10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti mahkûmiyetini, kullanım sınırındaki madde için kesin delil yokluğu ve olağan sekiz yıllık zamanaşımı nedeniyle bozarak davanın düşmesine karar vermiştir.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet hükmü, sanığın savunmalarının aksine, kullanım sınırlarındaki uyuşturucu maddeyi satma veya başkalarına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna dair kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu ancak bu suçun zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 02.12.2014 tarihli mahkumiyet kararından temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gerekçesiyle bozulmuş ve yeniden yargılamaya gerek duyulmaksızın sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2020/22035 E.  ,  2025/6462 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/80 E., 2020/168 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozmaya uyulduğu ancak tüm aşamalarda suçlamayı reddeden sanığın savunmalarının aksine, miktar itibarıyla kullanım sınırlarındaki uyuşturucu maddeyi satma veya başkalarına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna dair, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu ancak bu
suçun 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliği ile DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2025 tarihinde karar verildi.