırılık bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türkiye ile ... arasındaki ikili sözleşme ile karşılıklılık ilkesinin benimsendiği, davanın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmediği, davalının yargılama sırasında cevap dilekçesi sunduğu, vekille temsil edildiği, delillere dayandığı, delillerin toplandığı, tanıkların dinlendiği ve yargılamanın üst kanun yollarına da taşındığı görülmekle davalının savunma hakkına riayet edildiği, kamu düzenine aykırılığın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, kararın tanınmasına ve tenfizine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yabancı mahkeme ilamının tenfizine dair verilen kararda ve yargılamanın maktu harçla tamamlanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.