İş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasında, maluliyet oranına itiraz ve ıslah sonrası güncel hesap raporunun usuli kazanılmış hakla reddine temyiz.
Özet: İş kazası sonucu talep edilen maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının maluliyet oranına ilişkin itirazlarına ve Adli Tıp Kurumu raporlarıyla kesinleşen yeni orana rağmen, davacının ilk hesap raporuna yönelik doğrudan itiraz etmediği gerekçesiyle daha düşük bir tazminat miktarına karar vermiştir; davacı vekili ise temyizinde, kesinleşen maluliyet oranı ve güncel ekonomik koşulları yansıtan sonraki raporun esas alınmaması ve müvekkili aleyhine usuli kazanılmış hak oluştuğu kabulünün hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1819 E., 2024/2300 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. İş MahkemesiSAYISI : 2017/342 E., 2024/282 K.Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 16.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı adına Av. ... ile davalı adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili özetle iş kazası nedeniyle müvekkilinin iş göremezliğe uğradığı kazanın oluşumunda davalının kusurlu olduğundan bahisle dava dilekçesinde 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. 21.01.2021 tarihli hesap raporunda davacının maddi zararı 271.792,42 TL olarak hesaplandıktan ve anılan rapor taraf vekillerine 08.02.2021 tarihinde elektronik yolla tebliğ edildikten sonra davacı vekilinin 09.03.2021 tarihli celsede “Müvekkilimizin maluliyet oranı bizce de eksik hesaplanmıştır. Bu nedenle ATK'dan rapor aldırılmasını talep ediyoruz” şeklinde beyanda bulunmuş, mahkemece önce YSK’dan rapor alınmış, sürekli iş göremezlik oranının değişmeksizin %14,00 olarak tespit edildiği anlaşılmış, davalı vekilinin itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 28.01.2022 tarihli ve devamında Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'nun 14.03.2024 tarihli raporlarında davacının sürekli iş göremezlik oranı %9,30 olarak tespit edilmiştir. Mahkemece alınan 03.04.2024 tarihli hesap raporunda davacının maddi zararının 1.726.434,00 TL olarak hesaplanmasından sonra davacı vekilinin 08.04.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemi 1.381.147,20 TL’ye arttırılmıştır.II. CEVAP Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ilk hesap raporuna itiraz etmediği gerekçesi ile %9,30 Sürekli iş göremezlik oranı ve davacının %20 müterafik kusuru 21.01.2021 tarihli hesap raporuna uygulanmak suretiyle davacı lehine 238.662,27 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilkerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Hukuk Genel Kurulunun da benimsediği üzere hesap raporunun tebliğini takip eden celsede, müvekkilinin maluliyet oranının eksik hesaplandığını ve bu nedenle Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini açıkça beyan etmiş olmalarına rağmen, tazminat miktarını kabul etmedikleri ortada iken davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu varsayımıyla hüküm kurulmasının Hukuk Genel Kurulu kararlarına, usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine oluşmuş bir usuli kazanılmış hak bulunmadığını, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının hatalı olduğunu, sayın mahkemece davacının talebinin gerçekte mevcut bir zarara değil asgari ücret artışlarına dayandığı kabul edilerek ilk hesap raporunun esas alınması hâlinde davacının mevcut bir maddi hakkının ortadan kaldırılmadığı ve bu nedenle bir hak ihlali oluşmadığı gerekçesiyle usuli kazanılmış hak ilkesine dayanılarak hüküm kurulmasının kabul edilemez olduğunu, sigortalının tazminatının hesaplanmasında hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretin esas alınması gerektiğini, dava dosyasında kusur ve maluliyet durumu kesinleştikten sonra alınan rapor ile davacının gerçek zararının tespit edildiğini, buna rağmen maluliyet oranı kesinleşmeden alınan önceki tarihli hesap raporu esas alınarak ve kamu düzenine ilişkin asgari ücret artışlarını dikkate alan sonraki tarihli rapora itibar edilmeksizin verilen kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca hükmedilen manevi tazminatın az olduğu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE a.Davacı vekilinin müvekkilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesindeMiktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 1.381.147,20 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi'nce davacı lehine 238.662,27 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 20.11.2024 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.b. Davacı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesindeUyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından davacının sürekli iş göremezlik oranı %9,30 olarak kabul edilmek suretiyle sonuca gidildiği halde bu oran üzerinden davacı lehine gelir bağlanmasının mümkün olmadığı, haliyle bu ihtimalde ilk peşin sermaye değerinin tenzil edilemeyeceği gözden kaçırılarak resen yapılan hesaplamada Kurum tarafından davacıya %14,00 oranı üzerinden bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmının bulunan maddi zarardan tenzil edildiği, yine İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında davalı şirketin ticaret ünvanının hatalı yazıldığı anlaşılmaktadır.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacı vekilinin müvekkilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının;a.Gerekçeli karar başlığında yer alan "..." ibaresinin silinerek yerine geçmek üzere "..." ibaresinin yazılması,b. Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;"H Ü K Ü M:1. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, a) 3.914,58 TL geçici iş göremezlik döneminden, 256.693,22 TL sürekli iş göremezlik döneminden olmak üzere toplam 260.607,80 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 27.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,b) 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,2. Hüküm altına alınan tutarlar üzerinden hesaplanan alınması gerekli 19.851,41 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 870,96 TL harç ile 918,50 TL ıslah harcı, yine 4.713,90 TL ıslah harcı toplamı 6.503,36 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 13.348,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3. Bu dava nedeniyle davacı tarafından yatılan 31,40 TL başvurma harcının ve bunun yanında peşin harç ve ıslah harcı toplamı 6.503,36 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4. Bu dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 11.663,50 TL diğer yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 2.367,69 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Bu dava nedeniyle davalı tarafından yapılan 2.526,80 TL diğer yargılama giderinin kabul-ret oranına göre 2.013,85 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6. Karar kesinleştiğinde, taraflarca yatırılan avansların kalan kısımlarının yatıran tarafa iadesine,7. Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden 41.697,25 TL, manevi tazminat talebi yönünden 30.000,00 TL olmak üzere toplam 71.697,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8.- Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2.maddesi de gözetilerek belirlenen maddi tazminat talebi yönünden reddedilen kısma ilişkin 37.799,34 TL ve manevi tazminat talebi yönünden reddedilen kısma ilişkin 17.900,00 TL olmak üzere toplam 55.699,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9.- Gerekçeli karar yazıldığında HMK m.321/2 gereğince taraf vekillerine tebliğine, Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yerdeki İş Mahkemesine dilekçe ile başvurulmak suretiyle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 27.06.2024" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 5.Davacı avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.