Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatındaki trafik kazası sonucu yaralanan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatında aktüer raporu, müterafik kusur ve vekalet ücreti temyiz incelemesi.
Özet: Bir trafik kazasında yaralanan yolcunun zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin davada, sigorta şirketinin maluliyet raporuna, müterafik kusura ve tazminat hesaplama yöntemlerine dair itirazları, davacının sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunduğu, kusur ve aktüer raporlarının yerleşik uygulamalara uygun olduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı ve tazminatın doğru hesaplandığı tespitleriyle reddedilerek, itiraz hakem heyetinin sadece vekalet ücreti düzeltmesi dışındaki kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/745 Değişik İş - 2024/752 KararSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : İHK/2024-43226SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-2024/212001İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çok taraflı trafik kazası neticesinde sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 450.097,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davacının müterafik kusuru ve hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 450.097,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut maluliyet raporu, kusur raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin diğer itirazları ise reddedilmiştir.V. TEMYİZA.Temyiz sebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirkete 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun başvuru yapılmadığını, dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davalı şirket tarafından alınan medikal rapor ile maluliyet raporu arasında çelişki meydana geldiğini, davalı şirketin sorumluluğunun, poliçe limiti ile sınırlı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru kadar olduğunu, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz oranı esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, özellikle davacı tarafından davalı ... şirketine usul ve yasaya uygun başvuru yapılmış olmasına, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir somut neden bulunmadığı gözetildiğinde bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında usulsüzlük görülmemesine, İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.Somut olayda dosya kapsamında, davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak usulüne uygun şekilde alınmış rapor bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan ve ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 10.08.2023 tarihli maluliyet raporu ile davacının maluliyet oranı % 13 olarak belirlenmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince söz konusu maluliyet raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin vekalet ücreti dışındaki itirazları İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir.Her ne kadar ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 10.08.2023 tarihli maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş ise de davacının maluliyetinin bir kısmı ''hipertrofik skar ve keloid'' arızasından kaynaklanmasına rağmen söz konusu rapor, heyette plastik cerrahi uzmanı olmadan düzenlenmiş olup bu rapor karar vermeye elverişli değildir.Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar ve yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına da dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalından, yeni bir rapor alınarak (ve temyiz edenin sıfatına göre usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.