Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari kredi kartı borcunun tahsili amacıyla banka tarafından tacir ve müteselsil kefile karşı açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın, tacirlere yönelik kurumsal ticari kredi kartından doğan vadesi geçmiş alacağının tahsili amacıyla bir şirket ve müteselsil kefiline karşı açtığı itirazın iptali davasını ele almaktadır; davalıların kredi kartı borçlarını ödememesi üzerine hesap kat edilmiş, başlatılan icra takibine haksız itiraz edilmesiyle duran takibin devamını sağlamak ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep eden bankanın, bilirkişi raporuyla da desteklenen alacağının varlığı ve muacceliyeti mahkemece değerlendirilmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
2-
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacı ... Bankası A.Ş. ile davalı ... Ticaret Limited Şirketi arasında Business Card Üyelik Sözleşmesi kapsamında ticari kredi kartı ilişkisi kurulduğu, davalı ... ’ın söz konusu sözleşmeye müteselsil kefil olduğu, kredi kartı borçlarının ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek 06.05.2025 tarihli kat ihtarnamesinin keşide edildiği, borcun ödenmemesi nedeniyle Konya . İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ederek takibi durdurdukları, arabuluculuk sürecinin ... büro ve ... arabuluculuk numarası ile anlaşmama ile sonuçlandığı, taraflar arasındaki sözleşmeler ve yasal mevzuat gereği borcun muaccel hale geldiği, temerrüt faiz oranlarının sözleşme hükümlerine uygun olarak belirlendiği ve TBK m.100 uyarınca yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmesinin hukuka uygun olduğu, takip tarihi olan 13.05.2025 itibarıyla davalı asıl borçlu ve müteselsil kefilden ... numaralı ticari kredi kartından kaynaklanan 57.724,38 TL muaccel alacak bulunduğu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyaya konu 57.500,00 TL ve ferileri yönünden davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, borçluların alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği belirtilmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi (... ) raporunda özetle; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... dosyasında “itirazın iptali” davasında, Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyası ve banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı banka tarafından davalılara Konya . Noterliği’nin 06.05.2025 tarih ... sayılı ihtarnamesi ile 3 gün içinde ödeme talep edildiği, ödeme yapılmayınca 13.05.2025 tarihinde toplam 57.724,38 TL için icra takibine geçilerek ödeme emrinin 16.05.2025’te tebliğ edildiği ve davalıların aynı tarihte asıl alacak, işlemiş/işleyecek faiz, faiz oranları ve tüm fer’ilerine itiraz ettiği, takibin durdurulması üzerine davanın 03.07.2025 tarihinde açıldığı; kredi belgeleri yönünden 08.11.2023 tarihli 1.000.000 TL limitli Business Kart Üyelik Sözleşmesi’nin şirket kaşesi ve imzalarla düzenlendiği ve ... ’ın kefil imzasının bulunduğu, kart limitinin 50.000 TL (nakit avans 25.000 TL) olduğu, 15.04.2025 hesap kesimine göre borcun 56.210 TL seviyesinde bulunduğu, borcun ödenmemesi üzerine alacağın 27.04.2025 itibarıyla kat edilerek ihtar edildiği, ihtarnamenin 08.05.2025’te adrese ulaştığı ancak “tanınmadığı” gerekçesiyle tebliğ edilemediği, bu nedenle borcun 11.05.2025 itibarıyla muaccel/temerrüt haline geldiği kanaatine varıldığı; faiz hesabında bilirkişi hesabıyla 56.210 TL üzerinden 15.04.2025–08.05.2025 arası için 2.155 TL akdi faiz, 08.05.2025–13.05.2025 arası için 496 TL temerrüt faizi, toplam 2.651 TL faiz ve 133 TL BSMV hesaplanarak toplam borcun 58.994 TL olduğu, “taleple bağlılık” dikkate alınarak yapılan alternatif hesapta ise 13.05.2025 itibarıyla 60.772 TL toplam borç çıktığı, ancak sonuç olarak davalıların davacı bankaya toplam borcunun 58.994 TL olduğu kanaat ve sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında uyuşmazlık konusunun Business Card Üyelik Sözleşmesi kapsamında ticari kredi kartına dayalı itirazın iptaline ilişkin olduğu görülmüştür.
Kredinin tanım olarak 5411 sayılı Bankacılık Kanununda (Ban. K) kanun koyucu tarafından bir belirlemesi yapılmamıştır. Bununla birlikte kredi sınırlarının çizilmesinde bankanın hangi işlemlerinin kredi sayılacağı hususu Ban. K madde 48 belirlenmiştir.
Buna göre, krediler, bankalarca verilen nakdî krediler ile teminat mektupları, kontrgarantiler, kefaletler, aval, ciro, kabul gibi gayri nakdî krediler ve bu niteliği haiz taahhütler, satın alınan tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları, tevdiatta bulunmak suretiyle ya da herhangi bir şekil ve surette verilen ödünçler, varlıkların vadeli satışından doğan alacaklar, vadesi geçmiş nakdî krediler, tahakkuk etmekle birlikte tahsil edilmemiş faizler, gayrinakdî kredilerin nakde tahvil olan bedelleri, ters repo işlemlerinden alacaklar, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler nedeniyle üstlenilen riskler, ortaklık payları ve Kurulca kredi olarak kabul edilen işlemler izlendikleri hesaba bakılmaksızın bu kanun uygulamasında kredi sayılacağı şeklinde düzenlenmiştir.
Kredinin birden çok çeşidi olmakla beraber uygulamada en çok kullanılan tür nakit ödeme yapılmak suretiyle verilen kredilerdir. Bu tür ise, nakdi kredi olarak tanımlanabilecektir. Bu itibarla kredi kartı hesabı suretiyle kullandırılan kredi, tüketici ya da ticari krediler nakdi krediye örnek olarak verilebilecektir.
