Maddi hasarlı trafik kazasında sürücünün olay yerini terk etmesinin, sigorta şirketinin ödediği tazminatı sigortalıdan rücuen tahsil hakkı doğurup doğurmadığına ilişkin itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, sigorta şirketinin, sigortalısı olan davalı şirkete ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olarak karıştığı ve olay yerini terk ettiği maddi hasarlı trafik kazasında üçüncü kişiye ödediği tazminat bedelini rücuen tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılması talebini içermekte olup, davalı ise rücu şartlarının oluşmadığını, salt olay yerini terk etmenin maddi hasarlı kazalarda rücu sebebi olmadığını, %100 kusurun ağır kusur teşkil etmediğini ve emsal yargı kararlarının da bu doğrultuda olduğunu iddia ederek talebe karşı çıkmaktadır.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2024/336 EsasKARAR NO : 2026/118DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/05/2024KARAR TARİHİ : 11/02/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketi üçüncü kişi sıfatıyla; müvekkili nezdinde ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan davalı/borçlu ... A.Ş.’nin maliki ve işleteni olduğu, sürücüsünün olay yerini terk ettiği ... plakalı aracın 18.04.2023 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi mevkiinde seyir hâlindeyken ... plakalı araçla karıştığı maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu, düzenlenen tutanaklar, bilirkişi ve aktüerya raporları ile dosyaya sunulan sair belgeler uyarınca sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun sabit bulunduğunu ileri sürmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46, 52, 56 ve 81. maddeleri uyarınca sürücülerin hızlarını yol ve trafik şartlarına göre ayarlamak, şerit kurallarına uymak ve kazadan sonra olay yerini terk etmemekle yükümlü oldukları; somut olayda sürücünün hem trafik kurallarını ihlal ettiği hem de kaza yerini terk ettiği, bu nedenle asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı, aynı Kanun’un 85. maddesi ile 3. maddesindeki işleten tanımı gereğince, aracın maliki ve işleteni olan davalı şirketin, sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu ve meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu ifade etmiştir. Kaza sonrasında karşı araçta oluşan değer kaybı nedeniyle .... numaralı hasar dosyası kapsamında 59.182,00 TL tazminatın 02.06.2023 tarihinde ödendiği, bu ödeme ile Karayolları Trafik Kanunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4 maddesi ve TTK m.1481 uyarınca sigortalıya rücu hakkının doğduğu ileri sürülmüştür. Sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sigortacının rücu hakkının bulunduğu, bu hususun ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin...E., ...K. sayılı ve 21.01.2020 tarihli kararı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararlarıyla da desteklendiği; zorunlu hâl iddiası bulunsa dahi sürücünün derhal kolluğa başvurmamasının iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir. Davacı şirket, ödenen 59.182,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili amacıyla ... İcra Dairesi’nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalının borca, faize ve fer’ilerine itiraz ettiğini; itirazın haksız olduğunu ileri sürmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğu, ... Arabuluculuk Bürosu’nun...sayılı dosyasında 26.04.2024 tarihinde yapılan toplantıda anlaşma sağlanamadığı belirtilerek eldeki davanın açıldığı ifade edilmiştir. Bu kapsamda davacı, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, arabuluculuk vekâlet ücretinin ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili üçüncü kişi sıfatıyla özetle; davacı sigorta şirketinin, müvekkile ait ... plakalı aracın 18.04.2023 tarihinde karıştığı kazadan sonra sürücünün olay yerini terk ettiği ve %100 kusurlu olduğu iddiasına dayanarak, Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları’nın B.4/b ve f maddeleri uyarınca sigortalıya rücu hakkının doğduğunu ileri sürdüğünü, bu kapsamda... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve itirazlarının iptalini talep ettiğini belirtmiştir. Ancak davalı taraf, somut olayda rücu şartlarının oluşmadığını, kazanın yalnızca maddi hasarla sonuçlandığını, Karayolları Trafik Kanunu’nun 81. maddesinin salt olay yerini terk fiilini rücu sebebi olarak düzenlemediğini, Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları’nın B.4/b bendinde aranan “ağır kusur” unsurunun ispat edilemediğini, %100 kusurun tek başına ağır kusur anlamına gelmeyeceğini ve bu hususun Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 23.03.2016 tarihli kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 11.05.2000 tarihli kararında da vurgulandığını ifade etmiştir. Ayrıca B.4/f bendinin yalnızca bedeni hasara neden olan kazalar bakımından uygulanabileceğini, eldeki olayda ise bedeni zarar bulunmadığını, yerleşik içtihatlarda salt olay yerini terk etmenin rücu sebebi sayılmadığını ve bu doğrultuda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 22.02.2018 ve 30.10.2018 tarihli kararlarında da rücu koşullarının oluşmadığının kabul edildiğini belirtmiştir. Nitekim benzer bir uyuşmazlıkta ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17.10.2022 tarihli kararıyla davanın reddine hükmedildiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili ayrıca, kazaya ilişkin tutanağın çelişkili ve denetime elverişsiz olduğunu, yalnızca karşı taraf sürücüsünün beyanına dayandığını, hasarın yeri ve oluş şekline dair çelişkiler bulunduğunu, davacı sigorta şirketinin bu hususları araştırmadan ve itiraz ileri sürmeden ödeme yaparak kendi kusurlu davranışıyla zarara sebebiyet verdiğini, bu nedenle müvekkil ile davacının iddia ettiği zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını savunmuştur. Ödenen değer kaybı tazminatının da fahiş olduğunu, kusur ve zarar miktarının bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak davalı taraf; rücu koşulları oluşmadığından davanın reddine, davacının basiretli tacir olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibi ve dava açtığını ileri sürerek alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;Davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan davalı şirkete ait aracın karıştığı kaza neticesinde karşı araca ödediği tazminatın, trafik sigorta poliçesi genel şartlar B-4/f gereği sürücünün olay yerini terk etmesi sebebiyle davalıdan rücuen tahsiline karar verilip verilmeyeceğinden ibaret olduğu görüldü. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 10/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... plakalı araç sürücüsünün, her ne şartlarda olursa olsun, ilgili kanun maddeleri gereğince gerçekleşen kaza sebebiyle kazayı görevli ve yetkili memurlara bildirmesi veya 2918 sayılı KTK’nun 81. maddesinin son bendi gereğince maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kaza mahallinde gerekli tutanakları tanzim etmesi gerekirken, bunları yerine getirmediğinden; davacının ZMMS sigortalısı davalı ...’in maliki olduğu ... plakalı aracın olay yerini terk eden firari sürücüsünün 18.04.2023 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu, kusur oranının %100 (yüzde yüz) olduğu; Dava konusu ... plakalı aracın dava dışı ...’ün 18.04.2023 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda atfı kabil kusurunun bulunmadığı ve KUSURSUZ olduğu; Dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihi 18.04.2023 itibariyle değer kaybının, aracın hasarının sağ arka çamurlukta 2.500,00 TL tutarlı hasar onarımı ile giderilebildiği ve hasarının basit onarım hasarı olduğu anlaşıldığından, takdiren 11.150,00 TL olacağı; Davacı sigorta şirketi tarafından, Anayasa Mahkemesi’nin 2918 sayılı Kanun’un 90/1 fıkrasına ilişkin 07.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilmiş olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliği’nin Ek-1’inde yer alan değer kaybı hesaplaması doğrultusunda düzenlenen 31.05.2023 rapor tarihli 4100905388 dosya nolu Değer Kaybı Ekspertiz Raporunda yer verilen hesaplamaya göre, dava dışı Beyza Köklü Anıl adına 02.06.2023 işlem tarihli 59.182,00 TL ödemenin “.... DS. ÖDEME” açıklaması ile yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, davacı sigorta şirketi tarafından dava konusu aracın değer kaybı için tarafımca hesaplanan tutardan daha fazla ödeme yapılmış olduğu, işbu durumun hukuki takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 24/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"... A.Ş.’nin maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsünün, her ne şartlarda olursa olsun, ilgili kanun maddeleri gereğince gerçekleşen kaza sebebiyle kazayı görevli ve yetkili memurlara bildirerek veya 2918 sayılı KTK’nun 81. maddesinin son bendi gereğince maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kaza mahallinde gerekli tutanakları tanzim ettikten sonra olay yerinden ayrılması gerekirken, bunları yerine getirmediğinden tarafımca “firari” olduğu; Davacının ZMMS sigortalısı davalı ... A.