Riskli yapı yıkım sözleşmesinin yüklenici tarafından ihlali, işin eksik yapılması ve ek maliyetlerin davacıya yansıması nedeniyle açılan tazminat davası özeti.
Özet: Davacı, maliki olduğu riskli yapıların yıkım ve hafriyat işlerini üstlenen yüklenici davalının, işi sözleşmede belirlenen sürede ve koşullara (gerekli izinlerin alınmaması, asbest raporunun sunulmaması, değerli olmayan beton dolguların kaldırılmaması, izinsiz alt yüklenici çalıştırması gibi) uygun şekilde tamamlamaması, hatta hatalı bilgi vermesi üzerine, sözleşmeyi feshederek kalan işleri üçüncü kişilere yaptırmak zorunda kaldığı için, bu sebeple oluşan tüm zararlarının tazminini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2023/840 EsasKARAR NO : 2026/187DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 25/12/2023KARAR TARİHİ : 03/03/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin maliki olduğu ... ili, ... İlçesi, ..... Mahallesi, ... Çiftliği Mevki, 4094 parselde bulunan tapuda kagir 4 adet depo, 1 adet idare ve fabrika binası ve müştemilatı olarak tanımlanan taşınmazı üzerindeki tüm yapıların 6306 sayılı Kanun kapsamında "riskli yapı" olarak tespit edildiğini, bu tespit nedeniyle müvekkilinin, arsayı boş olarak teslim etmek yükümlülüğünü üstlenerek, üzerinde inşa edilecek yapının satış gelirinin paylaşılması yöntemiyle bu arsasının üçüncü kişiye satış yoluyla devrini taahhüt ettiğini, davalılardan “yüklenici” sıfatını haiz ... Ltd.Şti.'yle ... sayılı Kanun kapsamında “riskli yapı” olarak tespit edilen tüm binaların ve müştemilatlarının idari, mali, teknik, iş güvenliği ve sağlığı düzenlemelerinden kaynaklanan mali, hukuki ve cezai sorumluluklar tümüyle yükleniciye ait olmak üzere, yüklenici tarafından sökümünün, yıkımının yapılması ve hurdası ile hafriyatının kaldırılması, bu iş sırasında çıkacak toz ve döküntüyü önlemek için gerektiği kadar tankerle suyun sağlanması için 29.03.2023 tarihli “bina yıkım sözleşmesi” imzalandığını, davalının sözleşmenin 4.maddesinde yıkım işini ve hafriyatını uzaklaştıracağı alanı, üzerindeki tüm bina ve eklentileri görüp inceleyerek bu işi kabul ettiğini beyan ve kabul ettiğini, bu işe nedeniyle elde edileceği yapı elemanları ve hurda karşılığı müvekkiline 10.100.000-TL ödemeyi üstlendiğini, ayrıca sözleşmenin 5-a maddesiyle yıkım için gerekli tüm resmi izin ve ruhsat işlemleri ile “asbest raporu / asbest envanter raporu” alınmasından yüklenicinin sorumlu tutulduğunu, yapıların kiracı sıfatıyla depolama yeri olarak kullananların bir kısmının tahliyesinin tamamlanmadığı özellikle dikkate alınıp sözleşmenin 4.maddesiyle, sözleşmenin 4.maddesiyle, sözleşme konusu işin ilk binanın yer tesliminin yapılmasından itibaren 90 gün içinde bitirilmesi ve ayrıca “her bir riskli yapı”nın tahliyesinin ve işin başlaması için gerekli izinlerin alınmasından sonra yüklenici tarafından teslim alınmasının kabul edildiğini, Yüklenici Sözleşmesinin imzalandığı 29.03.2023 tarihinde ilk binayı teslim aldığını ve sözleşme konusu işin tamamlanması için belirlenen 90 günlük sürenin başladığını, davalı yüklenicinin müvekkiline hitaben düzenlediği 24.04.2023 tarihli yazısında “yıkım sahasının kiracılardan tahliye edildiği ve boş olarak teslim edildiği”ni kabul ve beyan ettiğini, bu yazısının altında kendi kaşe ve imzası yanında, müvekkilinin bilgisi dışında alt taşeronları olarak tanımladığı “...” ile “...” kaşe ve imzalarına da yer verdiğini, oysa taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesinde işin devrine müvekkilinin muvafakatiyle olanak sağlandığını, yüklenicinin tüm alanının kendisine bırakıldığı tarihe kadar, yeterli ekipman ve iş gücü ile faaliyete girişememesi, özellikle değerli bulduğu hurda kısımların çıkarılmasına öncelik vermesi, yıkım için gerekli olan tüm resmi izin ve ruhsatlar ile asbest raporu/asbest envanter raporunun örneğini ibraz etmemesi ve hatta yıkım için ruhsat başvurusunu hiç yapmadığının öğrenilmesinin endişe uyandırarak tüm sürecin kayıt altına aldığını, müvekkilinin taahhüdün yerine getirilmemesi durumunda karşılaşacağı sorumluluk nedeniyle, alt taşeron olarak