Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 maddesine göre davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında 29 ve 30. sınıf mallarda iltibas tehlikesinin tespiti sonucu YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğüne ilişkin temyiz başvurusu.
Özet: Davacı şirketin tescilli markasıyla benzerlik gösteren, davalı gerçek kişinin "... ...+şekil" ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedilmesi üzerine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1. maddesi kapsamında iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının markasının asli unsurunu taşıyan ibarenin davalı başvurusunda da yer alması ve 29 ile 30. sınıf gıda mallarında ayırt ediciliğin yetersiz kalması gerekçeleriyle YIDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü talebiyle dava açılmıştır; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal iltibas tehlikesi bulunduğu kabulüyle davayı kabul ederek YIDK kararını iptal etmiş ve markanın hükümsüzlüğüne karar vermiş, bu kararlar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/2415 E.  ,  2025/7175 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2066 Esas, 2025/140 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli markalarının bulunduğunu, davalı gerçek kişinin "... ..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 2021-M-11371 sayılı kararının 29. ve 30. sınıf mallar yönünden iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde sayılan mallar yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu başvuru ile davacının "..." asıl unsurlu markalarının görsel, işitsel, kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olduğu, dava konusu edilen 29. ve 30. sınıf mallar açısından emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-11371 sayılı kararının 29. ve 30. sınıf mallar yönünde iptaline, dava konusu markanın sayılan mallar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli marka arasında, uyuşmazlık konusu 29. ve 30. sınıf mallar yönünden, SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği ve uyumazlık konusu olan 29. ve 30. sınıf malların davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mallarla aynı/aynı tür ve benzer bulunduğu, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, uyuşmazlık konusu gıda mallarının tüketim amacı, nispeten daha ucuz olması, erişiminin oldukça kolay bulunması ve tüketicileri arasında çocukların da yer alması nedeniyle dava konusu başvuruda yer alan diğer ibarenin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığının kabulü gerektiği, markalar arasında, uyuşmazlık konusu mallar yönünden iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının "..." ibareli markaları ile davalı gerçek kişinin, 27.03.2020 başvuru tarihli, ... sayılı "... ...+şekil" ibareli marka başvurusunun arasında iltibas ihtimalinin olup olmadığı, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince dava konusu marka başvurusuna konu işaretin davacıya ait itiraza mesnet markalar ile iltibas oluşturacağı, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf sebeplerine göre, karara yönelik davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Yürürlükte bulunan SMK'nın 6. maddesinin birinci fıkrasında "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği" düzenlenmiştir.
Taraf markaları arasındaki işaretlerin benzerliği değerlendirmesinde önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı gibi hususlar incelenirken işaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilir, görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınarak değerlendirme yapılır.
Somut olayda davacının davaya mesnet markalarının bir kısmı "ambalaj şekli" içeriğindeki birden fazla renk ve şekil unsurları ile, bir kısmı ise kelime kombinasyonları ile birlikte kullanılmaktadır. Davaya konu olan marka ise, renk, kelime ve şekil unsurlarının bir arada kullanıldığı karma bir marka olup, “...” ve “...” ibareleri, açık mavi renkli harflerle alt alta yazılmış ve “...” ibaresinin “O” harfi, bir ok ve hedef tahtasını andıran figürle tasarlanmıştır. Genel izlenim olarak taraf markaları arasında, ortalama tüketiciler yönünden iltibas veya karıştırma ihtimaline sebep olacak derecede görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmamaktadır. Nitekim, İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da bu yönde görüş bildirilmiş olup, Dairemizin 21.04.2025 tarihli 2024/4218 E. 2025/2664 K. sayılı kararı ile de, davalının 2018/58150 sayılı "... ...+şekil" ibareli başvurusu ile itiraza dayanak gösterilen davacının "ETİ ..." ibareli markalarının benzer olmadığı kabul edilmiştir.
Bu durumda, markaların bir bütün halinde değerlendirilmesi esas olduğundan, Dairemizin anılan emsal kararı da dikkate alınıp taraf markaları arasında hem görsel, hem işitsel hem de anlamsal açıdan ortalama tüketici nezdinde bir benzerlik bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.