SGK prim ve gecikme cezası borcunun haksız ve zamanaşımına uğradığı iddiasıyla açılan iptal davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Davacı şirketin, haksız ve usulsüz tebliğ edildiğini iddia ettiği 1.074.711,53 TL tutarındaki prim borcu ile gecikme cezasının iptali ve borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş, davalı kurumun istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş ve Yargıtay da temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3046 E., 2025/387 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. İş MahkemesiSAYISI : 2022/16 E., 2022/183 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından 18.07.2019 tarih ve 78102388-206.06-E.10387694 sayılı yazısıyla taraflarına gönderilen borç bildirim yazısı ile 1.074.711,53 TL tutarındaki SGK primi ve gecikme cezasının 1 ay içinde ödenmesinin talep edildiğini, ancak tahakkuk ettirilen bu borç ve gecikme cezasının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, Kurumca yapılan tebligatın da usulsüz olduğunu, tahakkuk ettirilen prim borcunun kabul anlamına gelmemek üzere tahakkuk ettirilen Kurum alacaklarının tamamının zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın kabulü ile dilekçe ekinde bulunan 18.07.2019 tarih ve 78102388-206.06-E.10387694 sayılı yazıda tahakkuk ettirilen 1.074.711,53 TL tutarındaki prim borcunun, gecikme faizi ve gecikme zammı ile birlikte iptaline ve müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçelerinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.