imzası olan diğer davalı ile sözleşme konusu işi yapma konusunda 02.05.2023 tarihli sözleşmeye taraf olmak zorunda kaldığını, davalıların işi olması gerektiği biçimde yürütemediğini, bunun kanıtı olarak davalıların sözleşme konusu iş içinde bulunan 1 ve 2 numaralı depolama alanında bulunan 2400 m3 beton dolgu ile 6 ve 7 numaralı depo içinde kalan 1217 m3 beton dolguyu kaldıramayacaklarını belirttiğini, bunun nedeninin sözü edilen beton dolgunun davalılar için hurda veya yapı malzemesi olarak bir değer taşımamasından ibaret olduğunun açık olduğunu, 6 ve 7 numaralı depo içinde kalan 1217 m3 beton dolgu kısmın sökülmesi için dava dışı üçüncü bir yükleniciye bu yeri 17.05.2023 tarihinde teslim edip, 40 gün içinde işin tamamlanması için ayrıca sözleşme yapmak ve davalıların kaldırmadığı 1217 m3 beton dolgunun sökülmesi için 420.000,00 TL 4 KDV - 495.600,00 TL; 1 ve 2 numaralı depolama alanında bulunan 2400 m3 beton dolgunun sökülüp kaldırılması için 830.000,00 TL * KDV -979.400,00 TL ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, ... 29.Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye sayılı ihtarla sözleşme feshedilerek yerin derhal teslim edilmesinin istenildiğini, aynı gün, davalıların tamamlamadığı iş için dava dışı üçüncü bir yüklenici ile 06.07.2023 tarihli “Alan Temizleme ve Hafriyat İşi Hizmet Alım Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme konusu alanın 23.140 m2 olduğunu, sahaya ait görselin sözleşmeye eklendiğini, işin otuz gün içinde bitirilmesinin öngörüldüğünü, müvekkilinin kalan bu iş için 4.950.000,00TL 4* KDV -5.939.883,00TL ödemek durumunda kaldığını, müvekkilinin 11.07.2023 tarihinde ... 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyasıyla sözleşme konusu işin tamamlanmadığı hususunun yerinde tespiti talep edilmişse de, yerinde keşif yapılmadığını, ancak bilirkişilerin 15.08.2023 tarihinde yerinde gözlemlendiği iddiasıyla arsadaki riskli yapıların tümünün yıkıldığı, ancak yıkımın kimler tarafından yapıldığının belirlenemediği, bu yerde inşaat şantiyesi bulunduğu yolunda 24.08.2023 tarihli rapor düzenlenebildiğini, davalı yüklenici tarafın 12.07.2023 tarihli yanıt ihtarıyla, sözleşme gereğince iş süresinin bu tarihte başladığı ve ancak 12.08.2023 tarihinde tamamlanacağı ve aynı yerde kendilerinin izni olmadan yıkım işleminin diğer yükleniciler tarafından sürdürüldüğü, bu nedenle maddi zararlarına neden olunduğunun iddia edildiğini, diğer davalı taşeronun ise 28.08.2023 tarihli ihtarıyla işi tamamladığını, yerin iki iş günü içinde teslim alınmasını talep ederek, işi tamamladığını müvekkili arsayı devretmeyi taahhüt ettiği müteahhit tarafından inşaat ruhsatlarının alınabildiği iddiasıyla kanıtlamaya çalıştığını, müvekkilinin 01.09.2023 tarihli ihtarıyla, işin tamamlanması için ödemek zorunda kaldığı 7.414.883-TL maddi zararın karşılanmasını ve Sözleşmenin 10.Maddesine göre işin bitirilmesi gereken tarihten itibaren hesaplanan 3.200.000-TL cezai şart ödemesini talep ettiğini, bu ihtara sözleşmenin taşerona devredildiği, haksız olduğu, esasen sözleşme kapsamında ödediği 10.100.000-TL'nin iadesi ile dayanaksız olarak ortaya attığı 200.000 ABD Doları zararının karşılanmasını isteyen yanıt verildiğini, arabuluculuk görüşmesinin anlaşmama olarak sonuçlandığını, sözleşmeye konu işin, ilk binanın teslim edildiği 29.03.2023 tarihinden itibaren en çok 90 gün sonunda, yani 29.06.2023 tarihine kadar bitirilmesi ve bu tarihte yerin boş ve temiz olarak müvekkiline teslimi gerektiğini belirterek, taraflar arasındaki bina yıkım sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile davalıların üstlendikleri yıkım ve hafriyatın uzaklaştırılması işinin tamamlanması için diğer bir yükleniciye 7.414.883,00 TL ödenmesi nedeniyle doğan maddi zararın, fazlaya ait talep hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 100.000 TL kısmı ile Sözleşmenin 10.maddesi uyarınca işin tamamlanması için verilen sürenin aşılması nedeniyle her gün için 50.000TL olmak üzere, 29.06.2023 tarihinden 01.09.2023 tarihine kadar hesaplanan 3.200.000,00TL cezai şartın, fazlaya ait talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000 TL kısmının 01.09.2023 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Cevap: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından sözleşme konusu işin ... 