Ş.’nin maliki olduğu ... plakalı aracın olay yerini terk eden firari sürücüsünün 18.04.2023 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu, kusur oranının %100 (yüzde yüz) olduğu; Dava konusu ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...’ın 18.04.2023 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda atfı kabil kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu; Dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihi 18.04.2023 itibariyle değer kaybının, aracın hasarının sağ arka çamurlukta 2.500,00 TL tutarlı hasar onarımı ile giderilebildiği ve hasarının basit onarım hasarı olduğu anlaşıldığından, kadri marufunda 11.150,00 TL olacağı; Davacı sigorta şirketi tarafından, Anayasa Mahkemesinin 2918 sayılı Kanun’un 90/1 fıkrasına ilişkin 07.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilmiş olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliği’nin Ek-1’inde yer alan değer kaybı hesaplaması doğrultusunda düzenlenen 31.05.2023 rapor tarihli ... dosya nolu Değer Kaybı Ekspertiz Raporunda yer verilen hesaplamaya göre, dava dışı Beyza Köklü Anıl adına 02.06.2023 işlem tarihli 59.182,00 TL ödemenin “.... DS. ÖDEME” açıklaması yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmakta olup, davacı sigorta şirketi tarafından dava konusu aracın değer kaybı için tarafımca hesaplanan tutardan daha fazla ödeme yapılmış olduğu, işbu durumun hukuki takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davalının işleteni olduğu ... plakalı aracın davacı sigorta şirketi nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığı, bu aracın 18/04/2023 tarihinde karıştığı kazada araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiasıyla hasar gören karşı araca ödenen hasar bedelinin davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Davalı cevap dilekçesinde, yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda kazaya dahil olan kişilerin kaza yerinden ayrılabileceklerini, söz konusu kazada da yalnız maddi hasar meydana geldiğini, salt kaza yerini terk fiilinin rücu sebebi olamayacağını, kusurun ve zararın ispat yükünün davacıda olduğunu beyan etmiştir.Davacı Sigorta şirketi tarafından davalı ... A.Ş’nin maliki olduğu ... plakalı aracın ... Poliçe numarası ile 08/03/2023-08/03/2024 tarihlerini kapsar şekilde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalamış olduğu, araç başına maddi teminatın 120.000,00TL olduğu dosya arasında bulunan poliçeden anlaşılmıştır.Çeşme Trafik Denetleme Büro Amirliği tarafından tanzim edilmiş 18.04.2023 tarih ve 16:05 saatli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında; “Sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... mahallesi 5152 sokak üzeri mecburi yönde seyrederken ... sokak ... sokak kavşağına geldiği esnada karşı yönden ters istikametten gelmekte olan ... plakalı araca yol vermek için yol kenarına yanaşıp beklediği esnada aracının sol arka çamurluk kısmına karşı yönden gelen ve sürücüsü kaza yerinden ayrıldığı için tespit edilemeyen ... plakalı aracın sağ yan kısmı ile çarparak kaza mahallinden ayrılması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğinin sürücü beyanı ve kaza yeri incelemesi sonucu anlaşıldığı" tutanak altına alınmıştır.Davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı ... adına 02.06.2023 işlem tarihli 59.182,00TL ödemenin “.... DS.ODEME” açıklaması ile yapıldığına dair banka ödeme belgesi görülmüştür.Mahkememizce dosya kusur ve hasarın tespiti için bilirkişiye tevdi edilmiş, 10/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... A.Ş’nin maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsünün, her ne şartlarda olursa olsun, ilgili kanun maddeleri gereğince gerçekleşen kaza sebebiyle kazayı görevli ve yetkili memurlara bildirerek, veya 2918 sayılı KTK’nun Madde 81 son bendi gereğince maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kaza mahallinde gerekli tutanakları tanzim ettikten sonra olay yerinden ayrılması gerekirken, bunları yerine getirmediğinden tarafımca “Firari Sürücü” olduğu; davacının ZMMS Sigortalısı davalı ... A.Ş’nin Maliki Olduğu ... Plakalı aracın olay yerini terk eden firari sürücüsünün; 18.04.2023 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, asli ve tam kusurlu olduğu, kusur oranınının %100 (Yüzdeyüz) olduğu; dava konusu ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...’