Kadastro tespitine itiraz davasında, önceki tescil davasının dikkate alınmaması ve tutanağın malik hanesi boş bırakılarak davaların birleştirilmesi gerekirken usul hatasıyla bozma.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davalılar adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile yapılan tespitin iptaline ve taşınmazın davacı adına tesciline yönelik kararları, Yüksek Mahkemece bozulmuştur; bozma gerekçesi olarak, dava konusu taşınmazın kadastro tespit tarihi itibarıyla başka bir tescil davasına konu olması nedeniyle kadastro tutanağının malik hanesinin boş bırakılması, genel mahkemede görülen tescil davasının ilgili kısmına görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine devredilmesi ve bu iki dosyanın birleştirilerek yargılamanın usulünce devam etmesi gerekirken, bu durumun göz ardı edilerek hüküm kurulmasının hatalı bulunması gösterilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2023/6614 E.  ,  2025/7284 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/185 E., 2023/2627 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/284 E., 2022/135 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
İstanbul ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 31 00... parsel sayılı 3.993,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 31 00... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini ancak davalılar lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını belirterek, davalılar adına yapılan tespitin iptalini ve taşınmazın .... adına tescilini talep etmiştir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur..
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalılar lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu İstanbul ili .... ilçesi .... Mahallesi 31 00... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın kadastro tutanağında yazılı nitelik ve yüzölçümü ile .... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve işbu karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; yazılı şekilde karar verilmiş ise de verilen karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; eldeki dosya davalılarının 2011 yılında eldeki davaya konu yeri de kapsayan yaklaşık 17.000 m²lik yerin, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla zilyetlik şartlarına dayanarak adlarına tescili istemiyle dava açtıkları ve bu dava sonucunda Şile Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.09.2018 tarihli ve 2014/164 Esas, 2018/274 Karar sayılı kararıyla, davacılar lehine imar ve ihyaya dayalı kazanım koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.10.2022 tarihli ve 2022/6466 Esas, 2022/8553 Karar sayılı ilâmı ile "dava konusu edilen taşınmazın kadastro tutanağı düzenlenin kısımları hakkında az yukarıda açıklanan 3402 sayılı Kanun hükümleri uyarınca görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesi, kadastro tutanağı düzenlenmeyen kısımlar ile ilgili olarak ise toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar yapılan kadastro çalışmasında dava konusu taşınmaz incelemeye esas dosya davalıları ... ve ... adına tespit edilmişse de; az yukarıda açıklandığı üzere tespit tarihinde dava konusu taşınmazın davalı olduğu ve bu sebeple taşınmazın kadastro tutanağının malik hanesi boş bırakılarak tespit edilmesi, tutanak aslı ile eklerinin Kadastro Mahkemesine gönderilmesi ve genel mahkemede görülen tescil davasında tutanak tutulan kısma ilişkin görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine devredilmesi ve Kadastro Mahkemesince devredilen dava dosyası ile tutanak aslı birleştirilerek 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca gerekli ilanlar yaptırılıp yargılamaya devam edilerek karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle iken, İlk Derece Mahkemesince tescil dava dosyası hiç dikkate alınmadan karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.