Eğitim hizmetleri (41. sınıf) alanındaki markalar arasında öncelik, benzerlik ve iltibas tehlikesi iddialarıyla davalı markasının hükümsüzlüğü ve tazminat talepli dava.
Özet: Eğitim sektöründe faaliyet gösteren davacı şirket, "..." ibaresini taşıyan markasının davalıya ait benzer ibareli markadan önce tescil başvurusunun yapıldığını ve tüketicilerde iltibas tehlikesi yarattığını öne sürerek davalı markasının hükümsüzlüğünü ve tazminat talep etmiş; davalı ise ibarenin ayırt edici olmadığını ve kendi markasının geçerliliğini savunmuş, ilk derece mahkemesi davacının belirli bir markasının davalı markasından önce başvurulduğunu ve iltibas riskini tespit etse de, bölge adliye mahkemesince onanan kararla davacının tüm talepleri esastan reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1309 Esas, 2025/352 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI : 2019/253 E., 2022/168 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun zamandır eğitim öğretim sektöründe hizmet verdiğini, "... Bilim Okulları", "... Matematik Müzesi", "... " ve "... ..." markaları ile 16. ve 41. sınıfta faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 2016/56835 başvuru numaralı "şekil + ... Bilim Okulları" markası için 29.06.2016 tarihli başvurusunun, 15.08.2017 tarihinde, 2017/98906 başvuru numaralı "... Matematik Müzesi" markası için 03.11.2017 tarihli başvurusunun, 24.04.2018 tarihinde, 2017/98909 başvuru numaralı "... " markası için 03.11.2017 tarihli başvurusunun, 27.04.2018 tarihinde 2018/20146 başvuru numaralı "... ..." markası için 28.02.2018 tarihli başvurusunun, 20.05.2019 tarihinde tescil edildiğini, davalıya ait 2016/70045 başvuru numaralı "... ..." isimli marka için ise 29.08.2016 tarihinde başvuru yapıldığını ve bu markanın 04.05.2017 tarihinde tescil edildiğini, davalının müvekkili şirketin tescilli markaları ile aynı sınıfta 41. sınıfta faaliyet gösterdiğini, davalı şirket markasını müvekkili şirketten önce tescil ettirmiş olsa da, "..." ibaresini ilk müvekkili şirketin kullandığını, marka üzerinde kullanım ve öncelik hakkının davacıya ait olduğunu, başvuru tarihlerine bakıldığında "..." markası için ilk başvurunun da davalıdan önce müvekkili tarafından 29.06.2016 tarihinde yapıldığını, davacıya ait markalarda kullanılan "..." ibaresinin esaslı unsur olduğunu, bu ibare üzerinde hak sahipliğinin ve müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2016/70045 başvuru numaralı "... ..." markasının tüm sınıflarda hükümsüz bırakılmasına ve marka sicilinden terkinine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat, 1.000,00 TL manevi tazminat ve 1.000,00 TL yoksun kalınan kazancın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 28.02.2018 tarihinde "... ...+şekil" ibaresinin marka olarak 16... . sınıflarda tescili istemiyle Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirketin 2016/70045 sayılı "... ...+şekil" ibareli markaları ile benzerlik arz ettiğinden ve tanınmışlık iddiasıyla itirazda bulunduğunu, itirazın Markalar Dairesince kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 41. sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri"nin çıkartıldığını, davacının yeniden inceleme isteminin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca (YİDK) reddine karar verildiğini, bu kararın iptali istemiyle davacı tarafından dava açıldığını, alınan 28.10.2019 tarihli raporda YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirildiğini, marka işaretlerinde yer alan ... ve ... sözcüklerinin eğitim öğretim alanında herkesin kullandığı, markasal niteliği bulunmayan, dava konusu markalara da ayırt edici nitelik katmayan kelimeler olduğunu, davacının kazanılmış hak iddiasına dayanak yaptığı markalardan 2017/989 06... /98909 tescil numaralı markaların, sırasıyla 24.04.20 18... .04.2018 tarihlerinde tescil edildiğini, dava konusu başvurunun ise 28.02.2018 tarihinde yapıldığını, bu durumda belirtilen bu markalar için kazanılmış hak iddiasını destekleyen biçimde tescilli olarak uzun süre kullanılmış olma şartının oluşmadığını, kazanılmış hak dahi kabul edilmeyen bir durumun, tazminat ve yoksun kalınan kâra konu edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınana bilirkişi raporu kapsamında davacının 2017/98906, 2017/98 90... /20146 sayılı dayanak markalarından önce olması nedeniyle bu markaların dikkate alınamayacağı, ancak davacının 2016/56835 sayılı markasının başvuru tarihinin davalının hükümsüzlüğü talep edilen 2016/70045 sayılı markasından önce olduğu, tarafların markalarının 41. sınıftaki “eğitim ve öğretim hizmetleri”nde tescilli olması nedeniyle taraf markaları arasında sınıfsal yönden ayniyet bulunduğu, markalar arasında orta düzeyde benzerlik görüldüğü, tüketicinin her iki marka arasında bir şekilde bağlantı kurabileceğinden iltibas tehlikesinin doğabileceği veya markalar arasındaki figüratif farklılıklar nedeniyle bir kısım tüketici markaların farklı olduğunun ayrımına varsa bile müşterek (...) ibaresi nedeniyle ilişkilendirme anlamında markaların aynı veya bağlantılı kaynaktan geldiği yönünde yanılgıya düşebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davalı adına ... numarası ile tescilli "... ..." markasının hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden silinmesine, davacının maddi tazminat ve yoksun kalınan tazminata yönelik talebinin kabulü ile 72.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirildiği, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik itirazlarının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, markaya tecavüzün tespiti, davalıya ait markanın sicilden terkini, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.