29.Noterliğinde ... yevmiye no ile yapılan ... tarihli sözleşme ile diğer davalıya verildiğini, müvekkili yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, sözleşmenin 4/b maddesi hükmü uyarınca yer tesliminin davacı tarafından yapılmadığını, işin devredildiği diğer davalı tarafından yıkım için gerekli ruhsatların alındığını ve bu ruhsatların davacı şirket yetkilisi... tarafından da imzalandığını, işin bitim süresinin en erken ruhsatın alındığı tarihten başlamak üzere 90 günlük süre içerisinde yapılması gerektiği ileri sürülebilir olup bu halde işin bitirilmesi için 12.08.2023 tarihine kadar çalışma yapılması gerektiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, sözleşme konusu işin başkasına yaptırılması zarureti doğmuş ise bu halde işin üçüncü kişiye yaptırılmadan önce sözleşme konusu işin davalılar tarafından yapılıp yapılmadığının. ve mevcut durumunun tespitinin yaptırılması gerektiğini, işin yaptırıldığı ileri sürülen ... Ltd.Şti. tarafından davacı adına düzenlenen faturalar incelendiğinde beton bloğunun kırım ve hafriyatı ile diğer hafriyat işlerine dair tanzim olunduğunu, söz konusu faturaların dava konusu işle ilgili olup olmadığının belli olmadığı gibi kabul anlamına gelmemek üzere faturalarda belirtilen tutarların fahiş nitelikte ve yapıldığı ileri sürülen işle uyumlu olmadığını, 29.03.2023 tarihli sözleşme uyarınca üstlenilen işin “riskli yapı olarak tespit edilen tüm binaların, müştemilatların” sökümünün, yıkımının yapılması ve hurdası ile hafriyatın kaldırılması, bu iş sırasında çıkacak toz ve döküntüyü önlemek için gerektiği kadar tankerle su sağlanması” olduğunu, davacının depolama alanında bulunan toplam 3617m3 beton dolgunun da kaldırılması işinin sözleşme kapsamında olduğunu ancak davalılar tarafından kabul edilmediğini ileri sürebildiğini, eğer ileri sürüldüğü gibi sözleşme konusu işin müvekkili veya diğer davalı tarafından yapılmamış ise yıkım sahasından çıkacak hurdalar için ödenen 10.100.000,00TL'nin ödenmesi talebinin de davacı tarafından kabul edilmediğini, davacının diğer davalı ile noterde yapılan sözleşmeyi ruhsatların alınması için gerek duyulması nedeniyle yaptığını savunurken müvekkilinden ve alt taşeronlarının yeri teslim aldıklarına dair imzaladıkları yazınında aynı nedenle verildiğini gizlediklerini, işin süresinde bitirilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, maddi zarar ve cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının diğer davalı ile yaptığı sözleşmenin tarihinin 02.05.2023 olduğu, bu davalı tarafından 12.05.2023 tarihinde ruhsat alındığı dikkate alındığında işin en erken 12.08.2023 tarihine kadar tamamlanması gerektiğinin kabulü gerektiğini, oysa davacının tamamen haksız ve kötü niyetli olarak 06.07.2023 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini bildirmiş olup anılan tarih itibariyle cezai şart talep etme hakkı bulunmadığını, günlük 50.000,00TL cezai şart talebinin fahiş nitelikte olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın usule ve esasa ilişkin nedenlerle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 29.03.2023 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığı gibi, sözleşmeden haberdar da olmadığını, müvekkilinin önce davalı ... ile yıkım konusunda anlaşma yaptığını, sonrasında davacı talebi ile ... 29.Noterliğinde ... yevmiye no ile yapılan ... tarihli sözleşme ile “Bahçeli Kargir 4 adet Depo 1 adet İdare ve Fabrika Binası ve Müştemilatı”nın yıkım işini üstlendiğini ve işi tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bu hususun ... Belediye Başkanlığı'nın 16.01.2024 tarihli yazısı ekinde sunulan belgeler ile sabit olduğunu, müvekkiline hangi gerekçe ile dava ikame edildiğinin anlaşılamadığını, ... 5.