Dolandırıcılık suçunda, milletvekili kimliğine bürünerek kamu işi vaadiyle haksız menfaat temininde, menfaat miktarının baştan belirlenip belirlenmediğinin tespiti ve ek savunma hakkı verilmemesi nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Sanıkların, kamuda iş bulma vaadiyle ve bir milletvekili gibi tanıtarak haksız menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği davada, temyiz mahkemesi, haksız menfaat miktarının baştan belirlenip belirlenmediği ve bu durumun zincirleme suç teşkil edip etmediği hususunun tam olarak tespit edilmeden sanıklara ek savunma hakkı verilmemesi nedeniyle, yerel mahkemenin mahkumiyet hükümlerini bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/292 E., 2016/84 K.SUÇ : Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;Sanıkların fikir eylem birliği içerisinden hareket ederek, sanıklardan ...'u ... Bursa milletvekili ... olarak tanıtıp katılanları aldatarak kamuda iş bulma vaadiyle haksız menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul edildiği olayda; haksız menfaat miktarının baştan belirlendiği durumlarda, menfaatin değişik zamanlarda temin edilmesinin zincirleme suça vücut vermeyeceği gözetilerek, haksız menfaat miktarının baştan belirlenip belirlenmediğinin kesin olarak tespit edilmesinden sonra 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı da verilerek sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Yasaya aykırı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.01.2026 tarihinde karar verildi.