Belediye işçisinin toplu iş sözleşmesi kapsamındaki sosyal yardımlarının SGKya eksik bildirimi sonucu düşük hesaplanan yaşlılık aylığı için prime esas kazanç farklarının tespiti ve tahsili davası.
Özet: Emekli bir işçi, eski işvereni olan belediyenin 2005-2012 yılları arasında toplu iş sözleşmeleriyle sağlanan çeşitli ek ödemeleri Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirmesi nedeniyle emekli maaşının düşük bağlandığını iddia ederek dava açmış; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak işçinin SGKya eksik bildirilen prime esas kazanç farklarının tespitine karar vermiş, ancak temyiz incelemesinde üst mahkeme, belediyenin bordrolarda gösterip banka aracılığıyla ödediği ek gelirlerin, SGKya sadece temel ücret üzerinden bildirim yapılması nedeniyle prime esas kazançlarla örtüşmediğini tespit etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/13389 E.  ,  2025/16244 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Osmancık 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/139 E., 2025/154 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili, davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı Belediyede işçi olarak çalışırken 14.03.2012 tarihinde emekli olduğunu, kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, davacının ... Sendikası üyesi olduğu, 2005-20 07... -2010 yılları arasında Belediye ile sendika arasında TİS imzalandığını, prime esas kazançların Belediye tarafından 01.03.2005 den sonra SGK'ya az bildirildiği, maaşların bankadan ödendiği, TİS'de temel ücrete ilave edilecek ücretlerin belirtildiği, 30.07.2019 tarihli dilekçe ile bu durumun düzeltilmesi için davalı ... Başkanlığına ve SGK'ya başvurduklarını, ancak bir sonuç alınamadığını, eksik bildirim nedeniyle davacıya bağlanması gerek emekli maaşının da düşük hesaplandığını, davacının 01.03.2005-14.03.2012 tarihleri arasındaki prime esas kazançlarının SGK'ya eksik bildirildiğinin tespitini, eksik ödenen emekli maaşlarının davalı Belediyeden faizi ile birlikte alınarak tahsilini, dava harç ve masrafları ile avukatlık ücretinin davalı ... Başkanlığından alınarak müvekkilime verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurumun fer'i müdahil olarak gösterilemeyeceğini, 5521 sayılı Kanun'un 7/3 maddesi gereğince Kuruma başvuru yapılmadan dava acılamayacağını, Kuruma başvuru yapılmadan dava açıldığını, 5 06... sayılı Kanun gereğince Kuruma kazanç bildirimlerinin yapılması, prim ödenmesi hususlarında sorumluluğun işverene ait olduğu, sigorta bildirimine esas kazancın hesabında 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesine (506 sayılı Kanun m. 77) göre belirlenen kazancının esas alınması gerektiği, Kurumun bildirilen verilere göre davacıya yaşlılık aylığı bağladığını, aksi sabit olana kadar Kurum kayıtlarını geçerli olduğu, Kurumun sorumluluğu bulunmadığını, davanın reddini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletinde davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekili 5521 sayılı Kanun'un 7/3 maddesi gereğince dava açılmadan önce SGK'ya başvuru zorunluluğu bulunduğunu, bu dava şartının yerine getirilmeden dava açıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesinde prime esas kazançların belirtildiği, alt ve üst limitlerinin de belli olduğunu, Belediyenin imzaladığı TİS'lerinin 2005-2010 dönemini kapsadığını, zamanın Belediye Başkanlığının işçi temsilcisi ve işçilerin talepleri doğrultusunda kanuna göre kesinti yapılması halinde maaşların düşeceğinden uygulamaya devam edilip yapılacak kesintilerin işçilere nakit ödendiği, ancak prime esas kazançların limitin altına inmediği, uygulamanın Kasım/2009'a kadar devam ettiğini, eksik ödeme bulunmadığını prime esas farkın Belediyeden talep edilemeyeceğini, Belediyenin böyle bir sorumluluğu bulunmadığını, tüm talepler yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli kararı ile davanın kabulü ile
-Davacının SGK’ya eksik bildirilen, sigorta primine esas kazanç farklarının tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"...Eldeki dosyada, davalı ... tarafından toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre sağlanan sosyal yardımların ücret hesap pusulalarında ve ücret bordrolarında tahakkuk ettirildiği, ücret bordrolarında tahakkuk ettirilen bu tutarların davacıya ilgili dönemde ödendiğinin banka kayıtlarından görüldüğü, ancak ücret hesap pusulalarında tahakkuk ettirilen ve davacıya ödenen tutarların Kuruma bildirilen prime esas kazanç miktarı ile örtüşmediği, davalı ... tarafından sadece temel ücret esas alınarak prime esas kazanç bildirimi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ücret bordrolarında ilgili dönemde yemek parası, süt parası, aile yardımı, çocuk parası, giyim yardımı, yakacak parası, öğrenim yardımı, fazla mesai, bayram parası, ikramiye, sünnet yardımı, vitamin yardımı, ek ödeme adı altında yapılan ödemelerden; ölüm, doğum ve evlenme yardımlarının prime esas kazancın hesabında dikkate alınmadığı, sigortalılara yapılan yemek parası ve aile yardımı ödemelerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek istisna tutarları hesaplanarak ödenen tutardan düşülmek suretiyle prime esas kazanca eklenecek miktarın belirlendiği, bunun dışında yapılan tüm ödemelerin ise ödendiği ayın kazancına eklenmesi suretiyle eksik bildirilen prime esas kazanç miktarının belirlendiği görülmektedir.
Yukarıda açıklanan yasal mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde, 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesinin ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemelerin prime esas kazanca tabi tutulacağı yönündeki açık hükmü karşısında, 01.10.2008 sonrasındaki dönem açısından davacıya yapılan ödemelerin ilgili ayın prime esas kazancına dahil edilmesi isabetli bulunmuştur.
Ne var ki, 506 sayılı Kanun'un 77. maddesinin a, b ve c bendi ile istisnaları düzenleyen fıkrası kapsamında 01.10.2008 öncesindeki dönem yönünden, sosyal yardım adı altında ödenen ayni yardım özelliğindeki yakacak yardımı, giyim yardımı, bayram parası, öğrenim yardımı vb. ödemelerin prime esas kazanca dâhil edilemeyeceği gözetilmeksizin, ayrıca 6772 sayılı Kanun'un 1. maddesi hükmü uyarınca 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce bu alacaklardan (ilave tediye) prim kesintisi yapılmayacağı dikkate alınmadan 01.10.2008 tarihi öncesi ilave tediye alacağının prime esas kazanca dahil edilmesi suretiyle karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir.
Kabule göre de, davacının talebinin 01.03.20 05... .03.2012 tarihleri arasına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında talep aşılarak 2005/2 ay yönünden de prime esas kazanç tespiti yapılması isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".1-Davanın kabulü ile
2-Davacının SGK’ya eksik bildirilen, sigorta primine esas kazanç farklarının .. tespitine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hatalı ve eksik bilirkişi raporu düzenlendiğini, eksik hesaplama yapıldığını, kararın bozulmasını talep etmektedir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Belediyenin işlemlerini mevzuata uygun olduğunu, kararın bozulmasını talep etmektedir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; süt, giyim, yakacak yardımlarının nakdi olarak verilmesi halinde prime esas kazanca dahil edileceğini, bu hususun araştırılmadığını, Kurumun işlemlerinde hata bulunmadığını, aleyhe vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini, kararın bozulmasını savunmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.