Kamulaştırma bedelinin tespiti, taşınmazın tescili ve yol olarak terkinine ilişkin davada sulu tarım arazisi değerlemesi, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı hesaplama yöntemleri üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Taraflar arasında kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili davasında, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davacı idarenin ilk istinaf başvurusuyla karar kaldırılarak dosya yeniden görülmek üzere geri gönderilmiş, yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın tekrar kabul edilmesi üzerine her iki tarafın istinaf başvurularını değerlendiren bölge adliye mahkemesi, taşınmazın metrekare birim fiyatı, kapitalizasyon faiz oranı, objektif değer artışı ve ağaç bedeli tespitlerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvuruları esastan reddetmiş olup, bu karar davacı idare tarafından temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/3439 E.  ,  2025/15595 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/888 Esas, 2025/9 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çukurca Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/166 Esas, 2023/110 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tapuya tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hakkari ili, ... ilçesi, ... köyü 1 17... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının hatalı hesaplandığını, taşınmazın sulu tarım arazisi kabul edilerek %4 kapitalizasyon faiz oranının hesaplanmasının hatalı olduğunu, birim fiyat belirlenirken söz konusu taşınmaz için belirlenen münavebelerin hatalı uygulandığını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için hükmedilen bedelin düşük olduğunu, müvekkilinin mağdur edildiğini, ağaç ve tarımsal ürünler için 2019 yılı verilerinin baz alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişinin kaldırma öncesi ve kaldırma sonrası taşınmazda bulunan ağaçlar için yapılan değerlendirmelerin sehven ve hatalı yapıldığını, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini, kamulaştırılacak alan dışındaki taşınmazlarda meydana gelecek değer kaybının dikkate alınması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranın yüksek hesaplandığını, müvekkiline ait taşınmazların kadastro gördüğünü, ana yol üzeri olduğunu, merkeze yakın olduğunu, susam, pirinç gibi yüksek getirisi olan ekinlerin ekildiğini, bilirkişilerce dava konusu arazi üzerinde yüzölçümünün kıymetini etkileyebilecek bütün niteliklerin ve unsurların bir arada değerlendirilmediğini, objektif değer artışının hatalı hesaplandığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri buğday, çeltik, susam ve yonca verileri verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının 27,46 TL olarak hesaplanmasında, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasında, %80 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, dava tarihi olan 2020 yılı Maktu Ağaç Tablosuna göre ağaçlara maktu değer belirlenerek zemin bedeline eklenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi uygundur.
5.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6.Kamulaştırma bedeli istinaf kaldırma ilâmından önceki mahkeme kararı ile belirlenen bedelden düşük olup İlk Derece Mahkemesi kararında fazla bloke edilen ve davacı idareye iadesi gereken tutarın açıkça gösterilmemesinin infazda tereddüt oluşturacağının düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "geri kalan 534,07 TL yönünden davanın reddine" cümlesinin hükümden çıkarılması, yerine "davacı idarece fazla bloke edilen 534,07 TL'nin davalı tarafça bankadan çekilmiş olması halinde varsa çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile birlikte davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemişse birikmiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.