Tapu kaydının orman vasfıyla hazine adına iptali sonucu uğranılan zararın TMK 1007 uyarınca tazmini talepli davada husumet ve taşınmaz değer tespiti uyuşmazlığı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacıların, tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilerek taşınmazın orman vasfıyla hazine adına tescil edilmesi sonucu uğradıkları zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca tazmini talebiyle hazineye karşı açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı her iki tarafın istinaf başvurularının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi ve tazminat miktarının hesaplanmasında kullanılan tarımsal arazi değerlendirme yönteminin, kuru arazi kabulünün ve uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artışı oranlarının yerinde olduğunun belirtilmesi üzerine, davalı hazine vekili tarafından bu kararın temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
5. Hukuk Dairesi         2025/3267 E.  ,  2025/15571 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1407 Esas, 2024/2710 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/425 Esas, 2023/82 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu Yalova ili, ..., ... köyü 763 parsel sayılı taşınmazın tapusunun ... Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, mahkeme kararının 29.11.2018 tarihinde kesinleştiğini, uğramış olduğu zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde husumet itirazlarının bulunduğunu, davanın ... Müdürlüğüne karşı açılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın o tarihte yürürlükte bulunan 3116 sayılı kanun hükümleri uyarınca yapılan orman kadastrosu çalışmaları nedeniyle Devlet ormanı olarak sınırlandırıldığını, bu belgelerin usulüne uygun şekilde ilan ve tebliğ edildiğini, 3116 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde "sınırlandırmaya rızası bulunmayanların tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde mahalli mahkemelerine müracaatla itiraz edebilecekleri, bu süre içerisinde itiraz konusu olmaz ise komisyon kararının kesinleşeceği" hususunun hüküm altına alındığını, taşınmazın maliki tarafından orman kadastrosuna itiraz edilmediğini, bu nedenle davacılara ait tapu kaydının hukuki değerini yitirdiğini, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle ve husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, tespit edilen maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara hisseleri oranında ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 29.11.2018 tarihinde müvekkilinin elinden çıkıp eldeki davanın ise 01.09.2021 tarihinde açıldığını, bilirkişilerin ilk raporda, 29.11.2018 tarihi itibarıyla değerlendirme yaparak 1.650.912,38 TL tazminat bedeli hesapladıklarını, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin hesaplanması talebi ile bilirkişi raporuna itirazları üzerine bilirkişilerce 01.09.2021 tarihi itibarıyla değerlendirme yapılarak 3.388.962,50 TL tazminat bedeli hesaplandığını, davayı 3.388.962,50 TL üzerinden ıslah ettiklerini, aleyhe yüksek miktarda vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, taşınmazın V-VI. sınıf tarım toprağı iken 1. sınıf olarak değerlendirildiğini, makul tazminat miktarının taşınmazın rayiç bedeli olmadığını, kapitalizasyon faizinin düşük tutulmak suretiyle fazla değer tespit edildiğini, gideri en az olan ürünlerin münavebeye alınıp gelir hesabı yapılırken ürünlerin verimlerinin yüksek alındığını, orman vasfı olması sebebiyle tapusu iptal edilen taşınmazın tarımsal faaliyet ve gerekleri dışında kalan sosyal ve kültürel alt yapı imkanlarının varlığının objektif artış sebebi olamayacağını, yüksek objektif değer artış oranı belirlendiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın keşif tutanağı ve bilirkişi raporu ile tespit edilen nitelikleri dikkate alındığında kuru arazi olarak kabulünün yerinde bulunduğu, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranı ile objektif değer artışı oranının uygun olduğu, dava kusursuz sorumluluğa dayalı bir tazminat davası olduğundan redde göre davacı aleyhine vekâlet ücreti verilmesinin doğru olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Yalova ili, ..., ... köyü 763 parsel sayılı 25.150,00 m² yüz ölçümlü arazi vasıflı taşınmazın davacılar murisi adına 16.03.1994 tarihinde satış yolu ile tescil edildiği, ... Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.09.2017 tarihli ve 2013/141 Esas, 2017/355 Karar sayılı kararı ile taşınmazın tamamının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 27.02.2019 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 01.09.2021 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açıldığının anlaşılmıştır.
3. Tarım arazisi niteliğindeki Yalova ili, ..., ... köyü 763 parsel sayılı taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.