Sorumlu müdür atanan davalının belirli tarihlerde fiilen çalışmadığı iddiasıyla işçi-işveren ilişkisinin yokluğunun ve sigortalılık süresinin tespiti talepli temyiz davası.
Özet: Davacı şirket sahibinin, davalının belirli bir dönemde şirketinde sorumlu müdür olarak atanmasına rağmen fiilen çalışmadığı ve sigortalı olarak kabul edilmemesi gerektiği iddiasıyla açtığı tespiti davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davalı ile davacı arasında o dönemde işçi-işveren ilişkisi bulunmadığına hükmetmiş; bunun üzerine davalı ile Sosyal Güvenlik Kurumu, davanın şirketin tüzel kişiliği yerine şahıs tarafından açılmasının usule aykırı olduğunu, davalının şirket müdürü olarak görev yaptığını ve fiilen çalıştığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiş ve uyuşmazlık, davalının şirketteki görevinin niteliği ile fiili çalışmasının varlığı ekseninde Yargıtayın incelemesine sunulmuştur.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/309 E., 2024/217 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : 2017/396 E., 2021/1027 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacıya ait ... Ltd. Şti.'de sorumlu müdür olarak atandığını, fakat görevini yapmadığı gerekçesi ile ... CBS'nın 2010/2051 sayılı dosyası ile hakkında şikayette bulunulduğunu, ... tarafından konunun hukuki mesele olması gerekçesi ile takipsizlik kararı verildiğini, davalının işyerini çalışamaz vaziyette terk edip gittiği için ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/108 D. iş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, kendisine defterleri teslim etmesi yönünde ihtarname gönderildiğini, kendisi hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/493 sayılı dosyası ile maddi tazminat davası açıldığını, mahkemenin müvekkili lehine karar verdiğini, davalının üzerine düşen görevi yapmadığını ve iş yerinin kısa sürede kapatılmasına sebep olduğunu, davacı müvekkilinin yurt dışında olmasından faydalandığını, davacıyı SGK müdürlüğüne şikayet ettiğini, Sosyal Güvenlik Denetmeninin müvekkilinin savunmalarını almadan eksik inceleme ile davalı ...'ın 15.10.2009-29.05.2013 tarihleri arasında çalıştığı yönünde rapor tuttuğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalının belirtilen tarihler arasında fiili olarak çalışmadığının tespitine ve Mahkemece belirlenecek süreye göre sigortalı sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı asıl cevap dilekçesinde özetle; aleyhine açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıya ait şirkette 15.10.2009 tarihinden itibaren şirket müdürü olarak çalışmaya başladığını, 29.05.2013 tarihine kadar da görevde kaldığını, şirkete ait akaryakıt istasyonunu faaliyetine devam ederken şirket sahibinin talimatı üzerine istasyonun kapatıldığını, bu tarihten sonra şirket sahibi ile aralarında bir kısım davalar olduğunu, ancak bu davaların hiçbirinde aleyhine karar verilmediğini, tazminata ilişkin dosyanın aleyhine sonuçlandığını ancak dosyanın hala temyiz aşamasında olduğunu ve kararın kesinleşmediğini, tahsil amacıyla bırakılan senedin tahsili için ... İcra Müdürlüğünün 2010/1073 Esas sayılı dosyası ile takibin devam ettiğini, borcunu ödememek için davacı borçlunun türlü zorluklar çıkardığını, davacı tarafın şirket defterlerini teslim etmesi için ihtarname gönderdiğini ancak adreste teslim alınmadığını, akabinde avukatı aracılığı ile yeniden ihtarname gönderildiğini, bunun yanı sıra kendisinin ...'da muhasebecilik yapan ...'e şirketin muhasebesini 2013 yılı da dahil olmak üzere yaptırmaya devam ettiğini, hatta kendisine muhasebecilik ücretlerini kendisinin ödediğini, şirketin her türlü işlemlerini bizzat kendisinin yerine getirdiğini, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı ile davalı arasında 15.10.2009-29.05.2013 tarihleri arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili özetle;1.Dava dilekçesinde müvekkilinin ... Ltd. Şti.'de sorumlu müdür olarak çalıştığı iddiası karşısında davanın ... Ltd. Şti. tüzel kişiliği tarafından açılması gerekirken ... tarafından açılmasının hukuka uygun olmadığını,2.Müvekkilinin davacıya ait şirkette 15.10.2009 tarihinden itibaren şirket müdürü olarak çalışmaya başladığını, bu hususun gerek şirketin karar defterinde gerekse de ilgili ticaret sicili gazetesinde sabit olduğunu, yine 06.06.20 13... