Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, Antalyada hastane arazisine kamulaştırmasız el atma bedeli davasında bozma sonrası verilen kararı temyizen inceledi.
Özet: Müvekkillerinin taşınmazına davalı idare tarafından kamulaştırmasız olarak hastane inşa edilmesi nedeniyle tazminat talep eden davacıların açtığı dava, ilk derece mahkemesince kabul edilmesine rağmen, davalı idarenin husumet, uzlaşma ve mülkiyet iddiaları ile bölge adliye mahkemesince taşınmazın değer tespiti ve idarenin harç muafiyeti konularında yapılan incelemeler neticesinde bozularak, temyiz incelemesi sonrasında bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılamada davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi tarafından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/10282 E.  ,  2025/7116 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/21 Esas, 2024/990 Karar
DAVA TARİHİ : 27.08.2018
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin hissedarı oldukları Antalya ili, ..., ... Mahallesinde kain 26 86... parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı idare tarafından hastane yapılmak sureti ile taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin ... Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesi uyarınca uzlaşma usulünün uygulanmasının dava şartı olduğunu, dava konusu taşınmaz 1969 yılından itibaren Hazine ve ... Belediye Başkanlığı arsasıyken 03.06.1976'da belediye payının sağlık alanı olarak Hazineye devredilmesi ile 2 00... parsel olarak işlem gördüğünü, 09.07.1981 tarihli inşaat ruhsatnamesi ile ... Devlet Hastanesi olarak inşaata başlandığını, bu bilgiler ışığında davacıların uzlaşma yoluna başvurmaları gerekirken başvurmadıklarının açık olduğunu, bu nedenle dava şartı yerine getirilmediği için de davanın reddinin gerektiğini, ayrıca ... Belediye Başkanlığı tarafından yapılan imar uygulamaları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin 26 86... parsel adıyla işlem gördüğünü ve vatandaş hissesi dahil edildiğini, bu süreçte belediye tarafından yapılan imar uygulamalarıyla ilgili herhangi bir görüş sorulmadığını ve bilgi verilmediğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davacılar ... ile ...'in dava konusu taşınmazda mülkiyet haklarının olmadığını belirterek usul ve esas bakımından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.09.2020 tarihli ve 2019/469 Esas, 2020/511 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesini 02.11.2021 tarihli ve 2021/75 Esas, 2021/1351 Karar sayılı kararı ile ..., ... Mahallesi 26 86... parsel sayılı taşınmazın 1969 yılından itibaren Hazine ve ... Belediye Başkanlığı arsasıyken 03.06.1976 tarihinde Belediye payının sağlık alanı olarak Hazineye devredilmesiyle 2 00... parsel olarak işlem gördüğü, 09.07.1981 tarihli inşaat ruhsatnamesi ile 2 00... parsel numarasıyla "Devlet Hastanesi" olarak inşaata başlanıp, 1986 yılında hastanenin bu adreste hizmet vermeye başladığı, ek bina olarak tamamlanan kısmın 1998 yılında hizmete açıldığı, poliklinikler ve idari binanın ise 2004 yılında projesi yapılarak tamamı vatandaş katkısıyla tamamlatılıp Mayıs 2015' te hizmete açıldığı, 05.12.1991 tarihli tapu senedi ile "... Devlet Hastanesi ve Bahçesi" olarak tescil edildiği, daha sonra ... Belediye Başkanlığınca 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci madde uygulaması yapıldığı, davacılardan ...'ın 23.08.2013 tarihli ve ... yevmiye nolu imar uygulaması ile taşınmazda hissedar olan ...mirasçısı olduğu, dolayısıyla bu davacı yönünden kamulaştırmasız el atma olgusunun imar parsellerinin oluştuğu tarih olan 2013 yılında başladığı, davacılardan ...'in ise 21.05.2018 tarihli ve ... yevmiye nolu satış işlemi ile taşınmazda hissedar olduğu, bu davacı açısından ise kamulaştırmasız el atma tarihinin satış tarihi olarak kabulünün gerektiği, yine davacılardan ...'in ise dava konusu taşınmazda, ilk hissedarlık durumunun 06.08.2018 tarihinde oluştuğu, dolayısıyla her üç davacı açısından da uzlaşmanın dava şartı olmadığından taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ancak idarenin harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; ... Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğünün 16.12.2022 tarihli ve 63216 sayılı yazısından ve tapu kayıtlarının incelenmesinden yargılama devam ederken yapılan imar uygulaması neticesinde davacılardan ... ve ...'e ait hisselerin 28 73... parsel, 18 76... parsel ve 28 77... parsel sayılı taşınmazlara tahsis edildiği, ...'e ait paya ise rastlanmadığı belirtilmişse de ...'in ...mirasçısı olduğu ve ...’ın da söz konusu parsellerde paydaş olduğu anlaşılmış olup, şuyulandırma cetvellerinin getirtilerek davacıların bahsi geçen son tapu kayıtlarındaki paylarının dava konusu taşınmazdan geldiğinin anlaşılması halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle ... yönünden payların edinim tarihinin gözetilmesi gerektiğini, yeni oluşan parsellerde el atma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hukuki veya fiili olarak el atma olgusunun incelenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... Belediye Başkanlığı tarafından hukuka aykırı bir şekilde yapılan imar uygulamalarının davaya neden olduğunu, müvekkili bakanlıkça dava konusu taşınmazın imar planının hazırlaması söz konusu olmadığından anılan davanın açılmasında idaremizin bir dahli bulunmadığı gibi, bu noktadan hareketle "haksız olmasını" gerektiren bir olgu ve durum da bulunmadığından yargılama gideri ve vekâlet ücretinin taraflarına yükletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosyanın incelenmesinden; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 26 86... parsel sayılı taşınmazın 1969 yılından itibaren Hazine ve ... Belediye Başkanlığı arsasıyken 03.06.1976 tarihinde Belediye payının sağlık alanı olarak Hazineye devredilmesiyle 2 00... parsel olarak işlem gördüğü, 09.07.1981 tarihli inşaat ruhsatnamesi ile 2 00... parsel numarasıyla "Devlet Hastanesi" olarak inşaata başlanıp, 1986 yılında hastanenin bu adreste hizmet vermeye başladığı, 05.12.1991 tarihli tapu senedi ile "... Devlet Hastanesi ve Bahçesi" olarak tescil edildiği, daha sonra ... Belediye Başkanlığınca 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uygulaması yapıldığı, imar uygulaması ve pay satışları ile taşınmazın çok hisseli hale geldiği ... Belediyesi Plan ve Proje Müdürlüğünün 16.12.2022 tarihli ve 63216 sayılı yazısından ve tapu kayıtlarının incelenmesinden yargılama devam ederken yapılan imar uygulaması neticesinde davacılardan ... ve ...'e ait hisselerin 28 73... parsel, 18 76... parsel ve 28 77... parsel sayılı taşınmazlara tahsis edildiği, ...'e ait paya ise rastlanmadığı belirtilmişse de ...'in ...mirasçısı olduğu ve ...’ın da söz konusu parsellerde paydaş olduğu anlaşılmıştır.
3. Her ne kadar Dairemiz bozma kararında şuyulandırma cetvellerinin getirtilerek davacıların bahsi geçen son tapu kayıtlarındaki paylarının dava konusu taşınmazdan geldiğinin anlaşılması halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği belirtilmişse de tapu kayıtlarının incelenmesinden 28 76... parselin tapudaki niteliğinin meslek lisesi olduğu, Maliye Hazinesi ve ... Belediye Başkanlığının taşınmazda paydaş olduğu, 28 77... parselin arsa vasfında olduğu ve Maliye Hazinesinin taşınmazda paydaş olduğu, 28 73... parselin arsa vasfında olduğu, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü parsel sorgu sisteminde yapılan gözlemde ise 28 77... parselin üzerinde ... İlkögretim Okulunun, 28 73... parselin üzerinde kısmen yol bulunduğu, 2876 parselin ise kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
4. Bu durumda Mahkemece en son imar uygulamasına ait şuyulandırma cetvelleri ilgili Belediyeden istendikten, dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonucu gittiği en son tapu kayıtları ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtildikten, imar uygulaması sonucu yeni oluşan parsellerin imar planındaki özgülenme amacı ilgili Belediye Başkanlığından sorulduktan, şuyulandırma öncesi ve sonrası çaplı krokiler ilgili Kadastro Müdürlüğünden getirtiltildikten sonra, mahallinde yeniden keşif yapılarak, imar uygulaması sonucu oluşan yeni parsellerin tapu kaydı zemine uygulanıp, yeni oluşan parsellere davalı idarece fiilen el atılıp atılmadığı, fiilen el atılmasa bile dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, kamuya tahsisli alan olarak ayrılıp ayrılmadığının, kamuya özgülenme durumunun devam edip etmediğinin tespiti ile kamuya özgülenme durumunun devam ettiği anlaşıldığı takdirde, fiili el atmanın gerçekleştiği kabul edilerek sorumlu idare de belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.