7. Ceza Dairesi kararı, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda mahkumiyet hükmünün; CIF değer çelişkisi, etkin pişmanlık ihtarı eksikliği ve cezada kazanılmış hak ilkesinin hatalı uygulanması nedeniyle bozulması.
Özet: 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararı, suçun sanık tarafından işlendiği yönündeki yerel mahkeme tespitinde hata bulunmamasına karşın, dosyada yer alan KEMT varakası ile bilirkişi raporundaki CIF değerleri arasındaki çelişkinin giderilerek belirlenecek gümrüklenmiş değer üzerinden sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma ihtimaline dair ihtarda bulunulmaması ve cezada kazanılmış hak uygulanırken hapis ve adli para cezasının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğinin göz ardı edilmesi gerekçeleriyle bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2025/4303 E.  ,  2025/14896 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/435 E., 2025/150 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dosyada bulunan KEMT varakası ve bilirkişi raporunda belirlenen CIF değerler arasında çelişki bulunduğu gözetilerek CIF değerlerine yönelik çelişki giderilerek, tespit edilecek CIF değeri üzerinden ... İdaresince hesaplanacak gümrüklenmiş değer tutarı esas alınmak suretiyle; 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'un (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiğinden, Mahkemece sanığa etkin pişmanlık ihtarında bulunularak hüküm tesisi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Cezada kazanılmış hak uygulamasında hapis ve adlî para cezasının bir bütün olarak dikkate alınması gerektiği, cezada kazanılmış hakka esas ceza belirlenirken hapis cezası için ayrı, adlî para cezası için ayrı değerlendirme yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.