İstanbulda mutlak koruma alanındaki taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti, idare adına tescili ve birleşen ticari bitki yetiştiriciliği zararlarının tazmini talepli davanın bozma sonrası kabul kararının temyiz incelemesi.
Özet: Hukuki uyuşmazlık, idarenin belli parsellerin kamulaştırma bedelinin tespiti, kendi adına tescili ve daha önce ödenen bir bedelin mahsubunu talep ettiği asıl dava ile, taşınmaz sahibinin idarenin eylemleri sonucu mülkündeki ticari bitki yetiştirme faaliyetlerinin engellenmesi ve göletin kaldırılması nedeniyle uğradığı fidan ve diğer yatırım zararlarının tazminini istediği birleştirilen davalardan kaynaklanmaktadır. Süreçte ilk derece mahkemesinin ve istinaf mahkemesinin kabul kararları Yargıtay tarafından bozulmuş, bozma sonrası yeniden yargılama yapan istinaf mahkemesi hem kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili hem de zarar tazmini taleplerini kabul etmiştir. Bu son istinaf kararı taraflarca yeniden temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/8645 E.  ,  2025/7125 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/26 Esas, 2024/809 Karar
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin asıl dava ile kamulaştırma nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesi ... Mevkii, 69, 45 68... parsellerin de bulunduğu ... Mutlak Koruma Alanında kalan parselin kamulaştırılmasına karar verildiğini, dava konusu parselin Kıymet Takdir Komisyonu raporu ile çıplak m² değerinin 130,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle dava konusu taşınmazın bedelinin tespitini, taşınmaz üzerinde var olan mevcut haciz ve takyidatların ari olarak müvekkili idare adına tescilini, iş bu dava ile kamulaştırma bedel tespit ve tescil talepli olarak dava açılmış ise de aynı davalıya ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/181 Esas sayılı davası ile iadesi/istirdadı talep edilen ve evvelce davalı tarafa haczen tahsil suretiyle işbu davanın konusu taşınmazlar için tazminat bedeli olarak ödenen 3.231.559,81 TL'nin huzurdaki davada keşif sonucu verilecek rapor ile tespit edilecek kamulaştırma bedelinden düşülmesi ve bakiye tutarın bloke edilmek suretiyle davalıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı ... dava dilekçesinde özetle; ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/209 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, müvekkili davacının maliki bulunduğu bu taşınmazlarda bitki yetiştirmek için Tarım ve Orman Bakanlığına müracatta bulunduğu ve bitki yetiştirme ruhsatını aldığını, almış olduğu ruhsata istinaden ticari amaçlı bitki yetiştime faaliyetine başladığını, fidan ve bir takım bitkilerin yetiştirildiğini, bu fidan ve bitkilerinin sulama amaçlı gölet yapıldığını, ancak davalı idare tarafından dava konusu taşınmazların İSKİ Kanunu ve İçme Suyu Havzaları Yönetmeliği gereğince ... Baraj Gölü mutlak koruma sahası içinde kaldığı gerekçesi ile fiilen el atılarak göletlerin kaldırılması ve fidanların bakımının engellenmesi üzerine dikilen fidanların kurulduğu ve yapılan yatırımların heba olduğunu, davacının uğradığı zararın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/792 Esas sayılı dosyasında düzenlenen raporunda hesaplandığını ve 2.719.500,00 TL olduğu, öncelikle açılan bu dava dosyasının ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/209 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve uğranılan zarar nedeniyle fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere 3.000.000,00 TL ağaç bedelleri ve yapı, muhtesat ve gölet ile ilgili bedellerin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili ile davacı tarafa ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın üstün vasıfları ve civardaki emsaller dikkate alınmak suretiyle gerçek bedelin hesaplanmasını ve bu bedelin faizi ile birlikte hüküm altına alınarak davalıya ödenmesine, bu davanın konusu olmamakla birlikte bir an için talep doğrultusunda kamulaştırma bedelinden daha önce ödenen bedelin iadesi bu dava içerisinde değerlendirilse dahi davacı tarafından belirtilen 3.231.559,81 TL nin değil harç vergi ve düşüldükten sonra davacıya ödenen gerçek bedelin tespiti ile bu bedelin kamulaştırma bedelinden düşülmesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2017 tarihli ve 2017/209 Esas, 2018/287 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.05.2021 tarihli ve 2019/2690 Esas, 2021/941 Karar sayılı kararıyla kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ancak davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosya arasında bulunan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/85 D. İş dosyasında taşınmazın çok bakımsız olduğu, yoğun yabani hardal bitkisi nedeniyle fidanların görülemediği; ancak 2 yaşındaki repikaj alanına dikilmiş fakat bakımı yapılmamış 2500-3000 adet zeytin fidanı olduğunun belirtildiği, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/792 Esas sayılı dosyasında aldırılan fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların otluk ve sazlık olduğu, araziler incelenerek ve tespit raporuna göre 141.000 adet fidan olduğunun belirtildiği, ancak bu tespitin nasıl yapıldığına ilişkin somut veri sunulmadığı, eldeki dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise bilimsel metotla fidan yetiştiriciliği yapılması durumunda 1 metrekarede 2 adet süs bitkisi yetiştirilebileceği belirtilerek 56492 adet muhtelif süs bitkisi ve zeytin fidanının gelir kaybı hesaplanmıştır. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kar dikkate alınmaz.Buna göre dava konusu taşınmazın üzerinde bulunduğu ileri sürülen fidanların sayısı her türlü şüpheden uzak bir biçimde belirlendikten sonra bilirkişilerce tespit edilecek bedeline, maktu değerlerine ilişkin resmi veriler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporunun denetlendikten sonra hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ileride süs bitkisi yetiştirileceği varsayımı ile gelir kaybına hükmedilmesi, davacı tarafça açılan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/792 Esas sayılı dosyasında ilk kararla hükmedilen ve karar kesinleşmeksizin icraya konulan 2.091.640,98 TL’nin davalı tarafça faiziyle davacı idareye iade edildiği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı ve birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, bilirkişilerin dosya kapsamına göre karar verdiğini, yeni araştırma ve inceleme yapılmadığını, karara dayanak raporda dahi bakımsızlıktan, yabani ottan fidanların ve sayısının tespitinin dahi yapılamadığının açıkça yazılı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Asıl davada davalı ve birleştirilen davanın davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit dosyasında fidanların belirlendiğini, 1 metrekare alanda 8-10 adet süs bitkisi ve/veya fidan yetiştirilirken raporlarda çok daha az sayıda bitki hesabı yapıldığını, hükmedilen bedelin en az yarı yarıya zararlarına olduğunu, faiz adı altında hükmedilen bedelin enflasyon karşısında uğranılan zararı karşılamadığını, bedelin güncellenmesi ya da Anayasa'nın 46 ncı maddesi uyarınca faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi doğrudur.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Davacının 07.04.2008 havale tarihli dilekçesi ile tespit talebinde bulunduğu, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/85 Değişik İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda taşınmazların keşif tarihi itibarıyla çok bakımsız olduğu, yabani hardal bitkisinin yoğunluğundan dolayı araziye dikimi yapılmış fidanlar görülemediği, ancak yaklaşık 2 yaşındaki 35-40 cm aralıklarla repikaj alanına dikilmiş fakat bakımı yapılmamış 2500-3000 adet zeytin fidanının bulunduğu, davacı tarafça sulama açmaçlı yapılmış gölet bulunduğu, dava dilekçesinde miktar ve ebatları belirtilen miktarda sahibi olduğu arazi üzerinde 3 yıllık sürenin sonunda elde edeceği fidan satışından eline geçecek gelirin hesaplandığının belirtildiği, aynı taşınmazlar için açılan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/792 Esas sayılı dosyasında alınan fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların 06.07.2010 tarihli fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların tarım arazisi olarak kullanılmadığı, otluk ve sazlık olduğunun görüldüğü, 13.11.2007 tarihli davacıya ait İSKİ Genel Müdürlüğü hitaplı dilekçede fidan yetiştirmek istediğinin belirtildiği, 06.11.2007 tarihli ve 154071 sayılı cevabi yazıda mutlak koruma alanlarında hiçbir şekilde ziraat ve hayvancılık yapılamayacağından talebin uygun görülmediği, 21.07.2009 tarihli bilirkişi raporunda 2008/55 D. İş dosyasında verilerin esas alınarak hesaplama yapıldığının belirtildiği, dosya içindeki tespit raporunda 141.000 belirtilmişse de bu hususun tespit raporu verileri ile örtüşmediği anlaşıldığından, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/85 D.iş dosyasında tespit edilen zeytin fidanları dışındaki süs bitkilerinin bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.