Kamulaştırma bedeli tespit davasında Anayasa Mahkemesinin HMK 341/2 iptal kararı sonrası miktar sınırına bakılmaksızın istinafın esasının incelenmesi gerektiğine dair temyiz kararı.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, bölge adliye mahkemesi ilk derece mahkemesi kararının istinafını ve akabinde yapılan temyiz başvurusunu, dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle usulden reddetmiştir; ancak Yargıtay, Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma davalarında miktar sınırlaması olmaksızın temyiz yolunun açık olduğuna dair kararı uyarınca, bölge adliye mahkemesinin bu ret kararlarını hatalı bularak kaldırmış ve istinaf başvurusunun esastan incelenmesi için dosyayı geri göndermiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/9820 E.  ,  2025/7404 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/965 Esas, 2023/1773 Karar
DAVA TARİHİ : 24.11.2017
KARAR : Usulden ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/137 Esas, 2022/102 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dava değerinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 03.07.2024 tarihli ek kararla davacı idare vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin kararın hatalı olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2024 tarihli kararının kaldırılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı idare vekilinin istinaf başvurusu hakkında inceleme yapılmadığı anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esasına girilip bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvuru dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.