Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli davasında Bölge Adliye Mahkemesince düzenleme ortaklık payı düzeltilerek kısmen kabul edilen kararın temyizi.
Özet: Davacılar tarafından kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş; davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, taşınmazın değerlemesinde emsal karşılaştırma yönteminin usulüne uygun olduğunu, ancak kadastral parsel niteliğindeki taşınmaz için dava tarihinde yürürlükte olan haline göre %45 oranında düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintisi yapılması gerekirken, eksik inceleme ile %11 oranında indirim yapılarak hüküm kurulduğunu belirterek ilk kararı kaldırmış, bu eksikliği düzelterek davanın kısmen kabulüne karar vermiş olup, işbu karar her iki tarafça temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3281 Esas, 2024/4170 KararKARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/166 Esas, 2022/313 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.12.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... gelmiş, davalı idare vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 22 89... (ifrazen 22 89... ) parsel sayılı taşınmazın malikleri olduğunu, dava konusu taşınmaza .. .. .. olarak yol ve yaya yolu yapılmak suretiyle fiilen kamulaştırmasız olarak el atıldığını, taşınmaz üzerine asfalt döküldüğünü, çimlendirme yapıldığını ve halen yol, kaldırım ve yeşil alan olarak kullanıldığını, bugüne kadar başvurulara rağmen kamulaştırma yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL'nin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ilk kez 04.01.1973 tarihinde imar planı sınırları içerisine alındığını, parselin bir kısmının rekreasyon alanı bir kısmının da zirai alanlar olarak belirlendiğini, bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan kullanım kararı getirilen bölgedeki parselin doğal sit alanında, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi/turizm merkezi sınırı, 2.derece yer altı sıcak su kaynağı koruma alanı sınırı ve turizm merkezi alan sınırı içerisinde yer aldığını, .. tarafında asfalt yol ve kaldırım olarak kullanılan 1352 m²lik kısmının 22 89... parsel sayılı taşınmazın ifraz edildiğini, taşınmaza ne zaman el atıldığıyla ilgili herhangi bir belge ve bilgi mevcut olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA.İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazın kısmen tescilli 2. Derece Doğan Sit Sınırı içinde, kısmen de 3. Derece Doğal Sit sınırı içerisinde kaldığını, plansız sit alanında yer alan taşınmazın imarlı taşınmazlar ile mukayese edilmesinin hatalı ve yanıltıcı olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsalin ve yapılan kıyasın uygun olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazın imar planına dahil olmakla birlikte kadastral parsel olduğu ve içinde bulunduğu bölgenin düzenleme sahası içine alınmadığı anlaşılmış olup bu hali ile dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan haline göre %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerekirken, dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen metrekare birim fiyatından, emsalden kesilen düzenleme ortaklık payı olan %11 oranında indirim yapılmak suretiyle, hesap yapan rapor doğrultusunda eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden resen yapılan hesaplama sonucu tespit edilen bedel üzerinden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu konum dikkate alınmadan taşınmaza düşük değer biçildiğini, sit alanı içerisinde kalmasının değer artırıcı bir unsur olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede planın tümü değil bir kısmının iptal edildiğini, dava konusu taşınmazın planının iptal edilmediğini, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının kanunen mümkün olmadığını, çok düşük bedel belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, 2942 sayılı Kanun'a 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile eklenen Ek Madde 4 uyarınca harcın maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve bedelin idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında incelenemeyecek olmasına göre davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. Dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede benzer konumda bulunan .. Mahallesi 22 80... parsel sayılı taşınmaza 21.03.2018 değerlendirme tarihinde 3.661,00 TL/m², 19.03.2019 değerlendirme tarihinde ise 4.823,00 TL/m² değer biçildiği, bu bedellerin Dairemizin 19.12.2024 tarihli ve 2024/3930 Esas, 2024/10228 Karar sayılı kararı ve 02.05.2023 tarihli ve 2023/489 Esas, 2023/4220 Karar sayılı kararı ile denetimden geçerek idare temyizi üzerine onandığı da gözetilerek bilirkişi kurulundan aynı mahallede benzer konumda bulunan parseller için tespit edilen m² değerinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı oranı ilgili Belediye İmar Müdürlüğünden sorulmadan resen yapılan hesaplama sonucu tespit edilen bedel üzerinden hüküm kurulması bozmayı gerektirir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine,Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.