Kooperatif üyesinin peşin bedelli ortaklık iddiasıyla, inşaat finansmanı geçici maliyet farkı borcunun tespiti ve ihtarnamelerin geçersizliği talebi ile kooperatifin savunmaları.
Özet: Davacı kooperatif üyesi, peşin bedelli ortak olduğu ve kendisine verilen "borcu yoktur" yazısı nedeniyle, davalı kooperatifin yaklaşık maliyet hesaplamasıyla talep ettiği bakiye borcun var olmadığını ve eşitlik ilkesine aykırı talepte bulunulduğunu iddia ederek borcun tespiti, ihtarnamelerin geçersizliği ve temerrüde düşmediğinin tespiti talebinde bulunmuş; davalı kooperatif ise peşin bedelli ortaklık kavramının olmadığını, davacının tebliğ edilen geçici maliyete süresinde itiraz etmediği için kesinleştiğini, "borcu yoktur" yazısının o anki borcu kapsadığını ve tüm üyelere eşit davranıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
6. Hukuk Dairesi         2025/2190 E.  ,  2025/4163 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/772 E., 2025/890 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 6. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2024/59 E., 2024/129 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kooperatifin 23.01.20 23... .03.2023 tarihli ihtarnameler ile müvekkilinin 338.884,43 TL bakiye borcunun bulunduğunu, borcun tanınan süreler içerisinde ödenmesini aksi halde kooperatif ortaklığından ihraç edileceğini ihtar ettiğini, müvekkilinin de 13.03.20 23... .04.2023 tarihli ihtarnameler ile itirazlarını bildirdiğini, müvekkilinin peşin bedelli kooperatif üyesi olup, bir kısım davalı kooperatif genel kurullarına katıldığını, müvekkilinden 2019 yılından 2023 yılına kadar inşaat finansmanı için aidat istenilmediği ve borç kaydı oluşturulmadığı dikkate alındığında peşin bedelli ortak olduğunun kooperatifçe de zımnen kabul edilmiş sayılacağını, 04.06.20 16... .02.2018 tarihli genel kurullarda kooperatife ait gayrımenkullerin satışı konusunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, müvekkilinin bu kapsamda üye olduktan sonra 60.000,00 TL peşin ödeme yaptığını ve eline nakit geçtikçe genel kurul kararlarında belirlenenden fazla ödeme yaptığını, yapılan ödemeler sonrasında kooperatif tarafından 14.01.2019 tarihinde tapusu verilek borcu yoktur yazısı verildiğini, geçici maliyet raporları gereği borç çıkarıldığı bildirilmiş olmakla birlikte, yapılan hesaplama ve işlemlerin kanun ve Anasözleşmeye uygunluğunun bilirkişi marifetiyle tespitinin gerektiğini, talep edilen geçici maliyetin gerçek borcu yansıtmadığını, müvekkilinin peşin bedelli ortak olması nedeniyle bu bedellerden sorumlu tutulamayacağını, ihtarnameler gerçek borç miktarını bildirmediğinden temerrüde esas alınamayacağını, müvekkilinin peşin bedelli ortak olmadığının kabulü halinde ise normal statüdeki ortağın ödemesi gereken bedel ve müvekkilinin erken ödeme yapması nedeniyle oluşan temerrüt faizi alacağı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkiline daire teslim edilmediğinden borç hesaplanması halinde kira kaybı alacağının hesaplanarak mahsubunun gerektiğini, yine aynı statüdeki bir kısım üyelere dairelerinin teslim edildiğinden Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi kapsamında eşitlik ilkesi gereği bu hususun araştırılarak değerlendirme yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin peşin bedelli ortak olduğunun tespiti ile davalı tarafından talep edilen 338.884,43 TL borcun var olmadığının tespitine, aksi kanaat halinde ortaya çıkacak borcun tespitine, ihtarnamelerin gerçek borcu yansıtmaması nedeniyle geçersizliğinin ve müvekkilinin temerrüde düşürmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kooperatifin yapı kooperatifi olup, süreçte birçok üyesinin istifa ettiği, açılan alacak davaları olduğu, inşaat yapımı yanında bunların da ödemelerinin yapıldığı, corona virüs salgını ve ekonomik kriz nedeniyle paranın alım gücünün düştüğü ve müvekkilinin 28.02.2022 tarihinde yaklaşık maliyet hesabı yaptığı ve 1 daire için 584.284,43 TL ödeme yapılması gerektiğinin belirlendiği, davacı da dahil tüm üyelere yaklaşık maliyetin tebliğ edilerek, bu tutara ödemelerin tamamlanmasının istenildiği, üyeler arasında Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi gereği eşitlik ilkesi geçerli olup davacının iddia ve talebinin buna aykırı olduğu, kooperatifte peşin bedelli ortak kabulünün olmadığı, bu konuda alınmış genel kurul kararı bulunmadığı, davacının ortaklık sıfatına haiz olup, kooperatiften daire alan 3. kişi olmadığı, davacıya gönderilen ihtarnameler ile hesaplanan geçici yaklaşık maliyete göre bakiye ödeme yapmasının talep edildiği, verilen borcu yoktur yazısının verildiği tarih itibariyle üyenin borcunun olmadığına dair belge olduğu, kesin hesap yapılana kadar doğacak borçları kapsamadığı ve ibra