ün; 18.04.2023 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, atfı kabil kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu; dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihi 18.04.2023 itibariyle değer kaybının, aracın hasarının sağ arka çamurlukta 2.500,00TL tutarlı hasar onarım ile giderilebildiği ve hasarının basit onarım hasarı olduğu anlaşıldığından, kadri marufunda 11.150,00TL olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.Davacı vekilinin rapora karşı itirazı üzerine mahkememizce davacı vekilinin değer kaybının hesaplanmasına yönelik itirazının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş ve 24/11/2025 tarihli ek raporda; "Kök raporda, dava konusu aracın değer kaybı belirlenirken, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliği’nin Ek-1’inde yer alan Değer Kaybı Hesaplamasının, Anayasa Mahkemesinin 2918 sayılı Kanunun 90/1 fıkrasına ilişkin 07.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilmiş olduğu dikkate alınarak, 18.04.2023 tarihinde gerçekleşen dava konusu kazanın Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra gerçekleşmiş olması nedeniyle, Yargıtay içtihatları doğrultusunda Serbest Piyasa Rayiç Değeri ile değer kaybı değerlendirmesi yapılmıştır. Tarafımca yapılan değerlendirmede, dava konusu aracın kök rapor tarihi itibariyle Serbest Piyasa Rayiç değeri, kaza evvelindeki hasarsız durumu ve kaza sonrasında hasar onarımı yapılmış hali için ayrı ayrı, veri analizlerinde “Türkiye’nin önde gelen ikinci el ilan ve ihale siteleri, ikinci el araç satışları, Türkiye Sigortalar Birliği’nin yayınladığı kasko verileri, sıfır kilometre araç bilgileri, otomobil portalleri günlük olarak takip edilip uzman görüşleriyle değerlendirilip yapay zekâ uygulamalarından faydalanılarak kullanıcıya doğru ve gerçek verilere dayalı servis” sağlamakta olan www.otoendeks.com sitesi üzerinden yapılmış olup, geçmiş yıllara ait arşiv kaydı bulunmadığından, Türkiye Sigortalar Birliği tarafından yayınlanmış olan Kasko Rayiç değerine nisbi oranlama ile, dava konusu kaza tarihindeki evvel hasarsız halinin ve kaza sonrasındaki onarım yapılmış haldeki rayiç değerleri ayrı ayrı belirlenip, aradaki farkın bulunması ile değer kaybı hesaplaması yapılmıştır. Kök raporda, dosya kapsamında yer alan 31.05.2023 Rapor tarihli ... Dosya Nolu Değer Kaybı Ekspertiz Raporunda (Davacı Sigorta Şirketi tarafından düzenlettirilmiş Ekspertiz Raporu), dava konusu aracın değer kaybı hesaplamasının Anayasa Mahkemesinin 2918 sayılı Kanunun 90/1 fıkrasına ilişkin 07.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilmiş olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliği’nin Ek-1’inde yer alan Değer Kaybı Hesaplaması doğrultusunda yapılmış olduğu anlaşıldığından, tarafımca işbu değerlendirmeye iştirak edilmediği belirtilmiştir. Tarafımca tamzin edilen kök rapordaki değer kaybı hesaplaması Yargıtay içtihatlarına uygun REEL piyasa şartlarındaki değer kaybı iken, davacı tarafından dikkate alınması gerektiği ısrarla beyan edilen Değer Kaybı Raporu, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen hesaplamaya göre yapılmış olan değer kaybı hesaplamasıdır. Ayrıca, tarafımca tanzim edilen kök raporda, sadece tek bir internet sitesindeki (... gibi, davacı tarafından tek bir siteden emsal satış ilanı dikkate alınmıştır), veriler dikkate alınmamış olup, tüm satış platformlarındaki ilanları dikkate alan veriler tarafımca kullanılmıştır. Tarafımca kullanılmış olan veriler, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından düzenlettirilen Bilirkişi Raporlarında ve bağımsız Eksperler tarafından da kullanılmaktadır. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, geçmiş yıllara ait, özellikle otomobil sektöründe ikinci el araçların rayiç değeri ile ilgili herhangi bir veri analizi bulunmamaktadır. Bayi ve Galeriler ile yapılan görüşmeler ve alınan rakamlar da, afaki olup, herhangi bir somut veriye dayanmayarak görüşülen kişinin şahsi görüşlerini içermektedir. Bu nedenle, şahıs görüşüne açık olan ve herhangi bir somut veriye dayanmayan hususlar tarafımca dikkate alınmamaktadır. Türkiye Sigortalar Birliği tarafından yayınlanmış olan Kasko Rayiç değerleri ise, arşiv niteliğini taşıyan ve araçların geçmiş yıllardaki bayi, galeri, internet satış portallarındaki verilerin ortalamasına göre değerlendirilen verilerdir. Bu nedenle de, tarafımca rapor tarihindeki Serbest Piyasa rayiç değerleri, kasko rayiç değerlerine nisbi oranlama yapılarak, kaza tarihindeki, kaza evvelindeki ve kaza sonrası onarımı yapılmış haldeki değerler ayrı ayrı belirlenerek, aradaki fark olarak değer kaybı hesaplaması yapılmıştır. Dava konusu ... plakalı aracın, 18.04.2023 