Nakdi kredinin alt türlerinden olan sabit vadeli para ödüncü kredisinde değinilecek olursa; banka parayı bir defada kredi alana verecek, kredi alan ise almış olduğu bu para ödüncünü tek defada veya taksitler halinde kararlaştırmış oldukları vadede geri ödeyecektir.
Bu kredi sözleşmelerinde cari hesap şeklinde çalışmaz. Bu nedenle kredinin yenilenmesi, döner çalışması söz konusu değildir. Banka krediyi bir defada verir, kredi alan ödeme yapmakla belli limite kadar tekrar kredi çekme imkânı yoktur. Kredi belli bir limite kadar cari hesap şeklinde açılmamıştır. Bu sebeple kredi alanın ödemeler yaparak krediyi döner olarak kullanması mümkün değildir (... ... : Kredi ve Kredi İşlemlerinin Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi, Pamukkale Journal of Eurasian Socioeconomic Studies 6/2 (Aralık2019), 45-46).
Kredi Sözleşmesinin genel hükümler bağlamında hukuki niteliği; Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 386 ve devamında düzenlenmiştir. Kanuni tanım da dikkate alındığında, kanun koyucu tüketim ödüncüne ancak ya bir miktar para ya da tüketilebilen bir şeyin söz konusu olabileceği, ödünç verenin bu ödüncü devretmeyi yükümlendiği, ödünç alanın ise aynı nitelik ve miktardaki şeyi geri vermeyi taahhüt ettiği tam iki tarafa borç yükleyen, rızai sözleşme olarak tanımlamıştır.
Sözleşmenin rızai niteliği sebebiyle; banka ve kredi talep edenin anlaşması halinde artık sözleşmenin kurulacağı yorumu yapılabilecektir. Bu nedenle ayrıca paranın devredilmesi şart değildir. Bu hususa ilişkin ihtilaf olması halinde ancak tarafların yükümlülükleri dairesinde bakmak ve değerlendirmek gereklidir (... ,s.47).
Kanun koyucu, ticari olmayan tüketim sözleşmelerinde ancak kararlaştırılmış olması halinde faiz istenebileceğini belirlemişken, ticari işlerde ise, tarafların bu konuda herhangi bir anlaşması olmasa bile faiz talebinde bulunulabileceği şeklinde düzenleme yapmıştır.
İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı itirazla duran takibin devamını sağlama amacıyla açılan bir davadır. Alacaklı davayı kazanır; yani borçlunun itirazı hükümden düşürülürse bununla aynı zamanda borçlunun itirazı da iptal edilmiş olur.
Mahkeme bir alacak davasında olduğu gibi bu davada da tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere inceleyecek, borçlunun ödeme emri itirazının doğru olup olmadığı hususunu araştırır. Burada alacaklı alacağını ispat bakımından İcra ve İflas Kanunu madde 68'de sınırlı sayıda belirtilmiş bulunan belgelere bağlı değildir. Alacaklı bir alacak davasında olduğu gibi alacağını Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre her tür delil ile ispat edebilecektir (... ... ... :İcra ve İflâs Hukuku, Ankara 2018, s. 172-184).
İtirazın iptali davasında davacı alacaklı takip konusu alacağın varlığını ispat etmelidir. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. İtirazında borcunun varlığını kabul edip, ödeme savunmasında bulunan borçlu bu savunmasını ispat etmelidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6'ya göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her bir taraf hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür hükmü amirdir.
Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; davacı ... Bankası A.Ş. ile davalı ... Ticaret Limited Şirketi arasında Business Card Üyelik Sözleşmesi kapsamında ticari kredi kartı ilişkisi kurulduğu, davalı ... ’ın söz konusu sözleşmeye müteselsil kefil olduğu, kredi kartı borçlarının ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek 06.05.2025 tarihli kat ihtarnamesinin keşide edildiği, borcun ödenmemesi nedeniyle ilgili davayı dermeyan ettiği, dosyanın alacak durumunun tespiti amacıyla uzman bilirkişiye tevdine karar verildiği, yapılan tespitlere göre davalının davacı bankaya icra takibine esas miktar mucibince borçlu olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında davalının itirazının haksızlığına karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi hususu değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu madde 67/2 gereğince; alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talebinin yanı sıra mahkemenin, itirazın iptali yargılaması sonucunda borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar verilmesi gerekir. Borçlunun itirazının haksız olduğunun tespiti yapabilmek için borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın likit yani muayyen/belirli olması gereklidir. Buna karşılık likit olmayan alacaklarda alacağın miktarı belirli değildir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını tespit edebilmek için bütün unsurlar bilinmemekte veya bilinememektedir. Bu sebeple borçlu ne kadar borcu olduğunu kendisi tespit edememe durumu içerisindeyse yapmış olduğu itirazda haklı olacaktır (... : İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2018).
Somut olayda; davalılara yönelik davacı banka tarafından borç durumunu gösterir ihtarnamenin tebliğ edildiği, borç olgusunun sabit olduğu dikkate alındığında alacağın likit ve itiraz kapsamının kötü niyetli olduğu değerlendirilmiş davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KABULÜ İLE;
1-Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki takibe davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin AYNEN DEVAMINA,
-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 3.927,83 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 693,34 TL nin mahsubu ile eksik kalan 3.234,49 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 693,34 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan: 615,40 TL başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 6.570,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına,
9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize iletilmek üzere bulundukları yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verecekleri dilekçe veya tutanağa kaydedilmek koşuluyla beyanda bulunmak suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip Hakim