Kamulaştırma bedeli tespiti, tescil ve kamulaştırmasız el atma tazminatı davalarında toprak kaymasının yarattığı değer azalışı ve bilirkişi raporu uyuşmazlığı temyiz incelemesi.
Özet: Taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti, tescili ve kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemlerini içeren birleştirilmiş davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davaları kabul etmesi üzerine idarenin yaptığı temyiz başvurusu incelenirken, istinaf mahkemesinin kamulaştırma bedeli tespitindeki usul ve esasa yönelik hatalar ile toprak kayması nedeniyle tazminat talebine konu alanın değerlendirilmesindeki eksiklik ve yanlışlıklar ele alınmaktadır.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1604 Esas, 2024/2174 KararKARAR : Yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Kahta 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/167 Esas, 2023/239 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada-davacı karşı davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1.Asıl davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ... ilçesi, ... köyü 323 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.2.Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ... ilçesi, ... köyü, ... Mevkii 323 parsel sayılı taşınmazın kuyu yeri olarak kullanılan ve kuyu çalışması nedeniyle meydana gelen toprak kayması nedeniyle kullanılmaz hale gelen yerlerin bedeli olarak şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. 2.Birleştirilen davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda acele kamulaştırma alanı dışında herhangi bir alana el atma bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- karşı davada davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriAsıl davada davacı-karşı davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada tescil yönünden kesin karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın metrekare birim bedelinin çok yüksek hesaplandığı, ... harfi ile gösterilen kısımda hesaplanan değer azalışının hatalı olduğunu, toprak kayması meydana geldiği iddia edilen yerde tarım yapma imkanının olduğunu, bu dosyanın davalısı tarafından sonradan açılan tazminat davasının reddine kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak hükme esas alınan 23.01.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre asıl dava olan kamulaştırma bedel tespit ve tescil davası için 4200 metre büyüklüğündeki dava konusu taşınmazın fen bilirkişisinin ... harfi ile belirttiği 668,69 m²lik yola giden kısım, ... harfi ile belirttiği 458,28 m²lik arta kalan olmak üzere toplam 1126,97 m²lik kısmın zemin bedeli ile bu kısımlardan arta kalan ... harfi ile belirtilen 2110,30 m²lik alanda yüksek tekerlekli tarımsal araçlar, ileri teknoloji ürünü araçlar vb. görevlerini verimli bir şekilde yapamayacaklarından taşınmazın sürüm vb. işlemlerin maliyeti artacağından işletme giderleri artacak olup bu kısma %5 değer azalışı verildiği, bu suretle tespit edilen kamulaştırma bedelinin bilirkişi raporunda 10.673,32 TL olarak belirlendiği hâlde, Mahkemece kamulaştırma bedeli olarak 19.080,69 TL'ye hükmedilmesi, ayrıca ... harfi ile gösterilen ve toprak kaymasının yaşandığı 662,09 m²lik kısmın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davası içinde değerlendirilmesi gerekirken kamulaştırma bedel tespit ve tescil davasının içinde değerlendirilmesi, birleştirilen tazminat davasına yönelik olarak ise hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda dava konusu taşınmazın kuzeyinde bulunan taşınmazda bulunan TPAO Genel Müdürlüğüne ait lokasyon sahası ile kot farkının yaklaşık 4-5 metre olduğu bu kot farkından dolayı fen bilirkişisinin ... harfiyle belirttiği 662 m²lik kısmında toprak kaymasına neden olduğu, ... harfiyle belirtilen alan ile toprak kayması nedeni ile ... harfi ile belirtilen arta kalan alanda %3 değer azalışı oluşacağı, bu suretle hesaplanan tazminat bedeli toplamı 8.407,37 TL olduğu hâlde, 12.831,74 TL'ye hükmedilmesi doğru görülmediğinden, kabule göre de Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma bedelinin mahsup edilmesi gerekirken, birleştirilen tazminat davası dosyasından acele kamulaştırma bedelinin mahsup edilmesi, dava 4 aylık süre içinde bitirilemediğinden tespit edilen kamulaştırma bedeline 4 ayın bitiş tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi, kamulaştırma bedel tespit ve tescil davası ve tazminat davası yönünden davacı/davalı idare harçtan muaf olmadığı hâlde, karar ve ilâm harcının Hazine üzerinde bırakılması doğru görülmediğinden asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- karşı davada davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriAsıl davada davacı- karşı davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki asıl davada kamulaştırma bedelinin tespiti, birleştirilen davada kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davacı- karşı davada davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. Dava konusu taşınmazda tespit edilen kamulaştırma bedeli 10.673,32 TL olduğu hâlde, idare tarafından fazla depo edilen 1.900,08 TL'nin idareye iadesine ilişkin hüküm kurulmaması hatalıdır.5. Birleştirilen davada belirlenen 8.407,37 TL'nin davalı idareden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken ... Bankası Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Asıl davada davacı- karşı davada davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Asıl davada davacı- karşı davada davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının;a)Asıl dava yönünden hüküm fıkrasının 3. bendinin sonuna "davacı idarece fazla bloke edilen 1.900,08 TL'nin davalı tarafça bankadan çekilmiş olması halinde varsa çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile birlikte davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemişse birikmiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine” cümlesinin yazılması, b) Birleştirilen dava yönünden hüküm fıkrasının 2. bendinin sonunda bulunan "bu hususta ... Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına" cümlesinin hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Asıl davada davacı- karşı davada davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.