Eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağında, ayıplı ifa iddiasına ilişkin çelişkili bilirkişi raporlarının giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu yargı kararı.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağı ve itirazın iptali davasında, davalının ayıplı ifa savunmasına ilişkin olarak hem yargılama öncesi hem de yargılama sırasında alınan farklı bilirkişi raporlarının ürünlerdeki ayıp niteliği ve oranına dair çelişkili sonuçlar içermesi nedeniyle, ilk derece mahkemesinin bu çelişkiyi gidermeden karar vermesinin hukuka aykırı olduğu ve yargılamanın uzman bir bilirkişi kurulu marifetiyle yeni bir rapor alarak çelişkileri gidermesi gerektiği vurgulanmaktadır.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/172 E., 2025/718 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2023/307 E., 2024/624 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; aralarındaki eser sözleşmesi gereği edimini yerine getirmesine rağmen iş bedeli karşılığı düzenlenen faturanın ödenmediğini, faturanın takibe konulduğunu, haksız yere itiraz edildiğini belirterek haksız itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının edimini ayıplı olarak ifa ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama esnasında alınan bilirkişi ek raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Kendi talepleri üzerine alınan tespit raporunda ayıplı ürün miktarı ile yargılama esnasında alınan raporun oranlarının birbirleri ile çelişkili olduğunu, b. Arabuluculuk ücretinden kendisinin sorumlu tutulmaması gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeline yönelik yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre; mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (266/1). Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (281/1). Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (281/2). Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir (281/3). Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK 282/1).Raporu serbestçe değerlendirme yetkisi, hakimin, bilirkişinin yerine geçerek hakimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verebileceği anlamına gelmez. HGK'nın 04.02.2009 tarihli, 2008/4-823 Esas, 2009/50 Karar sayılı kararında da hakimin kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsi bilgisi ile sonuca gidemeyeceği, o konuda bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiği belirtilmiştir.Bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu ve bu çelişkinin giderilmesi teknik bilgiyi gerektirdiği takdirde, hakim bu çelişkiyi giderecek rapor almalıdır. Bu şekilde çelişkiyi gideren rapor almaksızın raporlardan birini esas alarak karar verilmesi halinde hakimin özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verdiği gibi bir sonuç ortaya çıkacaktır.Somut olay incelendiğinde davacı talebi ile değerlendirme yapılan 22.05.2023 tarihli tespit raporunda kıyafetlerdeki ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu ancak bu ayıpların basit bir müdahale ile giderilebilecek düzeyde olduğu ve maddi bir karşılığının bulunmadığı belirtilmiştir. Davalı tarafın talebi ile değerlendirme yapılan 15.03.2023 tarihli tespit raporunda ise ayıpların açık ve gizli ayıp niteliğinde olduğu, hatasız ürünlerin %50,56 oranında olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yargılama esnasında alınan kök raporda ayıpların açık ayıp olduğu %9,13 oranında olduğu itirazlar neticesinde alınan ve hükme esas alınan ek raporda da ayıpların %15,45 oranında olduğu belirtilmiş olup tespit raporları ile yargılama esnasında alınan raporlar arasında çelişki oluştuğu sabittir.Bu durumda mahkemece yapılacak iş, yeniden oluşturulacak alanında uzman bilirkişi kurulundan çelişki giderilecek şekilde rapor alınarak ayıp oranının ve bu orana göre davacı alacağının belirlenerek ve sonucuna göre karar verilmesidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.