Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında tarafların sulh yoluyla anlaşarak davacının davayı geri alması üzerine esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı taraf alacaklı olduğunu ve davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerken, davalı faturalara itiraz ederek kısmi ödemeler yapıldığını belirtmiştir. Yargılama sürecinde tarafların sulh olması ve davacının karşılıklı vekalet ücreti ile yargılama gideri talep etmeksizin davadan vazgeçmesi, davalının da bu vazgeçmeye rıza göstermesi üzerine Mahkeme, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş, yargılama giderlerini ve vekalet ücretini taraflar üzerinde bırakmıştır.

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1320
KARAR NO : 2018/913
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/11/2017
KARAR TARİHİ: 25/09/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE:
Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle faturaya dayalı olarak müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, bu nedenle İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine giriştiklerini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline , takibin devamına , %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; takibe konu faturaların tamamı üzerinde mutabık kalınamadığını, faturaların tarihi ve miktarı itibariyle uyuşmazlık bulunduğunu, bu nedenle takipte borcun tamamına itiraz edilmek zorunda kalındığı, faturaların kendilerine tebliğ edilmediğini, faturaların içeriklerine ilişkin itiraz etme haklarını saklı tuttuklarını, takip öncesinde ve sonrasında davacı yararına bir kısım ödemeler yapıldığını, bu ödemeler dikkate alınmadan takip başlatıldığını, yapılacak inceleme sonucunda cüzzi miktarda borç kaldığının görüleceğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı vekili 17/09/2018 havale tarihli dilekçesiyle; müvekkilinin talimatıyla karşı yan ile sulh olunduğu beyan edildiğinden dosyada karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmaksızın vazgeçtiklerini , vazgeçme beyanının kabulu ile karar verilmesini beyan etmiştir.
Davalı vekili 21/09/2018 tarihli dilekçesiyle: davacı davadan vazgeçmiş olduğunu bildirmekle vazgeçmeye bir diyeceklerinin olmadığını, davacı yandan karşılıklı vekalet ücreti , yargılama gideri taleplerinin olmadığını ortaya koymuştur.
Davacı vekilinin vazgeçme beyanının ... maddesi kapsamında feragat mi olduğu, yoksa... maddesinde tanımlanan davanın geri alınması mı olduğu konusunda yapılan değerlendirmede: Talebin içeriği ve dilekçe kapsamı gözetilerek ... maddesinde tanımlanan davanın geri alınması olarak değerlendirilmiş , davalı tarafın açık muvafakatı olduğu da dikkate alınarak vazgeçme nedeniyle davanın esası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı davasından vazgeçtiğini bildirmekle ve vazgeçme davalı tarafça kabul edilmekle davanın esası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Yasası gereğince karar tarihi itibari ile alınması gerekli 35,90-TL harcın, peşin alınan 1.587,23-TL harçtan mahsubu ile bakiye fazla kalan 1.551,33-TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de davalı vekili yargılama gideri ve vekalet ücreti istemdiklerini bildirmekle davalı yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
Taraflarca sarf edilen yargılama giderinin sarf eden taraf üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan ancak sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, verilen karar taraf vekillerinin yokluğunda tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2018
Katip ...
Hakim ...