anlamı taşımadığı, kooperatif Anasözleşmesi'nin 61. maddesinde geçici maliyetin düzenlendiği buna göre davacının kendisine tebliğ edilen geçici maliyete 15 gün içinde itiraz etmediğinden, geçici maliyetin kesinleştiği, maliyet raporuna itiraz edemeyeceği, tamamlanan etapların kura ile ortaklara verildiği ve kura düzenleneceğinin tüm ortaklara bildirildiği, katılanlar arasında yapılan kura sonucu taşınmazların teslim edildiği, eşitsizlik durumunun söz konusu olmadığı, ferdileşme tapusunu alan ortakların da kooperatife yönelik ödeme yükümlülüklerinin devam ettiği, davacıdan talep edilen tutarın bir ek ödeme olmadığı, nitekim bilanço açığı için değil geçici maliyet gereği ödeme talep edildiği beyan edilerek davanın reddi istenilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kooperatif ortağı olduğu ve bu hususun davalı tarafından da kabul edildiği, bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere davacı tarafça 2016 - 2018 yılları arasında davalıya aidat ödemesi ve toplu şekilde peşinat ödemeleri yapıldığı, bunun dışında davacının peşin bedelli ortak olduğuna dair alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı, her ne kadar davacı vekilince kooperatifin 04.06.20 16... .02.2018 tarihli genel kurulunda kooperatife ait gayrimenkullerin satışının yapılabileceğinin ve satış yetkisinin de yönetim kuruluna verildiğinin düzenlenmesinden dolayı genel kurulun peşin bedelli ortak alımını daire satışlarına izin vermek suretiyle zımnen kabul ettiği ileri sürülse de, davacının mevcut ortaklığı kooperatif tarafından satışa sunulan dairelerden birisinin satın alınması suretiyle meydana gelmediğinden davacı yanın bu yöndeki iddiasına da itibar edilmediği ve en nihayetinde davacının ortaklığının peşin bedelli değil, normal ortaklık statüsünde olduğunun değerlendirildiği, davacı yanın 23.01.2023 tarihli ihtarname ile temerrüte düştüğünün kabul edileceği, dosya muhteviyatında yer alan hüküm kurmaya, taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamaların mahkemece yeterli görüldüğünden davacının 78.926,78 TL asıl alacak ve 15.084,86 TL işlemiş faiz yönüyle kooperatif ortaklığı sebebiyle davalıya sorumluluğunun bulunduğu, bahsi geçen ihtarnamede belirtilen tutardan bakiye kalan 259.957,65 TL'lik kısım yönüyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerini istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde, esastan red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, peşin bedelli ortak olduğunun tespiti talebinin reddine şeklinde verilen kararın bozulması gerektiğini, istinaf gerekçeleri değerlendirilmeden karar verildiğini, peşin bedelli üyelik yönünden 04.06.2016 tarihli ve 17.02.2018 tarihli genel kurullarda taşınmaz satışına dair alınan kararların değerlendirilmediğini, genel kurulun, yönetim kuruluna peşin bedelli taşınmaz konusunda yetki verdiğini, müvekkilinin 04.06.2016'da kooperatif genel kurul kararı gereği yönetim kuruluna verilen peşin bedelli satış yetkisi kapsamında üye olduğunu, müvekkilinin iradesinin peşin bedelli taşınmaz edinmek yönünde olduğunu, tanık anlatımlarının bu hususu ispat ettiğini, kararın genel geçer değerlendirme ile tesis edildiğini, hukuki güvenliği zedeler mahiyette olduğunu, müvekkilinin son ödeme tarihine göre normal ortağa göre daha fazla ödeme yaptığını, son ödemeden sonra borcu yoktur yazısı verildiğini, kooperatifin TMK'nın 2. maddesi gereği hakkını kötüye kullandığını, Yargıtay emsal kararlarına göre, üyeden 7 yıl süre ile aidat talep edilmemesinin kooperatifin üyeyi peşin ödemeli üye kabulü anlamına geleceğini, müvekkiline borcu yok yazısı verilerek tapusunun verildiğini ve 4 yıl boyunca aidat talep edilmediğini, bu nedenle genel kurulda açıkça karar alınmamış olsa dahi yerleşik Yargıtay kararları gereği peşin bedelli üyeliğinin zımnen kabul edildiğini beyan etmektedir.
2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde, hazırlanan geçici maliyet raporunun davacı dahil tüm üyelere gönderildiğini, itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, davacıya gönderilen ihtarname ile de bu borcun talep edildiğini, aidat ve ara ödeme talebinde bulunulmadığını, müvekkili tarafından geçici maliyet hesaplanmasındaki amacın kooperatifin tasfiye sürecine girmesi ve herkesin bir an önce konutlarına ulaşması olmasına rağmen bunun aleyhe algılandığını, davacının ihtarnamenin iptalini talep edebilecek olmasına rağmen menfi tespit talebinde bulunmasının mümkün oladığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kooperatife borçlu olunmadığının ve peşin ödemeli kooperatif üyesi olunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraflar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Temyiz harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.