Danıştay Beşinci Daire, 686 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY iltisakı gerekçesiyle göreve iade başvurusunun reddine ilişkin kararı onadı.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan bir davacının, göreve iade talebinin reddi işlemine karşı açtığı davanın alt derece mahkemelerince reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunda, mahkumiyet kararının kesinleşmemesi nedeniyle masumiyet karinesinin dikkate alınması gerektiğini savunmasına rağmen, dava dosyasındaki mevcut deliller ışığında davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının sabit olduğuna kanaat getirilerek, göreve iade talebinin reddi yönündeki kararın hukuka uygun olduğu tespitiyle temyiz istemi reddedilerek karar onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/476Karar No : 2025/1216 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Hukuk Müşaviri ...İstemin Özeti : 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Müzahir kuruluşlara ödeme yaptığına ilişkin gerekçenin gerçeği yansıtmadığı ve ceza yargılamasında mevzu bahis yapılmadığı, Kimse Yok Mu Derneğine sms yoluyla para gönderme işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, ceza yargılamasında dosyaya kazandırılan dernek kayıt defterlerinde imzasının bulunmadığı ve dernek üyeliğinin mevcut olmadığı, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin her türlü şüpheden uzak olarak ortaya konulması gerektiği, ancak User-ID eşleştirmesi doğru yapılabilen kişilerin gerçek ByLock kullanıcısı oldukları, CGNAT, GPRS ve HTS kayıtlarının baz verilerinde birçok çelişkinin mevcut olduğu ve bir kişinin ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti için yeterli olmadığı, bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, ByLock kullanımıyla cebir ve şiddet kullanımını bildiği ve sonucuna doğrudan nasıl yol açtığının ortaya konulmadığı, isnat edilen eylemlerin gerçekleştirildikleri tarihte yasallık karinesinden yararlanan görünüşte yasal eylemler olduğu, sadakat yükümlülüğünün temel hak ve özgürlüklerden yararlanmaya engel oluşturmayacağı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, hakkındaki ceza yargılamasında Yargıtay incelemesi neticesinde ByLock tespit ve değerlendirme raporunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verildiği ve anılan yargılamanın devam ettiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.