Yargıtay bozması sonrası asliye hukuk mahkemesine taşınan, orman vasfını yitirmiş arazinin mülkiyet tescili davasında Hazine adına tescil edilerek davacı lehine kullanım şerhi verilmesi.
Özet: Çeşitli kadastro çalışmalarından geçmiş bir taşınmazın mülkiyetine ilişkin davacı mirasçılarının talebi, ilk olarak kadastro mahkemesinde kısmen kabul edilip mülkiyet Hazineye geçerken kullanım şerhleri işlenmiş, ardından Yargıtay bir kısım için görevli mahkemenin asliye hukuk olması gerektiği gerekçesiyle bozmuş; dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gelmesiyle, mahkeme orman vasfını yitirse dahi özel mülkiyete konu olamayacak taşınmazın Hazine adına tescilini onamış, ancak davacı tarafın kullanımda olduğu anlaşıldığından mülkiyet talebini reddederek kullanım şerhi verilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/7 E., 2022/72 K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları ile davalılar Hazine ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1972 yılında yapılan orman kadastrosu, 1979 yılında yapılan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde çalışması ve 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesi gereğince yapılan çalışma bulunmaktadır.Davacı ... 15.07.2010 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; tapunun Havran ilçesi ... köyü ... sokak 1/40 arsa paylı 28 nolu bağımsız bölümün 25.08.2000 tarihinde adına kayıt ve tescil edildiğini, adına kayıtlı taşınmazın kuzeyi orman, güneyi orman, doğusu kuru dere, batısı orman ve kulübeyle çevrili alan içerisinde karayolu niteliğinde olmayan yol geçtiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin yapı kullanma ruhsatı bulunduğunu, adına kayıtlı taşınmazın 2 46... parsel olarak ... köyü üzerinde tespit ve tescil edildiğini, kadastro tespitinin iptali ile dava konusu yerin adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, Havran Kadastro Mahkemesi'nin 26.11.2010 tarihli duruşmasında ise davacı, deve dilekçesinde maddi hata yaptığını, taşınmazın 218 ada numarasında kayıtlı olduğunu ifade etmiştir.Burhaniye Kadastro Mahkemesinin 29.08.2014 tarihli ve 2013/74 Esas, 2014/52 Karar sayılı kararı ile; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile; birleşen 2010/16 Esas sayılı dosyada Balıkesir ili Havran ilçesi ... köyü ... Mevki 2 18... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 20.08.2014 havale tarihli raporunda (A) harfi ile göstermiş olduğu 136,21 metrekarelik kısmının parselden ifraz ile en son parsel numarası verilerek mülkiyet durumu tespit gibi Hazine adına tescili ile beyanlar hanesinin ikinci sıradaki ibaresini "1998 yılından beri ... oğlu 1937 doğumlu ...’un ( 2...2 ) kullanımındadır.” ibaresi ile tesciline, (B) harfi ile göstermiş olduğu 57,43 metrekarelik kısmın 2 18... numaralı parselden ifrazı ile son parsel numarası verilerek mülkiyet durumu tespit gibi Hazine adına tescili ile beyanlar hanesinde ikinci sıradaki ibaresinin "1998 yılından beri ... oğlu 1956 doğumlu ...’un ( 3...4 ) kullanımındadır.” ibaresi ile tesciline, (C) harfi ile göstermiş olduğu 41,83 metrekarelik kısmın 2 18... nolu parselden ifrazı ile son parsel numarası verilerek mülkiyet durumu tespit gibi Hazine adına tescili ile beyanlar hanesine ikinci sıradaki ibaresinin "1998 yılından beri ... oğlu 1956 doğumlu ...’un ( 3...4 ) kullanımındadır.” ibaresi ile tesciline, fen bilirkişisi ...'ın 20.08.2014 havale tarihli raporunda gösterdiği kalan 4.656,43 metrekarelik kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiş; davacı ... ile davalılar Hazine ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/866 Esas, 2021/5172 Karar sayılı İlamı ile; davacı ... tarafından davaya konu edilen ve teknik bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükmün onanmasına, davacı ...’un (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı ...’un, her ne kadar kullanım kadastrosunun askı ilan süresi içinde dava açmış ise de dilekçesinde dava konusu taşınmazın adına tescilini istediği, bu durumda ihtilafın mülkiyete yönelik olduğuna göre Orman Kadastrosu kesinleşen taşınmazlar hakkında mülkiyet iddiası ile açılacak davalarda görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, ...’un davasının görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, esasa girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyan Burhaniye Kadastro Mahkemesinin 22.10.2021 tarihli ve 2021/12 Esas, 2021/79 Karar sayılı görevsizlik kararı sonrası dava dosyası Edremit 4. Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmiş ve bu Mahkemenin 2022/7 Esasına kaydedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamıyla; orman vasfını yitirmiş olan arazilerin orman sınırları dışına çıkarılsa dahi özel mülkiyet şeklinde çıkarılmasının mümkün olmadığı, taşınmazın mülkiyet hanesine Hazineye ait olduğunun yazılacağı, bu nedenle davacı ...'un (...'un vefatına müteakip mirasçılarının) mülkiyete yönelik talebinin reddine karar verildiği, ancak tüm dosya kapsamından taşınmazın davacı ... tarafından kullanıldığın anlaşıldığından çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince davacı lehine kullanım şerhi verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı ...’un mülkiyetine yönelik talebinin reddine, Balıkesir ili Havran ilçesi ... köyü, 2 18... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...’ın 20.08.2014 havale tarihli raporunda (A) harfiyle gösterilen 136,21 metrekarelik kısmın, 2 18... numaralı parselden ifrazı ile en son parsel numarası verilerek mülkiyet durumu tespit gibi Hazine adına tescili ile beyanlar hanesinin ikinci sıradaki ibaresine "1998 yılından beri ... oğlu 1937 doğumlu 2...2 T.C kimlik numaralı ...’un kullanımındadır.” ibaresi ile tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları ile davalılar Hazine ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Davacı ... mirasçıları vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; 2/B çalışmalarında 2 18... parsel numarası ile Hazine adına yapılan tespitin hatalı olduğunu, 1/40 arsa paylı ve 40 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın davacı ... Oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, davanın açıldığı tarihte taşınmazın ... adına tespit edildiğini, 2014 yılında ... Belediyesinin Büyükşehir Belediyesi olduğunu, ... Köyünün Tüzel Kişiliğinin sona erdiğini, köye ait taşınmazların ... Belediyesine devredildiğini, ... Belediyesinin davaya dahil edilmediğini ve taraf teşkilinde hataya düşüldüğünü, eksik inceleme ile verilen kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.Davalı Hazine ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece kullanım şerhi verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davada red kararı verilmiş olmasına rağmen taraflarına vekalet ücreti takdir edilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.Dava, kullanım kadastrosunun askı ilan süresi içinde açılan tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçıları vekili ile davalılar Hazine ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.