Sigorta kapsamında iptal edilen çalışma sürelerinin iadesi talepli davada, usul yönünden bozma sonrası verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtayca onanması.
Özet: Davacının, kurum tarafından iptal edilen çalışma ve hizmet sürelerinin gerçek fiili çalışmaya dayandığı iddiasıyla, bu iptal işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek açtığı davada, davalı kurum ise sigortalı bildirimlerinin fiili çalışma olmaksızın yapıldığını ve kurumun dolandırıldığını savunmuştur; ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair verdiği kararın, usul eksikliği nedeniyle daha önce bozulmasının ardından, bu kez esasa ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde, ilk derece mahkemesinin önceki bozma kararına uygun davrandığı ve davacı vekilinin ileri sürdüğü yeni temyiz itirazlarının kararı bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığı tespit edilerek, yerel mahkeme kararının hukuka uygun bulunarak onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/301 E., 2025/60 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 20 02... yıllarına ait bir kısım çalışma ve hizmet sürelerinin davalı Kurumca iptal edilmesine yönelik Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların ... Sanayi Sitesi İnşaatı işyerine ait yasal kayıt belgelerinin Kurum müfettişi incelenmesi sonucu davacıların fiilen çalışmadıkları halde sigortalı olarak Kuruma bildirildikleri bu şekilde kurumu dolandırarak zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 03.09.2021 tarihli 2020/230 Esas, 2021/390 Karar sayılı kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 03.09.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli 2022/900 Esas, 2022/916 Karar sayılı kararıyla istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Dairenin 19.10.2022 tarihli 2022/9946 Esas, 2022/12669 Karar sayılı ilamında; davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesinden önce davacının duruşma gününü uyap üzerinden öğrenmesine dair karar verilmesi hususunun, usulüne uygun bir tebliğ mahiyetinde olmadığı için verilen kararın yerinde olmadığı gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur.Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, Kurumca iptal edilen çalışma sürelerinin gerçek ve fiili çalışmaya dayandığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı yanın çalışmalarının iptaline yönelik kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.