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda tüm işlerin tamamladığı ve taşınmazın inşaat şantiyesine dönüştüğünün belirlendiğini, müvekkilinin işi süresinde ve eksiksiz yapmamış ise bu durumun usulüne uygun olarak ve işin başkasına yaptırılmadan önce tespitinin gerektiğini, yıkım işi gerçekleşmeden inşaat işinin yapılması söz konusu olamayacağından ve sözleşme feshedilmeden işin başkasına verilmesi de mümkün olmadığından ileri sı len iddiaların asılsız olduğunun ortada olduğunu, sözleşmeye aykırı davranan tarafın davacı olduğunu, müvekkili ile davacı arasında yapılan 02.05.2023 tarihli sözleşmede herhangi bir cezai şart hükmü yer almadığı gibi müvekkilinin 29.03.2023 tarihli sözleşmeye de taraf olmadığını, cezai şart adı altında herhangi bir ödeme yapmasının talep edilemeyeceğini, cezai şart tutarının fahiş nitelikte olduğunun da tartışmasız olduğunu, geçersiz sözleşme ve gerçek dışı faturaların müvekkili aleyhine kullanılamayacağını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Toplanan Deliller: ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nden 178 A Blok RBT formu, 178 D Blok RBT formu, 178 F Blok RBT formu, 4094 parsel A,D ve F Bloklara ait Yanan ve Yıkılan Formları, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyasının UYAP kayıtları, Bilirkişi ..., bilirkişi ... ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 27/03/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu,Bilirkişi ..., bilirkişi ...ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 01/10/2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:Dava, ticari alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen bina yıkım sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, davalıların üstlendikleri yıkım ve hafriyatın uzaklaştırılması edimini tam ve gereği gibi ifa edip etmediği, davacı tarafça başka bir yükleniciye fazladan bedel ödenip ödenmediği, ödenmiş ise davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının maddi zararın tazmini isteminde haklı olup olmadığı, akdedilen sözleşmenin 10.maddesi uyarınca işin tamamlanması için verilen sürenin aşılıp aşılmadığı, davacının 29.06.2023 tarihinden 01.09.2023 tarihine kadar cezai şart isteminde haklı olup olmadığı noktalarında düğümlenmektedir.Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı işveren...A.Ş.ile davalılardan yüklenici ... Ltd. Şti. arasında riskli yapının yıkılması hususunda 29/03/2023 tarihli sözleşme imzalandığı, yıkım süresinin azami doksan gün olduğu ve sözleşme bedelinin 10.100.000,00-TL olarak belirlendiği, yıkım ve söküm sonrası ortaya çıkan tüm yapı malzemesi ve hurda malzemenin yükleniciye ait olacağı, sözleşmenin 10.maddesinde "İşin, süresinin sona ermesine karşın tamamlanmaması veya yerin bu sözleşme hükümlerine uygun olarak işverene teslim edilmemesi durumunda yüklenici işin bitimine ve/veya yerin teslimine kadar geçen her gün için 50.000,00-TL olmak üzere toplam tutarı işverene, ihtarına gerek kalmaksızın ödemekle yükümlüdür." şeklinde cezai şart öngörüldüğü, davacı tarafından edimin tam ve gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle cezai şart, maddi tazminat ve haklı feshin tespiti amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar arasında akdedilen bina yıkım sözleşmesinin davacı tarafından işin sözleşmede belirtilen süre ve şartlardan bitirilmediği gerekçesiyle 06/07/2023 tarihli ihtarname ile feshedildiği hususunun davalılardan ... Şirketine bildirildiği, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D. İş sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporu ile işin bitirildiğinin tespit edildiği, Mahkememizce alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ile, sözleşmenin 4-b maddesine göre davacının, yıkımı gereken her bir riskli yapıyı kullanıcının/kiracısının ve taşınır eşyasının tahliyesinin sağlanmasından ve işe başlanabilmesi için gerekli resmi izin ve/veya ruhsatların alınmasından sonra, bu izin ve/veya ruhsatları tarafların yetkili temsilcilerinin imzalayacağı teslim tutanağıyla birlikte davalı yükleniciye vererek yeri teslim etmesi gerektiği, anılan düzenlemeye göre yer tesliminin ruhsatların alınmasının ardından gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı, işin teslim