İş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirden kaynaklanan rücuan tazminat talebinin, yerel mahkemenin bozmaya uygun kabul kararına yönelik temyiz itirazlarının reddedilerek onanması.
Özet: Sosyal Güvenlik Kurumunun, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen ilk peşin sermaye değerli gelirin rücuan tahsili talebiyle açtığı davada, yerel mahkemenin önceki bozma kararına uyarak davanın kabulüne dair verdiği kararın, sigortalıya atfedilen kusur oranı, davalılara yüklenen sorumluluk, husumet ve zamanaşımı itirazları dikkate alınarak temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay tarafından kararın bozmaya uygun olduğu, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı ve kazanılmış haklara riayet edildiği gerekçesiyle tüm temyiz itirazlarının reddedilerek onanmasına hükmedilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/10243 E.  ,  2025/16095 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI : 2020/33 E., 2023/386 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; 24.07.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirden oluşan Kurum zararının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Mirasçıları ve davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçelerinde davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.06.2015 tarihli 2010/135 Esas, 2015/298 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 25.06.2015 tarihli kararının süresi içinde davalı ... İnş. San. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 09.12.20 19... /1075 Esas, 2019/9620 Karar sayılı kararı ile Mahkemece, ...'in, davalı ... İnş. San. Ltd. Şti. ile ilgisi belirlenip, olaya ilişkin kusuru olup olmadığı irdelenip ve olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden yeniden uygun bir kusur raporu alınması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Bozma sonrası Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum sigortalısına atfedilen %25 oranının hukuka aykırı olduğunu, iş kazasının meydana gelmesinde davalıların sorumluluğunun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ...Ş. Vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil firmaya yüklenilen kusur gerekçelerinin soyut ifadelerden ibaret olduğunu, kusur atfedilmesinin yasal olmadığını, dosya kapsamında alınan kök ve ek raporlar arasında çelişki olduğunu ileri sürmüştür.
3.Davalı ... Mirasçıları temyiz dilekçesinde; taraflarına husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, eksik inceleme sonucu karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Kurum ve davalı şirket ve bir kısım davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerinden alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.