tarihli hasarındaki onarım tutarının 2.500,00TL olduğu, kısmi onarım yapılan kaporta aksamındaki bir hasar için de, davacı tarafından hesaplattırılmış rakam kadar yüksek bir değer kaybının da çıkması, serbest piyasa şartlarında mümkün değildir. Tarafımca tanzim edilen 10.03.2025 tarihli kök raporda belirtilen, “dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihi 18.04.2023 itibariyle değer kaybının, aracın hasarının sağ arka çamurlukta 2.500,00TL tutarlı hasar onarım ile giderilebildiği ve hasarının basit onarım hasarı olduğu anlaşıldığından, kadri marufunda 11.150,00TL olacağı” kanaati, Yargıtay içtihatlarına göre hesaplanarak belirlenmiş olduğundan ve yapılan hesaplamada herhangi bir maddi hata bulunmadığından, değer kaybı yönünden kök raporda belirtilen kanaatlerimde herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.Somut olayda, her ne kadar davalı vekili tarafından yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda kazaya dahil olan kişilerin kaza yerinden ayrılabilecekleri, söz konusu kazada da yalnız maddi hasar meydana geldiği, salt kaza yerini terk fiilinin rücu sebebi olamayacağı beyan edilmiş ise de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin ... esas,...karar sayılı kararında da "Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.4.f maddesine dayanılarak rücuen tazminat talep edildiği, kaza tespit tutanağında davacıya sigortalı aracın sürücüsünün kazadan sonra olay yerinden firar ettiğinin yazılı olduğu, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün zorunlu haller nedeniyle olay yerini terk ettiğini ispat edemediği, olay yerini terk etmesi sonucu alkol raporu ve kazanın oluşuna etki edecek hususlara ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığının anlaşılmasına göre oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı, bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu gözetilerek ve ilgili maddenin "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" ifadesi ile başlamasının bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamı taşımadığı, olay yerini terk etmenin istisnasını oluşturduğu gözetilerek davanın esasına girilerek rücu edilecek tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişi raporu alınması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır" şeklinde belirtildiği üzere, mahkememizde görülmekte olan dava konusu olayda davalıya ait aracın sürücüsünün kazadan sonra tedavi, yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerden herhangi birinin bulunduğu iddia ve ispat etmediği, buna göre olay yerini terk etmesinini haklı ve zorunlu bir sebebe dayanmadığı, yine ZMMZ Genel Şartları B.4/f bendinde "bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" ibaresinin bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamını taşımadığı, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kaza sonrası karşı araçta oluşan değer kaybını ödeyen davacı sigorta şirketinin, kaza yerini terk sebebiyle davalı sigortalısına bu tutarı rücu edebileceği mahkememizce kabul edilmiş olup, bilirkişi raporunda tespit edilen 11.150,00 TL değer kaybı tutarı, dayanaklı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş olup mahkememizce de hükme esas alınarak bu bedele ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi mahkememizce resen 2.093,23 TL hesaplanmış olup toplam 13.243,23 TL üzerinden takibin devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;Davanın KISMEN KABULÜ İLE;1-Davalının ... İcra Dairesinin...esas sayılı takip sayılı dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 11.150,00 TL asıl alacak, 2.093,23 işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.243,23 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 904,64 TL nispi karar harcının, peşin alınan 806,76 TL harcın mahsubu ile geri kalan 97,88 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 13.243,23 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 1.295,16 TL (806,76 TL BHV, 60,80TL VSH, 806,76 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 7.156,50 TL (156,50 TL tebliğler ve posta, 7.000,00TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.418,83 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 2.940,17TL'sının davacıdan, 659,83 TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren kabul edilen kısım yönünden 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak, reddedilen kısım yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/02/2026Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır