Yaratıcı yapımcının senaristliğini yaptığı eserin kayıt tescil belgelerinin iptal talebinin dürüstlük kuralına aykırı bulunarak esastan reddi ve temyizde onanması.
Özet: Davacı, "..." adlı yapımın proje sahibi, senaristi ve diyalog yazarı olduğunu, davalı şirketin ismini eserden çıkardığını ve geçerli muvafakat olmaksızın eser kayıt-tescil belgeleri alındığını ileri sürerek bu belgelerin iptalini talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, davanın geç açılması, davalının menfaati bulunmaması, davacının senaristliğinin inkâr edilmemesi ve iptal şartlarının oluşmaması gibi gerekçelerle davanın reddine karar vermiş, bu karar istinaf ve temyiz incelemelerinde de usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/2745 E.  ,  2025/7357 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2101 Esas, 2025/260 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, “...” isimli yapımın proje sahibi, yaratıcı yapımcısı, filmin senaristi ve diyalog yazarı sıfatlarıyla eser sahibi olduğunu, ismini koyarak öyküsünü ve hikayesini yazdığı, bu kapsamda müvekkili ile davalı şirket arasında sözleşme imzalanarak teslim edildiğini, davalı şirketin değişiklik taleplerinin kabul edilmesi üzerine aynı muhtevada bir başka sözleşmenin daha imzalandığını, bu sözleşmenin müvekkiline verilmediğini, davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmeyerek basılan kitapçık, poster gibi tüm materyallerden ve teaserlardan müvekkilinin adını çıkarttığını, ilişki kurduğu kişilere projenin kendisine ait olduğunu söylediğini, eser kayıt-tescil belgesinin alınabilmesi için geçerli bir muvafakatname olması gerekirken somut olayda bu unsurun gerçekleşmediğini ileri sürerek 10.07.2017 tarih, 17/395 sayılı ve 12.06.2018 tarih ve 18/395 sayılı kayıt tescil belgelerinin iptallerine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında davacının başka bir esere ilişkin olarak muvafakatname vermesini gerektiren bir sözleşmenin bulunmadığı, davanın filmin yayınlanmasından 4 yıl sonra açıldığı, daha öncesinde filmin yayınlanması noktasında itirazda bulunulmayıp tazminat talep edildiği, davalı şirket tarafından senaryonun davacı tarafından yazıldığı hususunda herhangi bir itirazda da bulunulmadığı, sahte olarak düzenlendiği iddia edilen belge/belgeler neticesinde davalının, davacıdan bir başkasını diyalog yazarı olarak göstermediği, bilakis davacının diyalog yazarı olarak belirtildiği, bu işlemde davalı şirketin herhangi bir menfaatinin bulunmadığı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde eser işletme belgesinin iptali talebinin dürüstlük kuralına uymayacağı, kayıt tescil belgelerinin iptal şartlarının oluşmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, eser hakkına ilişkin zorunlu eser işletme belgelerinin iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
08.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.