Sigorta poliçesi kapsamında trafik kazası kaynaklı tazminatların rücuen tahsili amacıyla başlatılan itirazın iptali davasında temyiz.
Özet: Davacı işleteni olduğu araçların karıştığı trafik kazaları sonucunda üçüncü kişilere ödediği tazminatların, davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takiplerine yönelik itirazların iptali ve icra inkar tazminatı taleplerini içeren davalarda; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından davacının talepleri kabul edilmiş, davalının sigorta limiti tükendiği, poliçe hükümlerinin yanlış yorumlandığı ve manevi tazminatın teminata dahil olmadığı yönündeki temyiz itirazları incelenirken, birleşen dava yönünden temyiz kesinlik sınırının altında kalma durumu değerlendirilmektedir.
4. Hukuk Dairesi         2023/239 E.  ,  2025/15876 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2019/255 E., 2022/1639 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/260 Esas - 2018/635 Karar
BİRLEŞEN DAVA DOSYASI
MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/329 Esas - 2017/797 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davaya yönelik dava dilekçesinde; müvekkilinin denetiminde bulunan özel halk otobüsünün 05.05.2006 tarihinde ölümlü ve yaralamalı trafik kazasına karıştığını, meydana gelen kazaya dayalı olarak işleten sıfatı ile müvekkili hakkında maddi ve manevi tazminat davaları açıldığını, yargılama sonucunda hükmedilen tazminatlara ilişkin müvekkili tarafından toplam 248.771,48 TL ödendiğini, müvekkili ile davalı arasında 2006 yılında muhtelif risklere karşı davalı ile sözleşme imzalandığını, sigorta teminatının toplam 1.900.000,00 TL olduğunu, 2006 yılında meydana gelen kazadan dolayı daha önce başka dosyalardan dolayı da müvekkili aleyhine açılan davalar sonucu hükmedilen maddi ve manevi tazminatların hak sahiplerine ödenmesinden sonra, ödenen bu miktarların tahsili amacıyla yine aynı davalı ... şirketine karşı açılan davaların kabulüne dair verilen kararların onanarak kesinleştiğini, rücu için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek davalının Ankara 25.İcra Müdürlüğü'nün 2016/4568 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davaya yönelik dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu ...plaka sayılı aracın 03.01.2006 tarihinde dava dışı yaya ..'a çarparak ölümüne neden olduğunu, müteveffanın mirasçıları tarafından açılan dava sonucu hükmedilen tazminatlar için müvekkilinin toplam 34.259,93 TL ödediğini, taraflar arasındaki poliçe kapsamında rücu için Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2015/17053 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davaya yönelik cevap dilekçelerinde; müvekkili tarafından davacıya ve mağdurlara ödenen tutarlar dikkate alındığında poliçe limitinin tüketildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın kabulüne, davalının Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2016/4568 Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullarla devamına, alacağın %20'si olan 49.754,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/329 Esas sayılı davasında davanın kabulüne, davalının Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2015/17053 Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullarla devamına, alacağın %20'si olan 7.349,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; teminat limitinin tüketildiğini, Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının hatalı yorumlandığını, anılan hüküm gereğince dava masrafları ve tazminat miktarının limiti aşamayacağını, kaza tarihinden önce yapılan ödemelerin sözleşme ile teminat kapsamına alınıp alınmadığının araştırılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve çelişkili olduğunu, manevi tazminatın teminata dahil olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, davacının işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda yaralanan üçüncü kişilere, davacı tarafından yapılan ödemenin, taraflar arasında akdedilen üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi gereğince davalıdan rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Birleşen dava yönünden;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; birleşen davada icra takibine konu olup hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 35.879,73 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Açıklanan nedenle davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Asıl dava yönünden;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, sigorta poliçesi ile yalnızca vade süresi içerisinde meydana gelen olaylar için teminat verilmiş olmasına, poliçe süresi içerisinde meydana gelen kazalar nedeniyle davalı tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında limitin tükenmemiş olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, manevi tazminatın da teminat kapsamında olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen dava yönünden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.