tarihinin ruhsat tarihi olan 12/05/2023 ve işin bitim tarihinin 18/08/2023 iken sözleşmenin davacı tarafından 06/07/2023 tarihinde sona erdirildiği, bu durumda davacının, davalılara sözleşme ile üstlendikleri edimi ifa etme imkanını ortadan kaldırdığı sonucunu beraberinde getirdiği, zira sözleşme süresi devam ederken davalının edim yükümlülüğünü yerine getirmediği ileri sürülerek sözleşmenin feshedilmesinin haklı sebebe dayanmayacağı, davacının dava konusu edim ile ilgili üçüncü kişiler nezdinde aldığı toplam 7.414.883,00-TL'lik faturalardan 06/07/2023 tarihinde tanzim edilen 495.600,00-TL'lik ve 979,400,00-TL'lik faturaların ödendiğine dair dekontların sunulmadığı ancak kalan 5.939.882,72-TL'lik kısmının ise ödenmiş olduğu, sözleşmenin feshinin davalılardan kaynaklanmadığı hususu nazara alındığında davacının davalılardan cezai şart talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, davalıların üstlendikleri yıkım ve hafriyatın uzaklaştırılması edimini tam ve gereği gibi ifa etmediklerine dair bir durumun dava dosyası içeriğinden tespit edilemediği görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.Taraf iddia ve savunmalarına, değişik iş dosyasına, sözleşme ve ihtarname içeriklerine, bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, taraflar arasında riskli yapının yıkılması hususunda 29/03/2023 tarihli sözleşme imzalandığı, bina yıkım sözleşmesinin davacı tarafından işin sözleşmede belirtilen süre ve şartlardan bitirilmediği gerekçesiyle 06/07/2023 tarihli ihtarname ile feshedildiği, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporu ile işin bitirildiğinin tespit edildiği, davacı tarafından binanın yıkımı hususunda başka bir şirket ile anlaşıldığı iddia edilmiş ve dava dışı...Tic. Ltd. Şti.'nin kayıtları ile davacının kayıtları uyumlu olsa da, bu hareketlerin mahiyetinin, ibraz edilen hesap ekstresinde muhasebe kaydı olarak yer almakta olup, ödeme yöntemine (banka, kasa vb.) ilişkin tasarruf belgelerinin dosya kapsamında yer almadığı, faturaların dava konusu yıkım işiyle ilgili olduğuna dair kaydın bulunmadığı, bu durumda davacının davalıların üstlendikleri yıkım ve hafriyatın uzaklaştırılması işinin tamamlanması için diğer bir yükleniciye ödenmesi nedeniyle doğan maddi zararın tahsiline yönelik talebinin sübut bulmadığından reddi gerektiği, kaldı ki söz konusu talebin sözleşmenin süresinden önce ve haksız olarak davacı tarafından feshedilmesi sebebiyle reddinin gerektiği, bununla birlikte davacı tarafından, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesi uyarınca işin tamamlanması için verilen sürenin aşılmasına dayalı cezai şart talep edilmişse de, işin bitim tarihi 18/08/2023 iken sözleşmenin davacı tarafından 06/07/2023 tarihinde süresinden önce sona erdirildiği, öyleyse haksız fesihten kaynaklı cezai şart talep edebilmesinin mümkün olmadığı, tüm bunlarla birlikte tespit talebi eda davasının öncüsü olduğundan davacının bina yıkım sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin tespitine yönelik talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan;1-Tespit talebi eda davasının öncüsü olduğundan davacının bina yıkım sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin tespitine yönelik talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,2-Davalıların üstlendikleri yıkım ve hafriyatın uzaklaştırılması işinin tamamlanması için diğer bir yükleniciye ödenmesi nedeniyle doğan maddi zararın tahsiline yönelik talebin sübut bulmadığından REDDİNE,3-Davacının, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesi uyarınca işin tamamlanması için verilen sürenin aşılmasına dayalı cezai şart talebinin sübut bulmadığından REDDİNE,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan peşin alınan 3.415,50-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 2.683,50-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 371,75-TL posta ve tebligat gideri ile 29.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 29.371,75-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... Şirketi vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır