Banka çalışanının iş sözleşmesi feshine bağlı kıdem ve fazla çalışma ücreti alacakları uyuşmazlığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca onanmasına dair hüküm.
Özet: Davacının bankadaki iş sözleşmesini fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı feshettiği ve kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti talep ettiği davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi, bölge adliye mahkemesinin fazla çalışma ücreti miktarını usuli kazanılmış haklar nedeniyle düşürerek kararı kısmen onaması üzerine davalının tanık delillerine itirazla temyiz talebinde bulunması sonucu, temyiz incelemesinde bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunarak onanmasına karar verilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/9102 E.  ,  2026/124 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1500 E., 2025/1667 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 44. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/149 E., 2025/30 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 18.06.2007 tarihinde davalı Bankada çalışmaya başladığını, en son ... Şubesinde ticari bankacılık müşteri ilişkileri yöneticisi olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca fazla çalışma yapmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle kendisinin feshettiğini, ödenmeyen hak ve alacağının kalmadığını, davacının fesih iradesinde iyiniyetli davranmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yapılan incelemede, dosya kapsamı ve bilirkişi hesaplaması doğrultusunda, davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunduğu ve ücretlerinin tam ve zamanında ödenmediği, bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatı alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma kararından önce İlk Derece Mahkemesince fazla çalışma ücreti bakımından tespit edilen 15.208,64 TL üzerinden %30 indirim yapılması sonrası 10.646,00 TL'ye hükmedildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığından usuli kazanılmış haklar gereğince bu miktardan daha fazlasına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacı ile menfaat birliği içindeki tanıkların beyanlarına göre karar verilmesinin hatalı olduğunu,
2.Yazılı delillerin varlığına karşın tanık deliline itibar edilmemesi gerektiğini, işyeri kayıtları dikkate alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ile kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.