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde belirtildiği üzere 29.05.2013 tarihine kadar da görevde kalmış olduğunu, bu bağlamda bu tarihler arasında çalışan olduğunun sabit olduğunu,3.Dosyada mevcut bilirkişi raporunun isabetsiz olduğunu, Mahkemece itirazlarının değerlendirilmemiş ve isabetsiz bir rapor üzerinden karar verilmiş olduğunu,4.Kararın hukuka aykırı olup kararın bozulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili özetle;1. Husumet yönünden usule aykırılık bulunduğunu, davanın şirket yetkilisi ... tarafından ikame edildiğini, oysa davalının ayrı bir tüzel kişiliği olan ... Ltd. Şti.'de çalışmış olması nedeniyle "davacı" sıfatının mezkur şirkette olduğunu,2- Dava dilekçesinde, davalı olarak gösterilen ve hizmet ilişkisinin iptali istenilen ...'ın şirket sorumlu müdürü olduğundan bahsedildiğini, taraflar arasında gizli ortaklık olup olmadığının da değerlendirme dışı bırakıldığını, 3- Dosyada mevcut bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte bir bilirkişi rapor olmadığını, itirazlarının görmezden gelindiğini,4- SGK'nın davadaki sıfatının fer'i müdahil olması gerekirken ve Mahkeme tarafından re'sen bu hususun dikkate alınması gerekirken davalı olarak husumet yöneltilmiş olduğunu, Kurum aleyhinde vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini,5- Davacının davasının sübut bulmadığını, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekir iken davanın kabulüne karar verilmiş olmasının mevzuata uygun olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalının ... Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şirketinde 15.10.2009-29.05.2013 tarihleri arasında fiili çalışması bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Dosyanın incelenmesinden, davalı ...'ın şikâyeti üzerine davacının ortağı olduğu ... Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şirketi iş yerinde Kurum tarafından yapılan denetim sonucunda davalının şirketteki çalışmalarının tespiti üzerine bu tespitin hatalı olduğu belirtilerek davalının söz konusu şirkette çalışması bulunmadığının tespiti talebiyle işbu davanın açıldığı, dava açma hakkının tüzel kişiliği olan şirkete ait olduğu açık olmasına rağmen şirket ortağı ... tarafından davanın açıldığı ve yürütüldüğü, ... tarafından verilen vekaletnamede şirketi temsil ettiğine dair bir belirtme bulunmadığı, Mahkemece davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilmeksizin işin esasına girilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.Kurum işlemi şirket hakkında olup şirket tarafından dava açılmak suretiyle Kurum işleminin iptalinin istenmesi gerekmektedir. Davalı konumunda olması gereken şirketin 31.12.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğinin bildirildiği anlaşıldığından öncelikle şirketin ihyası sağlanmalı; daha sonra şirket yetkililerinin şirket ortağı tarafından açılan davaya icazet verip vermediği belirlenmeli, davaya icazet verilmesi halinde davanın esası incelenmeli ve karara bağlanmalıdır. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı halde işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.O halde davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, Bölge Adliye Mahkemesininin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm sair hususlar incelenmeksizin bozulmalıdır.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.