Sigortalının iş kazasından kaynaklı sürekli iş göremezliğinde talep edilen maddi ve manevi tazminatın kusur oranları, bilirkişi raporları ve faiz başlangıcına ilişkin temyiz itirazları.
Özet: Bu hukuki evrak, 21.12.2020 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup; ilk derece mahkemesi talepleri kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise davalı işverenin istinaf başvurusunu esastan reddederek kararı onamıştır. Davalı vekili temyiz başvurusunda, kusur raporlarındaki bilirkişi niteliklerinin yetersizliğini, maluliyet oranına ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, tazminat hesaplamasındaki hataları (özellikle bakiye ömür tablosu, davacı kusur oranı), kısmi davada kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesini ve fahiş manevi tazminat miktarını eleştirerek müterafik kusur indirimi yapılmamasını da hukuka aykırı bulmuş ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3160 E., 2024/588 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş MahkemesiSAYISI : 2021/108 E., 2024/192 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 21.12.2020 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada tüm kusurun davacıya ait olduğunu, davacının yükümlülüklerini tam kusuruyla ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketçe davacının iş güvenliği ve iş yeri kuralları kapsamında eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerini yerine getirdiğinin açıkça anlaşıldığını bütün bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile''Davanın kısmen kabul kısmen reddine;A-Maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine;1-Net 408.988,98.-TL sürekli iş göremezlik alacağının kabulü ile alacağın kaza tarihi olan 21.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Net 422,01.-TL geçici iş göremezlik alacağının kabulü ile alacağın kaza tarihi olan 21.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,B-Manevi tazminat davasının kabulüne,1-Net 20.000,00.-TL manevi tazminat alacağı talebinin kabulü ile alacağın kaza tarihi olan 21.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 21.12.2020 tarihinde davalı talimatı ile çalıştığı iş yerinde çatı montajı yaptığı sırada merdivenin kayması nedeni ile yüksekten düşmesi neticesinde yaralandığı, dava konusu kazanın kurum ünite kararına dayalı olarak iş kazası kabul edildiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, en son Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 21.12.2023 tarih, 3864 sayılı raporu ile meydan gelen iş kazası nedeni ile davacının maluliyet oranının % 6.3 olarak tespit edildiği, tarafların kusur aidiyet ve oranlarının tespiti için alınan 27.08.2023 tarihli rapor ile 26.12.2023 tarihli ikinci raporun birbirlerini teyyit ettiği, davalı tarafın vaki itirazlarının giderildiği, 27.08.2023 tarihli heyet raporunu veren bilirkişilerin iş güvenliği uzmanlarından oluştuğu, ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulduğu ve tespit edilen kusur aidiyet ve oranlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, maddi tazminat hesabında hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplandığı ve pasif dönemde asgari geçim indirimi hariç asgari ücret üzerinden hesap yapıldığı, davacının maluliyet sebebiyle daha fazla efor sarf ederek yaşamsal faaliyetlerini sürdüreceği anlaşıldığından, yapılan hesap yerleşik Yargıtay içtihatları ile olaya ve hukuka uygun olduğu, davacı yararına hükmedilen manevi tazminatın yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;a.Dosyada bulunan kusur raporlarını hazırlayan heyetlerde A sınıfı iş güvenliği uzmanı bilirkişilerin bulunmadığını, bu nedenle bu raporlara itibar edilmesinin hatalı olduğunu,b.Davacının maluliyet oranına ilişkin alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmemesinin hatalı olduğunu, c.Hesaba yönelik bilirkişi raporunda davacının kusur oranına dikkat edilmediğini, bakiye ömür süresinin hangi tabloya göre belirlendiğinin belli olmadığını, bu nedenlerle hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,d.Davanın kısmi dava olarak ikame edilmesine rağmen kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu,e.Hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu,f. TBK 52. maddesi gereğince müterafik kusur gereğince indirim yapılmamasının hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.